in

Turizm Adı Altında Hayvanların İşkenceye Maruz Kaldığı 7 Aktivite

Gezilerinizde çok masum gözüken ancak bir hayvanın hayatını zindana çeviren bir aktiviteye dahil olabilirsiniz. Sizin değişik bir deneyim yaşama merakınız sebebiyle bir hayvanın ömür boyu işkence görmesine katkıda bulunabilirsiniz. Turizm ve gelenek adı altında sömürülen bu hayvanlar insanoğlunun para hırsı yüzünden tüm ömürlerini bir köle olarak geçiriyorlar.

Yapılan son araştırmalara göre yarım milyondan fazla hayvan, insanoğlu tarafından köleleştirildi. Hem de tüm dünyanın gözü önünde.  Turizm ve gelenek adı altında köleleştirilen bu hayvanların köleliği, her yıl milyonlarca turist yüzünden son bulmuyor. Lütfen, “buraya kadar geldiniz denemeden olmaz”, “buranın en meşhur aktivitesidir”, “bu fırsatı bir daha yakalayamazsınız sözlerine kanıp işkenceye ortak olmayın”. Hayvanları çok seviyor ve onlara zarar vermek istemiyorsanız onları doğalarında görebileceğiniz turlara katılabilirsiniz.

Fil Üstünde Gezinti

iskence1

Filler her ne kadar uysal görünseler de aslında hırçın hayvanlardır. Peki, bu hırçın filler nasıl oluyor da üstlerinde insan gezdirecek kadar eğitilebiliyor. Filler henüz bebekken bir cesaret kırma eğitimine sokuluyor. Bu eğitimde eziyet ve şiddete maruz kalıyorlar. Eğitim bebek filleri annelerinden ayırıp onları kımıldayamayacakları bir kafeste ya da toprak altında bir delikte tutarak başlıyor. Bebek filler burada uysallaşana kadar sopayla dövülüyor, sivri kancalarla bıçaklanarak işkenceler yapılıyor, aynı zamanda günlerce aç ve uykudan yoksun bırakılıyorlar. Eğitildikten sonra da bu işkence bitmiyor. Sivri kancalar filleri kontrol etmek için kullanılıyor. Eğitim sırasındaki gibi filleri bıçaklamıyor olsalar da bıçaklanacağı korkusu verilerek çalışmaya zorlanıyorlar. Üzerlerinde kilolarca ağırlık taşıyan fillerin omurgalarında hasar oluşuyor. Tayland’da Kamboçya’da ve birçok ülkede turistlerin ilgisini çekmek için zulme uğrayan bu hayvanlar kimi zaman ağır yükten ve sıcak havadan kalp krizi geçirip ölebiliyorlar.

iskence2

Kaplanlar ile Fotoğraf Çektirmek

Bir kaplan ile fotoğrafa çektirmek sandığımız kadar masum bir turistik aktivite değil maalesef. Henüz bebekken ailesinden ve doğasından koparılıp getirilen bu kaplanlar ömür boyu insanoğlu tarafından bir köle gibi kullanılıyor. Doğalarına aykırı bir ortamda yaşayan bu zavallı kaplanlar aşırı stres ve fiziksel tacizle karşı karşıya kalıyor. Genellikle kafeste kalan kaplanlar büyüdüklerinde, fotoğraf çektirmeye gelenler için tehlike oluşturabileceğinden çoğu zaman uyuşturuluyor. Sosyal medya hesaplarında birkaç beğeni için paylaşacağınız bu fotoğraflar bir kaplanın yaşamına mal olacak, unutmayın!

iskence3

Boğa Güreşi

İnsanlığın en kanlı ve en vahşi eğlence tercihi olan boğa güreşlerinde yılda 30 binden fazla boğa öldürülüyor. İspanya’da yoğun olarak düzenlenen boğa güreşlerinde matador olarak adlandırılan kişi önceden yorulmuş ve kan kaybetmesine yol açacak şekilde yaralanmış boğayı öldürür. İspanya, Portekiz, Latin Amerika ülkelerinde gerçekleşen bu kültürel vahşet 18.yy’dan itibaren bugünkü hali ile uygulanmaktadır. Katalunya Otonom Bölge Parlamentosunda alınan karara göre 2012 yılından sonra boğa güreşi Katalunya’da yasaklanmıştır. Ancak özellikle İspanya’da halen turistlerin büyük ilgi gösterdiği bu vahşet deva ediyor. Hayvanseverlerin tüm karşı çıkmalarına rağmen güreş savunucuları bu vahşeti kültür ve gelenek adı altında meşrulaştırıyorlar. Zavallı boğalar sadece arenada değil arenaya çıkmadan öncede kızgınlaşmaları için birçok eziyet ve şiddete maruz kalıyorlar. Karanlık odalarda tutulan ve testisleri iğnelenen bu hayvanların saldırgan olmaları için ellerinden geleni yapıyorlar.

iskence4

Dışkısından Kahve Üretilen Misk Kedisi

Dünyanın en pahalı kahvesi olan Kopi Luwak, Misk kedisinin dışkılaması ile üretiliyor.  Endonezya ve Filipinler’de yetişen kahve çekirdeklerinin meyvelerini yiyerek hazmeden Misk kedisi çekirdeği hazmedemeyerek olduğu gibi çıkarır. Misk kedisinin bir meyveyi yiyip dışkılaması 1,5 gün sürer. Yıkanıp kurutulan ve kavrulan bu kahve fahiş fiyatlarla satılıyor. Hayvanları doğalarından koparıp zorla yakalayıp bir kafesin içine hapseden kahve satıcıları bu hayvanlara kahve meyvesinden başka hiçbir şey vermiyor. Bir kafesin içinde sıkışıp kalan bu hayvanlar, aç oldukları için genelde bitkin ve hasta oluyorlar. Kısacık olan hayatları işkence ile süren, insanoğlu tarafından köle gibi sömürülen bu hayvancağızlardan yılda 300 kilo kahve üretiliyor. Bu kahvenin eşsiz bir kahve olduğu söylentisi ile tüm turistlere satılmaya çalışılıyor. Evet, bu eşsiz bir kahve çünkü bir bardağı bir hayvanın hayatına mal oluyor.

