Üniversitenin İçerisinde Korkunç Olay: Sokak Köpeğinin Cinsel Organından El Feneri Çıktı!

Karadeniz Teknik Üniversitesi kampüsü içerisinde bulunan sokak köpeğinin cinsel organından yaklaşık 10 cm büyüklüğünde el feneri çıktı! Yaklaşık bir yıldır orada olduğu tespit edilen el feneri ameliyat ile alındı. İnsan şiddetine maruz kalan köpeğin ise şimdi Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği’nde (Trahayko) olduğu öğrenildi.

Trabzon’da bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) kampüsü içerisinde korkunç bir olay meydana geldi.

Haber61’den Tuncay Lakot  ile Emrah Paça’nın haberine göre; bir süredir kulağında küpesi bulunan ve akıntısı olduğu tespit edilen bir sokak köpeği duyarlı vatandaşlar tarafından Ayışığı Veteriner Kliğine getirildi. Burada Veteriner Hekim Elif Duman tarafından yapılan kontrollerde hayvanın vajinal bölgesinde sert bir cisme rastlandı. Veteriner Hekim Duman, cismi çıkarmaya çalışsa da başarılı olamazken hayvanı ameliyata aldı. Ameliyat sonrasında cismin, hayvanın cinsel organına sokulmuş bir el feneri olduğu ortaya çıktı.

Bu durum karşısında şoke olduğunu Haber61’e anlatan Elif Duman, böyle bir olayın meslek hayatında ilk kez başına geldiğini söyledi.

“MESLEK HAYATIMDA İLK DEFA KARŞILAŞTIĞIM BİR DURUM”

Veteriner Hekim Elif Duman yaptığı açıklamada “Hocalarım durumundan bahsetmişlerdi bana. Bir akıntısı olduğunu, enfeksiyon için antibiyotik kullanıldığını. Muayene edilmesi gerektiğini söyledim. Belediye ekipleri de yardımcı oldular, buraya getirdik. Ultrasonla baktık, kan tahlili yaptık. Kan tahlilinde enfeksiyon vardı ama enfeksiyonun sebebini anlayamadık. Sonra elle muayenede sert bir cisme rastladım. Çıkarmaya çalıştık olmadı, mecburen ameliyata aldık. Ameliyatta da işte el feneri çıktı vajinal bölgede. Bende şoke oldum meslek hayatımda ilk defa karşılaştığım bir durum. Kampüsün içinde yapılabiliyor. Bu kadar rahat insanlar yani” dedi.

“SİNİRLERİMİZ BOZULDU, DEHŞETE DÜŞÜRDÜ BİZİ”

KTÜ kampüsü içinde hayvanın beslenmesi ve bakımı ile ilgilenenlerden biri olan Mimarlık Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Asasoğlu, “Biz o bölgede bir grup insan bu hayvanları besliyoruz. Birbirimizle anlaşmış da değiliz. Herkes elinden geleni yapıyor. Benim arabamda iki paket vardır. Bir köpek bir kedi maması vardır. Sabah akşam onları yemlerim. Birkaç arkadaş daha var böyle. Bu da bizim izlediğimiz, kampüste lojmanların orada çarşı binasının orada bulunan bir hayvandı. Uzun zamandır bir sıkıntısını hissediyorduk. Akıntısı vardı. Sağ olsun, orada çalışan bir arkadaş var. O daha çok dikkat çekti. Elif Hanım’ın tavsiyesiyle uzun süre antibiyotik uyguladık. Geçmeyince kontrol edelim dedi. Sağ olsunlar belediyeden de yardımcı oldular. Buraya getirdik. Kontroller sonucu böyle bir şey çıktı. Üniversite gibi bir yerde, kampüsün içinde, herkesin çoluk çocuğunun olduğu, öğrencilerin olduğu bir yerde böyle bir şey olması dehşete düşürdü bizi. Sinirlerimiz bozuldu. Uzaktan, sosyal medyadan, televizyondan izlerken film gibi geliyor ama yanı başında olunca daha kötü oluyorsun, dehşete düşüyorsun” şeklinde konuştu.

“BU İNSANLARLA SAVAŞMAK ZORUNDAYIZ”

Prof. Dr. Ali Asasoğlu, Hayvanları besledikleri için kendilerine kızan, şikayet eden kişiler olduğunu sözlerine ekleyerek, “Bu hayvanların ağzı var dili yok. Sıkıntıları yok, kendi kendilerine yaşıyorlar, birileri yardım ediyor. Görüyorum biri tekme atıyor, diğeri su şişesi fırlatıyor kafasına. Ne istiyorlar anlamıyorum bu hayvanlardan. Yardım edenlere de kızıyorlar. Biz onlara yemek veriyoruz, su veriyoruz, arada bir bakımlarını yapıyoruz diye bize de kızanlar var. İzliyorum, bakışlarından anlıyorsun. Sağa sola şikayet edenler var. Bu hayvanların yerini biz işgal etmişiz zaten. Bu hayvanlar nereye gidecekler. Orada iyi kötü birileri bir şeyler veriyor, hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Bizim okulumuzun önünde kediler vardı. Onlar kayboldular. Onları istemeyen birileri var. Aldı götürdüler ya da öldürdüler. Bunları da izliyoruz. Mutlaka bulacağız. Bu insanlarla savaşmak zorundayız. Bunların insanlıklarından şüphe ediyorum bazen. Gerçekten dehşet içerisindeyim. Böyle korkunç bir olayın olması, kendi içinde kapanık bir yerde, kampüs içinde olması inanılır gibi değil. Trabzon’da bile duymamıştık ki kampüs içinde çıktı. Bütün yetkililerden yardım ve destek istiyorum. Belediye ve Hayvanları Koruma Dernekleri ile görüştük ama Rektörlükle de görüşeceğim” dedi.

“YASANIN BİR AN ÖNCE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ LAZIM!”

Hayvanları Koruma Yasası’nın çıkarılmasının önemine değinen Prof. Dr. Asasoğlu, “Hayvanları koruma yasasının bir an önce yürürlüğe girmesi lazım. Bu önemlin bir şey, Üç-beş kuruş para cezası ile geçiştirilecek bir şey değil. Çünkü bunu hayvana yapan insana da yapar. İyi ki savunmasız bir yerde savunmasız bir kişiyle karşılaşmıyor bu insanlar. Mutlaka yaparlar diye düşünüyorum. Herkes kendi kendini koruyacak herhalde. Garibanları koruyacak kimse yok diye düşünüyorum” dedi.

“ÇOCUKLARA GENÇLERE NASIL BİR DÜNYA BIRAKACAĞIZ”

Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Nilgün Kuloğlu ise “Ben sadece şunu söylemek istiyorum. Çocuklara gençlere nasıl bir dünya bırakacağız. Bunları düşündükçe çok üzülüyorum.” dedi.

Kaynak: Haber61

Vatandaşlar ‘Suç’ Diyor, FBI Araştırmaları ‘Azılı Suç’ Diyor; Fakat Yasa Hala ‘Kabahat’ Diyor…

Haber Türk Yazarı Veteriner Hekimler ile İlgili Söylediklerine Açıklama Getirdi!

Arabanın Arkasına Bağladığı Köpeği Sürükleyerek Götüren Kişiye, Vatandaşlar Müdahale Etti!