in

Araştırma: Z Kuşağı, hayvansal ürünleri sipariş vermekten utanç duyuyor

Z Kuşağının yarısının hayvansal süt ürünleri vermekten utanç duyduğunu ortaya koyan bir araştırma yayınlandı.

Yeni bir araştırma, Z kuşağının neredeyse yarısının, hayvansal süt ürünleri siparişi vermekten utanç duyduğunu ortaya koyuyor.

Süt ürünleri firması Arla tarafından yapılan araştırma, sosyal medyanın yükselişini ve bu yükselişin, insanların diyet düzenleri üzerindeki etkisini inceledi. Elde edilen bulgulara göre, İngiltere vatandaşlarının üçte birinden fazlası, sosyal medyada buldukları bilgilere dayanarak diyet seçimleri yapıyor.

Bunun yanında, ankete katılanların yüzde 42’sinin, sürdürülebilir beslenme konusunda kafası karışmış hissettiği; yine toplam katılımcıların yüzde 75’inin, gezegenin geleceği için endişe duyduğu görüldü. Katılımcıların dörtte birinden fazlası, hayvansal ürünler tüketmeyi bırakmanın, çevre için en iyi şey olduğunu düşünüyor.

Araştırma, Z kuşağının çoğunluğunun hayvansal süt içmeyi “tercih etmesine” rağmen, yarısından fazlasının önümüzdeki yıl bu tercihlerini geride bırakma niyetinde olduğu sonucuna vardı.

Sosyal medya, hayvanların çektiği acıları gözler önüne sererek, hayvansal ürünlerin azaltılması için, bir şans olabilir.

Arla’nın yaptığı araştırmanın amacı, insanları sosyal medya temeline dayanan diyet düzeni konusunda kendi ifadelerine göre “sert kararlar” vermekten caydırmaktı. Ayrıca firma, gıda kararları üzerindeki etkisi için popüler kültürü suçladı.

Sosyal medya, yanlış bilgilere bir platform sağlama konusunda inkâr edilemez bir şekilde kötü bir üne sahip olsa da, iklim krizinin olumsuz etkilerini azaltmak için hayvansal ürünlerden uzaklaşmanın şart olduğunu öne süren güvenilir araştırmalar mevcut.

Hayvansal Süt Ürünlerinin Çevreye Etkisi

2018 yılında, şimdiye kadar yapılmış en büyük gıda analizi, bir bireyin çevresel etkisini azaltmanın en büyük ve tek yolunun et ve süt ürünlerini terk etmek olduğunu ortaya koydu.

Oxford Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, dünya çapındaki 40.000 çiftlikten gelen verilerin üzerinde durarak, sera gazlarından arazi kullanımına ve su israfına kadar, bu parametrelerin gezegenimiz üzerindeki etkilerini değerlendirdiler.

Araştırmanın yapıldığı zamanlar, araştırmacı Joseph Poore şunları söylemişti: “Bir vegan diyet düzeyinin çevre üzerinde bıraktığı etki, uçak seferlerinizi azaltmaktan veya elektrikli bir araba satın almaktan çok daha büyük.”

2018 tarihli meta-analiz, hayvansal sütün, herhangi bir bitki bazlı alternatifinin sahip olduğu emisyonun yaklaşık üç katından sorumlu olduğunu gözler önüne serdi.

Arla, hayvansal tarımın önemli sorunları olduğunu kabul ediyor. Süt ürünleri devi, kendi ürettikleri sütün küresel ortalamanın yarısı kadar emisyona sahip olduğunu ve bunları daha da azaltmayı planladıklarını ifade etti.

Arla’nın Tarım Grubu Kıdemli Müdürü Graham Wilkinson, şu şekilde konuştu: “Konu mandıra çiftçiliği ve iklim krizi olduğunda, 2050 yılına kadar sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedefimizi gerçekleştirebilmek için daha aşmamız gereken çok fazla engel olduğunun farkındayız.”

Wilkinson, Arla firmasıyla ortak çalışan çiftçilerin harekete geçtiklerini ve gerçek değişimi yönlendirmek için çaba sarf ettiklerini da sözlerine ekledi.

Poore’nin araştırmasına göre; emisyonlar, arazi kullanımı ve su kullanımı açısından gezegen için en iyi sütler, yulaf ve soya sütü.

Hayvansal tarım, dünyanın en büyük arazi kullanımı sebebi. Dahası, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 14,5’inden de hayvansal tarım sorumlu. Yine araştırmaya göre, bir yıl boyunca günde bir bardak hayvansal süt içmek, 703 kere sekiz dakikalık duş almaya eşdeğer su israfına sebep oluyor.

CİMER ihbarı ortaya çıkardı: Kafeste 2 sincap

Jüri en güzel buzağıyı belirlerken zorlandı