iskence5

Yunus Parkları

Ülkemizde de yaygın olarak görülen yunus parklarında yunuslar ve diğer hayvanlar esir tutuluyor. Yunuslara özgürlük platformu yunusların çektiği acıları şu şekilde açıklıyor: Yunus parklarında gülümsediğini sandığınız canlılar;  Denizlerde travmatik şekillerde yakalanan, Daha birçoğu yakalanma aşamasında hayatını kaybeden, Tırların, tankerlerin içinde yolculuk eden, Gümrüklerde saatlerce, günlerce bekleyen,  Havuzlarda ölü balık yemeye mecbur edilen,  Bir parça balık için taklalar atmaya zorlanan,  Beton havuzların içinde delirmemek için kendi sonar’ını kapatarak “kör olan”, Stresten her biri ülser hastası olan, Ölü balıkların içinde antidepresan ve mide ilaçları yutturulan, Gösteri havuzlarındaki yüksek sesli müzikten zarar gören,  45 yıllık ömürleri ortalama en fazla 5 yıla inen,  “Yunus terapisi” adı altında umut tacirliğine alet edilen,  Üstün zekalarının getirdiği farkındalık yüzünden ruhen büyük acılar çeken,  Havuzlarda çoğunlukla ölü yavrular doğuran,  Nihayetinde pek çoğu intihar eden tutsaklardır. Lütfen yunus parklarına gitmeyin. Bu insanlık suçuna destek vermeyin.

iskence6

Fayton Gezintisi

Ülkemizde özellikle Prens adalarında kullanılan fayton sebebiyle adalarda her yıl 400’den fazla at hayatını kaybediyor. Fayton kazalarının sıkça yaşandığı adada, atlar zor şartlar altında çalıştırılıyor. Yazın yüksek sıcaklık altında, adanın yokuşlu yollarında, aç ve susuz çatlayana dek koşturuluyorlar. Sürekli kırbaçlanan, şiddete maruz kalan ve sahipleri tarafından bir mal muamelesi gören bu hayvanlar yaz kış demeden çalıştırılıyor. Daha fazla müşteri almak için dörtnala koşturulan bu hayvanların arasında yol ortasında doğuran bile var. Çünkü vicdansız ve paragöz sahibi onu hamileyken bile doğurana kadar çalıştırılıyor. Sizin için faytona binmek bir sefa olabilir, ancak şiddete ve işkenceye maruz kalan atlar için bir cefa.

iskence7

Hayvanat Bahçeleri

Eğer bir hayvanat bahçesini gezdiyseniz, hayvanların genelde mutsuz olduğunu fark etmişsinizdir. Biz insanlar genelde, hayvanların zeki olmadıklarını ve duygularının bulunmadığını düşünürüz. Bu nedenle de onları kafese kapattığımızda mutsuz olacaklarını aklımıza pek getirmeyiz. Hatta tam tersine onları vahşi yaşamın zorluklarından, belki de ölmekten kurtardığımızı ve adeta bir lütufta bulunduğumuzu düşünürüz. Oysa gerçek bu değildir. Hayvanlar zekidir ve duyguları vardır. Severler, öfkelenirler, mutlu ya da mutsuz olabilirler. Hayvanat bahçesinde onları tutsak olarak tutmak, sadece bu yönüyle bile ahlaki değildir. Neden tutsaklar ki? Suçları ne?

iskence8

Yabani hayvanlar sürekli hareket halindedirler ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için, türlerine göre belirli bir coğrafi alana ihtiyaç duyarlar.  Hayvanat bahçeleri onlara bu alanı sağlayamaz. Örneğin, hayvanat bahçelerinde yaşam alanları ortalama olarak bir aslan için 18.000 kat, bir kutup ayısı içinse 1.000.000 kat daha küçüktür. PETA’nın (Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Örgütü) verilerine göre sadece Avrupa’da ki hayvanat bahçelerinde her yıl 5.000 ile 7.500 hayvan, fazlalık ya da mali imkansızlıklar nedeniyle öldürülmektedir. Buna canlı bir örnekte, geçtiğimiz günlerde Danimarka’da iki zürafanın aynı kafeste yaşamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle çocukların gözü önünde öldürülerek aslanlara yedirilmesidir. Üstelik bu konuda kıyamet koparken, ikinci bir skandal daha patladı. Gene Danimarka’da, ancak bu kez başka bir hayvanat bahçesinde, aynı nedenle başka bir zürafa daha katledildi. Çok açık bir biçimde görülüyor ki bu öldürmeler bir hayvanat bahçesi sistematiğidir.  Üstelik Danimarka hayvanat bahçeleri dünya standartlarına göre oldukça iyi durumdadır. Siz bir de Asya’da, Afrika’da olanları düşünün. Hayvanlar öldürülmeseler bile hayvanat bahçelerinde kötü muamele görmektedirler. Dövülmekte, cezalandırılmakta, aç bırakılmaktadırlar. Asgarisinden bakım maliyetleri yüksek olduğu için yeterince beslenememektedirler.

Kaynak: PETA

Anı Ölümsüzleştirmek: Küçük Çocukların Büyük Köpekleri

Alışılmışın Dışında Çevre Dostu Duvar Süsleri