Tek Tırnağının Üstünde Annelik

Uzun yıllardır atlarla çalışan bir veteriner hekim olarak diyebilirim ki tüm türlerde olduğu gibi at türünde de doğum muhteşem bir deneyimdir. Doğumun muhteşemliği kadar, doğmuş olanla doğasına uygun olarak kurulan bağ da muhteşemdir. Kısraklarda hamilelik 11 ay yani 336 gün sürer, elbette kısrağın hormonal durumu, rahatsızlıkları veya mevsimsel sebeplerle yada hiç  bilmediğimiz sebeplerle doğum bu süreden bir süre kısa veya uzun sürebilir. Atçı camia genellikle geciken doğumlarda yavrunun erkek olacağına inansa da bu sadece bir mit olmaktan öteye geçmez. Yavrunun cinsiyetinin doğum süresine etkisi olduğu yönünde bilimsel bir veri yoktur. Kısraklar her ne kadar mevsime bağlı poli-östrik canlılar (yani yıl boyu kızgınlık gösteren canlılar) olsalar da günlerin uzadığı ve havaların ısındığı bahar aylarında daha düzenli ve sık kızgınlığa girerler. Böylelikle 11 ay sonra yavrularını, besleyebilmek için hem süt üretimini arttıracak hem de yavrusu anne sütü dışında ot yemeye başladığında ortamda bolca yeşilliğin olacağı toprağın yeşerdiği, mart, nisan, mayıs aylarında dünyaya getireceklerdir. Bu içgüdüsel gibi görünen fizyolojik olay belki de at canlısının 65 milyon yıldır yeryüzünde varlığını korumasının en temel sebeplerinden biri sayılabilir kanımca.

Dolayısı ile bence kısraklarda annelik kızgınlık belirtileri ve çiftleşmeyi kabul etme ile başlar çünkü kısrak, yavrusunun doğması gereken zamanı neredeyse seçiyordur.

Hamile kısraklar gebeliklerini son dönemine kadar son derece hareketli, nerede ise hamile olmayan bir at kadar aktif geçirirler. Belki de bu sayededir ki, erişkin kilosunun nerede ise yüzde 10-12’si büyüklüğüne anne karnında erişen tayların çok büyük bir oranı, anne karnında çok fazla yer  kaplamalarına rağmen ayak, bacak konformasyonları (duruş ve basış şekli) düzgün şekilde doğarlar.

KISRAKLARIN DOĞUM SAATİ ANNELİK GÜDÜLERİDİR

Kısraklar genellikle gece yarısından sonra, etrafın oldukça sessiz olduğu saatlerde doğurmayı seçerler. Bunun sebebi doğumdan sonra yaklaşık 1 saat içinde ayağa kalkıp 2 saat içerisinde annesini emecek olan tayını, avcıları olan predatör (aslan, kaplan gibi) canlılardan korumaktır. Yani doğum saatini dahi annelik güdülerine göre belirlemekte çok başarılıdır at canlısı.

TAYLA İLK TANIŞMA

Doğum yaklaşık yarım saatte ve kendiliğinden gerçekleşir. Beyaz bir kese içerisinde dünyaya gelen tay, doğum kanalından pelvisi çıktığı anda göğüs üstüne yatmaya ve kafasını sallayarak -eğer henüz yırtılmadı ise- beyaz keseyi yırtıp nefes almaya başlar. Yatar vaziyette doğum yapmış olan kısrak ise arka ayaklarının ucunda hareketlenen tayına yönelerek onu koklamaya başlar. Bu onların ilk tanıştığı andır. Doğum esnasında doğumu aktive eden oksitosin hormonu hem süt verimini sağlarken kısrağın hem de tayına sevgi ile yaklaşmasını, daha önce hiç görmediği bu minik tayı sahiplenmesini etkileyen bir faktördür. Yaklaşık yarım saat süren bu doğum sonrası dinlenme esnasında henüz yavru zarlarını atmamış ancak atmak içinde sık sık sancılanan kısrak defalarca arkasında hareket eden minik yavrusunu koklar ve yalar. Yalamasının esas sebeplerinden biri de varsa yavru zarlarından onu kurtarmaktır. Dinlenme sürecinin hemen ardından kalkan kısrak derhal yerde yatmakta olan tayını etrafta olan diğer atlar veya var ise insanlardan korumak için tayının önünde geçerek onu saklar ve asla yavrusunun yanında ayrılmaz.

