in

Yılmaz Özdil’den Ölüme Terk Edilen Çaresiz Hayvanlar için Harekete Geçme Çağrısı!

Sözcü Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil kaleme aldığı yazısında özellikle yazlık alanlarda oyuncak misali alınan ve ardından terk edilen yavruların durumundan yola çıkarak sokaktaki canların yaşadığı zorlukları dile getiren uzun bir yazı kaleme aldı.

sozcu gazetesi yılmaz özdil köşe yazısı hayvanlarla ilgili köşe yazısı

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil köşe yazısında; özellikle yazlık yerlerde sokaklara terk edilen yavru köpeklerden yola çıkarak Türkiye’nin dört bir yanındaki hayvanların yaşadığı zorlukları dile getiren bir yazı kaleme aldı.

Hazan mevsimi ile birlikte özellikle yazlık yerlerdeki insan hareketliliğinin azaldığını dile getiren Özdil yazısının başında hayvanların nasıl terk edildiğini ve çaresiz kaldığını bu kelimelerle anlattı: “Gece karanlığında Çeşme’den İzmir’e otoyoldan dönerken mesela… Nerde olduğunu bilmeden şaşkın şaşkın dolaşan, gözleri faltaşı gibi açılmış küçücük patileri aniden farlarınızın önünde buluyorsunuz. Çünkü, komşularından utanan sahipleri, kimse görmeden bırakabilmek için, otoyol kenarına terkediyor onları. Şanslıysa, şanslıysanız, frene basabiliyorsunuz. Her gece en az iki üçü şansı yaver gitmediği için bu şekilde can veriyor.”  

OYUNCAK GİBİ ALIYORLAR, HEVESLERİ GEÇİNCE FIRLATIP ATIYORLAR!

İnsanların hayvanları oyuncak gibi alarak hevesleri geçtiğinde onları terk ettiğini hatırlatan Özdil, Çeşme’de her yaz sonunda 200’den fazla köpeğin terk edildiğini ve diğer yazlık yerlerde de durumun aynı olduğunu dile getirdi.

“BARINAKLAR İÇİN CEZAEVİ SIFATI BİLE HAFİF KALIR!”

Bu zorlu şartlarda bir yandan yemek bulmaya çalışırken bir yanda da hayatlarını kaybetmemek için uğraşan yavruların bir kısmının barınaklara götürüldüğünü, fakat bu barınaklar için kullanılacak cezaevi sıfatının bile hafif kalacağını söyleyen Özdil şöyle devam etti:

Soykırım kampı demek daha doğru. Sağ çıkabilen yok. Ah keşke elimde olsa, her vatandaşımızı bir dakikalığına bile olsa herhangi bir köpek barınağına götürüp, gösterebilmek isterdim. Korku filmi gibi.

600 köpek, 800 köpek aynı yerde kalıyor. Her cins, her boy, her yaş, aynı yerde. Gücü gücü yetene. Dalaşıyorlar, birbirlerini parçalıyorlar.”

PEKİ NE YAPILMALI?

“Şu tatil gününde canınızı sıkmak istemezdim ama, biraz canınız sıkılsın da bu soruna bir çözüm bulalım diye özellikle yazıyorum…”  diyen Yılmaz Özdil; kısırlaştırılmanın hızlandırılması gerektiğini, hayvanların satışının önüne geçişmesi için tıpkı yeni doğan çocuklara yapıldığı gibi sahiplenenin nüfusuna kaydedilmesi gerektiğini ve diğer önerilerini sıralayarak harekete geçilmesinin ne kadar önemli olduğunu aktardı.

YILMAZ ÖZDİL’İN KÖŞE YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

Anneleri Kazada Ölen 9 Köpeği Harçlıkları ile Besliyorlar

Adana’da Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Polisleri Göreve Başladı