in

Yunuslara Özgürlük Platformu ve Vegan Derneği: Hayvanlar İçin Fazlasını İstiyoruz

Yunuslara Özgürlük Platformu ve Vegan Derneği’nden Öykü Yağcı ile hayvan hakları yasa tasarısından beklentilerini ve taleplerini konuştuk.

Hayvan hakkı yasa tasarısının ortaya çıkan maddeleri hayvan hakkı savunucuları tarafından büyük tepki gördü. Evde hayvan besleme sayısının kısıtlanması hayvan satışının yasaklanmaması gibi maddeler yasa tasarısı ile ilgili beklentisi olan hayvan hakkı savunucularını hayal kırıklığına uğratmıştı. “Peki hayvan hakları savunularının yasa tasarısından beklentileri neler? Hayvanları gerçekten koruyacak yasada hangi maddeler bulunmalı?” Bu soruları Yunuslar Özgürlük Platformu’ndan Öykü Yağcı‘ya sorduk.

Oyku yagci 1

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

Öykü Yağcı

Yeni yasa tasarından beklentileriniz nelerdir?

Yunuslara Özgürlük Platformu ve Vegan Derneği Türkiye olarak, Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi’nin Taleplerimiz başlığı altında https://yasamicinyasa.org/taleplerimiz dile getirdiği tüm maddelere katılıyor ve azını değil, hayvanlar için fazlasını istiyoruz. “Yasaklı/tehlikeli ırk” tanımının kaldırılmasından petshop, üretim çiftlikleri ve internette hayvan satışlarının son bulmasına, hayvana şiddete yönelik hapis cezası alt sınırının en az 3 yıl olarak belirlenmesinden belediyelerin ceza kapsamına alınmasına, canlı hayvan ticaretinin ve kürk çiftliklerinin/ithalatının yasaklanmasından geleneksel olduğu iddia edilen tüm boğa ve deve güreşlerinin yasaklanmasına kadar toplumsal dönüşümü tetikleyecek, hayvanlara ve haklarına bakış açısını 21. yüzyılda değiştirecek adil, ilerici, iyiye doğru teşvik eden ve dünyaya örnek olacak bir yasa istiyoruz.

2004’te kabul edilen 5199 sayılı kanun hayvanları korumaktan uzak olduğu gibi koruyan ender maddelerin dahi uygulanmadığı, denetim ve cezasızlık sistemi nedeniyle hak ihlallerinin hız kesmeden devam ettiği bir düzeni artık sona erdirecek, uygulanabilir ve bütüncül bir yasa olmalı.

Hayvanlar üzerinden kâr ve rant elde eden sermaye gruplarından, otel sahiplerinden, iş adamlarından değil; hayvanların temel haklarını gözeten, sadece ve sadece hayvanlardan taraf bir yasa bekliyoruz.

Tüm bunlara ek olarak da,

Yunus parklarına dair 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacağı söylenen değişikliklerde;

  1. Deniz memelileri gösteri/terapi merkezlerinin ve deniz memelisi ithalatının yasaklanmasını,
  2. Mevcut tesislerin ticari faaliyetlerinin acilen sonlandırılarak kapatılmasını,
  3. Bu süreçte ve devamında tesislerde tutsak edilen tüm hayvanların ömür boyu korunması, rehabilitee edilebilecek durumda olanların ise deniz memelisi uzmanları eşliğinde rehabilitee edilerek özgürlüklerine yeniden kavuşmasını istiyoruz.

Hayvanat bahçeleri içinse;

  1. Yeni hayvanat bahçelerinin açılması yasaklanmalı,
  2. Mevcut 42 hayvanat bahçesi de yeni hayvan eklenmesine yasak getirilerek, Çekmeköy’deki gibi göstermelik yaban hayat merkezine değil, yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezine dönüştürülmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, bu dönüşüm için gerekli malî desteği sağlamakla yükümlü olmalıdır.
  3. Uzman yaban hayatı veteriner hekim alımları ve iyileştirilen hastane ve bakım tesisleri ile birlikte yaban hayat rehabilitasyon merkezine dönüştürülen tesislerdeki hayvanların gösteri, film çekimi, eğlence vb. ticarî ve keyfî amaçlar ile kullanılmaları kesinlikle yasaklanmalıdır.
  4. Bu tesislerdeki hayvanlar insan menfaatleri amacıyla kullanılmadan ömrünü tamamladıktan sonra Türkiye’de hayvanat bahçelerinin sonu gelmelidir.

 Hayvanlı sirklere yönelik de;

  1. Türkiye’de hayvanlı kara sirklerinin hiçbir çeşidinin kurulmasına ve ülkeye girişine izin verilmemelidir.
  2. Hayvan gösterilerine ilişkin süreçler iyi tanımlanmalı, sirk kurma başvurusu bulunmasa dahi bu çerçevedeki gösteriler aynı kapsamda değerlendirilerek yasak kapsamında tutulmalıdır.