Minik tay bundan sonra 1 saat içinde bir veya birkaç kez ayağa kalkma denemeleri yapar ve zaman zaman ayakta durmayarak düşer ki;  belki biz insan yavrusunun doğumundan bir sene sonra yaptığı bu ayağa kalkma denemelerine ‘tay tay durmak’ demişizdir kim bilir, Ayağa kalkmış olan tay refleks olarak annenin arka bacaklarına doğru giderek memeyi bulmaya çalışır bu esnada annesi onun sağrılarını yalamakta ve tayını bu şekilde memeye yönlendirmektedir. Annesini emen tay ilk sütten aldığı enerji ile anne etrafında düşe kalka da olsa koşmaya, hatta çifte atmaya bile başlayabilir.

DOĞADA DİĞER ATLAR DA DOĞUMU GÖZETLER

Bildiğiniz üzere atlar sürü hayvanıdırlar, kısrak eğer doğada doğmuş ise sürüdeki diğer atlar da bu doğumu gözetlerler. Kanımca bu sosyal bir koruma mekanizmasından kaynaklanmaktadır. Fakat anne kısrak asla tayını belli bir mesafenin uzağında yalnız bırakmaz. Eğer tayı uyuyor ise muhakkak tayının yanında otlar veya bekler. Tayının süte ihtiyaç duyduğu ve anneyi sıkça emdiği ilk bir hafta tayının ondan uzaklaşmasına izin vermez ve muhakkak onunla hareket eder, eğer etrafta yakınlaşan bir at veya başka bir canlı var ise kulaklarını kısarak onu kovalar veya arkasını dönerek çifte atar. Bir insan kişisi bu durumda kaldığında benim önerim muhakkak tayın arkasına geçmesidir aksi takdirde anne kısraktan ciddi bir darbe alması an meselesidir. Zaman geçtikçe kısrak yavaş yavaş tayının ondan 5-10 metre uzaklaşarak diğer taylar ile sosyalleşmesine müsaade eder hatta bunun için onu teşvikte eder kimi zaman annenin bu davranışı istenmeyen kazalara sebep olur çünkü anne bunu tayını arka ayakları ile tehdit ederek yapar. İnsanlara, kısrağın tayına vurmak istemesi veya vurması gibi görünen bu durum aslında annenin tayını sürüde sosyalleşmeye teşvik etme girişimidir. Bazı taylar tıpkı insan türünde olduğu gibi anne yanından pek ayrılmayı tercih etmeyip sosyalleşmeye çok niyetli olmazken bazı taylar ise sosyalleşme konusunda çok başarılıdırlar ve annelerinin uzağına gidip başka taylar ile baş başa koklaşarak veya birbirlerine ağızları ile tımar yaparak oynarlar. Anneden uzaklaşmış olan tay aslında sürekli olarak annesi ile iletişimdedir.

