in

TVHB’den Covid-19’a İlişkin “Doğru Bilinen Yanlışlar” Hakkında Uyarı!

Maalesef birçok kişi, evcil hayvanların “virüs bulaştırdığı” yönündeki yanlış haberlere inanarak onları terk etti. Türkiye Veteriner Hekimler Birliği de (TVHB) bu iddianın asılsız olduğuna tekrar vurgu yaparak; kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığı bulaştırmasıyla ilgili olarak dünyada herhangi bir kanıt olmadığını iletti.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, dünya genelinde etkili olan korona virüs salgınında gelinen son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada, ”İnsana virüs bulaştırıyor” iddiası nedeniyle çok sayıda evcil hayvanın sokağa terk edildiğine de dikkat çekildi. İddiaları asılsız ve gerçek dışı olarak değerlendiren veterinerler, kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığın bulaşmasında rol oynadığına dair kanıt bulunmadığını vurguladı.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün de kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığı bulaştırmada rol oynamadığı görüşünde olduğu vurgulandı. Türkiye Veteriner Hekimler Birliği, virüsün gıda tüketimi yoluyla değil damlacık yoluyla bulaşan bir solunum sistemi hastalığı olduğu da hatırlattı.

Veteriner hekimler ile beşeri hekimlerin ortak çalışmaları neticesinde anti serum geliştirme çalışmalarında da önemli bir mesafe kat edildiğini vurgulayan Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veterinerlerin sürece verdiği katkılara değinerek, şunları kaydetti:

“VETERİNER HEKİMLER SAHADA FAALİYETLERİNE BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE DEVAM ETTİ”

“Birliğimizce salgının ortaya çıktığı ilk günden itibaren Covid-19 başta olmak üzere zoonoz hastalıklarla mücadelede tek sağlık kavramının önemi vurgulanmıştır. Gelinen nokta itibariyle veteriner hekimler ile insan hekimlerinin, hatta çevre uzmanlarının birlikte çalışmasının başarıda ne denli önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Covid-19‘un Çin’de ortaya çıktığı günden sonra Dünya’da ve Türkiye’de hastalığın yayılımının önlenmesine yönelik tedbirler kademeli olarak arttırılmış ve bu kapsamda alınan tedbirlerin gıda üretim, tedarik ve arzında kesintiye neden olmaması içinde de önlemler ve çalışmalar veteriner hekimlerin katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte, birincil üretimden perakende satış noktasına kadar olan tüm aşamalar hayvansal gıda üretiminde kesinti yaşanmaması ve sürdürülebilir bir hayvancılık için aktif ve canlı tutulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda da veteriner hekimler ülke hayvancılığı açısından sahada faaliyetlerine büyük bir özveriyle devam etmişlerdir.”

EVCİL HAYVANLARDAN BULAŞTIĞI YÖNÜNDEKİ HABERLERE CEVAP

Covid-19’un evcil hayvanlardan insanlara geçebildiği yönündeki asılsız ve gerçek dışı bilgiler nedeniyle insanların pet hayvanlarını sokağa terk ettiği ile ilgili bilgilerin ortaya çıktığını aktaran Eroğlu, “Kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığın bulaşmasında rol oynadığına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün (OIE) de görüşü kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığı bulaştırmada rol oynamadığı şeklindedir. Elde edilen bilgilere göre, çeşitli ülkelerden az sayıda köpek, kedi, aslan, kaplan, vizondan Covid-19 etkeni virüs tespit edildiği rapor edilmiştir. Etken tespit edilen evcil hayvanlarda bulaşmanın büyük oranda insandan hayvana doğru olduğu resmi makamlarca rapor edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Son günlerde Çin’e Brezilya’dan ithal edilen tavuk kanatlarında Covid-19 etkeni virüs tespit edildiği yönündeki haberlerin basına yansıması üzerine konuya ilişkin TVHB tarafından açıklama yapma ihtiyacı duyulduğunun altını çizen Erdoğlu, “Mart ayının başında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında da belirttiğimiz gibi, gıdalar bir cisim olarak düşünüldüğünde hastalık taşıyan bir kişi hijyen şartlarına uymadığında gıdaya veya gıda ambalajına etkeni bulaştırması söz konusu olabilecektir. Yapılan değerlendirmeler bu vakada da etkenin tavuk kanatlarına işleme veya taşımada görevli personelden geçmiş olabileceği yönündedir. Zira tavukların Covid-19 etkeni virüse duyarlı olmadıkları ve rezervuarı olmadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Ancak, özellikle kesimhaneler gibi kalabalık çalışma ortamlarında Covid-19’un çalışanlar arasında yayılması söz konusudur. Bu durum gıda güvenliği riski oluşturabileceği gibi hastalığın personel arasında yayılması neticesinde iş gücü kayıplarına ve üretimde aksamalara neden olabilecektir. Uluslararası kuruluşların ve uzmanların yaptığı açıklamalar, Covid-19’un insandan insana damlacık yolu ile bulaşan bir solunum sistemi hastalığı olduğu ve gıda tüketimi yoluyla bulaşmadığı yönündedir. Birliğimiz Bilim Kurulu tarafından, bu süreçte özellikle hayvansal gıdalar ile ilgili olarak ilave bir halk sağlığı riskinin olmadığı, bu nedenle genel gıda hijyeni tedbirlerinin uygulanmasının yeterli olduğu belirtilmektedir. Öncelikle hayvansal gıdalara temas öncesi ve sonrasında eller ve temas eden cisimler iyice yıkanmalıdır. Çapraz bulaşmaların önlenmesi için çiğ tüketilecek gıdalar ile pişirildikten sonra tüketilecek gıdaların hazırlanmasında farklı kesme tahtası, bıçak ve kap gibi mutfak gereçleri kullanılmalıdır. Hayvansal gıdalar iyice pişirildikten sonra tüketilmelidir” dedi.

“YENİ VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞ ENDİŞE VERİCİ”

Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020 tarihinden itibaren çok ciddi tedbirler alındığını ve Covid-19 ile mücadelede önemli kazanımlar elde edildiğini belirten Eroğlu, “Son günlerde yeni vaka sayılarındaki artış endişe vericidir. Toplumun büyük bölümünde fiziki mesafe, maske kullanımı ve el temizliği bilinci istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Ödenen bedellerin karşılıksız kalmaması, gıda arzında sıkıntı yaşanmaması, okulların Eylül ayında açılması, işletmelerin yeniden kapanmaması, insanımızın işsiz kalmaması, ekonomimizin daha fazla yara almaması, yoğun bakımların dolup taşmaması, yaşlı ve kronik hastalığı olanların bu mücadeleye yenik düşmemesi için Covid-19 tedbirlerine ciddiyetle uyulması gerekmektedir. Bu kapsamda, gıda satan her türlü işletmeye büyük sorumluluk düşmektedir. Zira her türlü ihtiyaç ertelenebilmekte ancak gıda ve su tüketiminden vazgeçilememektedir. Dolayısıyla, kesimhaneden fabrikaya, büfeden restorana, marketten pastaneye, her türlü gıda üreten, işleyen ve satan işletmelere büyük sorumluluk düşmektedir. Bu sorumluluk gıda güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra personel ve müşterilerin sağlığının korunması ve toplumda Covid-19 tedbirlerinin yaygınlaşması açısından büyük önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Lüleburgaz Belediyesi’nin Gizli Toplama Kampı!

14 Kuş Halkalanarak Özgür Bırakıldı