Size göre hayvan hakları yasası olmalı mı?

Görünen o ki AKP tarafından hazırlanmış olan yasa teklifi hayvanlardan değil, hayvan tacirlerinden ve sermayeden taraf. Aynı zamanda TBMM Hayvan Hakları Komisyonu’ndan beş siyasi partinin uzlaşısıyla Meclis Başkanlığı’na Ekim 2019’da teslim edilen ve arada hayvanlar lehine maddelerin olduğu rapordan oldukça farklı düzenlemeler içeriyor.

Örneğin; Komisyon raporunda yunus parkları yasaklanırken mevcut 10 tesisin de en geç iki yıl içinde kapatılması öngörülürken, ne olduysa, nasıl bir çıkar birliği gündeme geldiyse, AKP tesisleri kapatmayı geçin, bir de yunus parkı sahiplerinin Meclis’te yaptıkları görüşmelerdeki taleplerinden biri olan “kendilerine özel yasal düzenleme” çıkararak bu işkence merkezlerini daha da yasallaştırmayı planlıyor. AKP iktidarında yaklaşık 20 yıl önce açılan, tüm ihlallere ve suç duyurularımıza rağmen yine AKP iktidarında büyüyüp gelişen bu hayvan hapishaneleri, şimdi yine AKP iktidarınca meşrulaştırılıyor –ki bir 20 yıl daha hayvanları ve sözde yunusla terapi (özel çocuklarla yüzme) adı altında insanları da sömürmeye devam etsinler diye. Aksi yöndeki tüm uzman görüşlerine (4 haftada 4 mektup TBMM’ye gönderildi) ve milyonların tepkisine rağmen AKP’nin bu adımı kabul edilemez!

Yine Komisyon raporunda hayvanat bahçeleriyle ilgili beklediğimiz gibi bir sonuç tam olarak çıkmamış olsa da raporda hayvanat bahçelerinin yasaklanıp pek çoğunun kapatılması yer alıyordu. AKP’nin yasa teklifinde ise, hayvanat bahçelerinin “doğal yaşam parkları” haline getirileceği söyleniyor. Bu tesislerin kapatılıp hayvanların koruma altına alınıp alınmayacağı belli değilken, “doğal yaşam parkı” adı altında yeni hayvanat bahçeleri açılmayacağı da garanti edilmemiş durumda. Üstelik doğal yaşam parkı adıyla açılan tesislerde hayvanlar yine tutsak olacak, doğal yaşam alanlarından, sürülerinden ayrı tutulacak ve insanlara sergilenmeye devam edecek. İstanbul’da “yaban hayat merkezi” adıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izin verdiği beton yüklü, hayvanat bahçesinden hiçbir farkı olmayan tesisi “8 çizen/sonsuzluk işareti yapan kurt” videosuyla da gördük. O video sonrası veteriner hekim olduğu belirtilen ve tesisin müdürünün yaptıkları açıklamaları da izledik. Yaban hayatı ve rehabilitasyonuyla ilgisi olmayan şahısları başa getirecek, hayvan hapishanesinden farksız tesislere izin verecek bir yasal düzenleme istemiyoruz.

Ve yine, 17 yıl sonra değiştirilmesi planlanan kanun, “4 ila 6 aydan başlayan hapis cezası” söylemleri maskesi altında, ertelenebilir ve paraya çevrilebilir hapis cezaları gibi bilindik, göstermelik maddelerle geçiştirilerek hazırlanıyor. “İnsana bu kadar ceza vermiyoruz” diyerek alt limiti bilinçli olarak düşük tutan iktidar, bu durumda zaten olmayan adalet sisteminin insanlar için de reform gerektirdiğini alenen ortaya koymuş oluyor. Avcılık, faytonlar, egzotik türlerin petshoplarda satışı, anayasal hakkımız olan şikayet hakkının, barınakların şeffaflaştırılmasının, belediyelerin ceza almasının gözden çıkarıldığı bir düzenleme “müjde” olarak yansıtılamaz. 

Tüm bu ve teklifte yer alacağı söylenen maddeler, hayvan haklarının özüne aykırı, hayvanların hissedebilir canlılar olduğu kabulüyle ilgisi dahi yok. Yasa, hayvan hakları savunucularının talepleri doğrultusunda düzenlenmeli. Aksini kabul etmiyoruz ve mücadelemizle bunu değiştireceğiz.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hayvanlara adalet

HAD: Yaşatan, Yaşama Hakkını Koruyan, Adil ve Uygulanabilir Bir Hayvan Koruma Yasası İstiyoruz

haykurder barinak

HAYKURDER: Devasa Bakımevleri Tam Teşekküllü Hayvan Hastanelerine Dönüşmelidir