ANNE KISRAK TAYINI SESİNDEN, KOKUSUNDAN VE GÖRÜNTÜSÜNDEN TANIR

Yapılan çalışmalar anne ile tay arasındaki iletişimin en çok vokalizasyon yani ses tanıma yöntemi ile gerçekleştiğini göstermiştir. Nitekim tayından bir sebeple ayrılan kısrakların ve tayların çokça kişnemesi hatta günlerce kişnemesinin asıl sebebi anne ve tayın birbirine seslenmesidir ve kontrollü çalışmalar tayların don rengi olarak benzer anneler arasında dahi ses ile kendi annesini ayırt edebildiğini göstermiştir. Ayrıca kısraklar ve taylar birbirlerini görsel olarak da tanıyabilmekte, böylelikle tayı yanından ayrılan bir anne uzaktaki tayını derhal seçip hiç şaşırmadan yanına koşarak gidebilmektedir. Koku ise bir annenin tayını tanımasındaki en önemli etkenlerdendir. Yanlışlıkla veya süt annelik yapmak üzere bir kısrağın yanına başka bir tay getirildiğinde kısrak bu tayı koklayarak derhal reddeder, zira o onun tayı değildir. Böyle bir durumda anneyi o taya adapte etmek oldukça zor ve profesyonel bir çalışmayı gerektirir ki, kimi zaman bu birleşme mümkün olmayabilir. Fakat bazı kısrak anneler de vardır ki kendisinin olmayan tayı kolayca kabullenir ve kabullendiği andan itibaren de ona tıpkı kendi tayına davrandığı gibi davranır, sanki onu o doğurmuş gibi. Eğer başka bir ırk değilse, asla başka bir kısrağın doğurduğu tay olduğunu anlayamazsınız

KISRAKLAR BAHARDA DOĞURMAK İÇİN DOĞUMDAN 10 GÜN SONRA KIZGINLIĞA GİRER

Anne kısraklar doğumdan yaklaşık on gün sonra tekrar kızgınlık gösterirler bunun amacı yukarıda da açıkladığımız üzere her yıl bahar aylarında doğum yapabilmektir. Ve hemen gebe kalabilirler. Kısraklar, tayları 6 aylık delikanlı oluncaya kadar emzirir  ve onlarla yemlerini paylaşırlar. Ancak, bu süre içerisinde gebe kaldılar ise tayları 6-7 aylık olduğunda onlardan ayrılır. Dikkatini yeni doğacak olan tayına yöneltir. Çünkü önceki bebekleri yem yiyebiliyor, hızla koşabiliyor, daha az hastalanıyor ( bağışıklık sistemleri gelişmiş olur bu sürede), kendini koruyabiliyor ve süte ihtiyaç duymuyor. Enteresandır ki tayların molet eklemleri 3, diz eklemleri de 6 aylık iken kemikleşmesini tamamlar. Sanki anne kısrak bu zamanları bilmekte ve ona göre artık tayının süte ihtiyacı olmadığını düşünmektedir. Yine de gebe kalmamış bir kısrak tayını daha uzun süreler emzirmeye devam eder bu bazen bir yaşına kadar sürebilmektedir. Buna göre kısraklar yavrularının sağlam ve sağlıklı yetişkin at olmaları için bilinçli bir bilgiye sahiptir.

Bir Afrika atasözü der ki; ‘Raising a child, takes a village’ yani ‘çocuk yetiştirmek için bir köye ihtiyaç vardır’.  Atlar kesinlikle bu bilince göre davranan canlılardır. Anne kısraklar yavrularını etraftan korurken aynı zamanda taylarının diğer tay ve atlar ile sosyalleşmesini teşvik ederler. Bu sayede taylar süreç içerisinde sürü olma bilincine kavuşur. Oysa annesini kaybetmiş ve insanlar tarafından yetiştirilmiş taylar gelişimlerini tamamlasalar dahi sürüde adaptasyon sorunları yaşarlar ve ne insana ne de diğer türdaşlarına, doğru davranmayı başaramaz ve genellikle ya zarar görür ya da zarar verirler.

Tüm türlerde olduğu gibi at türünde de anne olmak bambaşka bir şey. İnsan türünün olduğu kadar, doğum sezonu olan bu günlerde kısrak annelerin ve doğadaki tüm diğer türlerin annelerinin, Toprak Ana’nın ve biyolojik olarak anne olmasa da,  türü veya türü dışındaki her canlıya annelik yapan tüm gönüllü annelerin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

 

 

Özel Röportaj: Hayvanlarda ‘Annelik’ ve ‘Gebelik Dönemleri

Köpeklerine Eziyet Eden Şahıs Yakalandı, 7 Hayvan Koruma Altına Alındı