in

Tarkan Özçetin Özel Röportaj: “Kedi Köpek Giren Eve Doktor Girmiyor!”

Türkiye’nin ilk Kedi Veteriner Hekimliği Derneği’nin (KEDVET) kurucusu Tarkan Özçetin ile; öncesinde ve COVID-19 sürecinde evcil dostlarımıza ülkemizdeki bakış açısı ve hayvan haklarını, veteriner hekimliğin geleceğini ve tek tip sağlık uygulamasını konuştuk.

Ajanimo Özel Röportaj / 2008 yılında Türkiye’nin ilk ve tek kedi hastanesi Cat Hospital’i kuran Veteriner Hekim Tarkan Özçetin, ayrıca Türkiye’nin ilk kedi derneği “Ankara Kedisi Derneği”nin ve yine Türkiye’de ilk kez kurulan Golden Retriever Derneği’nin de kurucu başkanıdır.

2016 yılında Türkiye’nin ilk Kedi Veteriner Hekimliği Derneği, kısa adı KEDVET olan Gönüllü Kediciler ve Kedici Veteriner Hekimler Derneğini kuran Veteriner Hekim Tarkan Özçetin ertesi sene “Sahiplenme, evlat edin” sloganı ile başlattığı HEKEV isimli proje ile yüzlerce kediyi evlendirmiş, bir o kadar insanı evlat sahibi yapmıştır.

Hayatını hayvanlara adayan, onlarca seminer veren söyleşiler yapan ve bu konuda ulusal kanallarda birçok yayının yapımcılığını üstlenen Veteriner Hekim Tarkan Özçetin ile konuştuk.

2702f7d9 f362 44fa 98e3 c3de5a007582

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

– Tüm dünyaya yayılan bu pandemik hastalıktan sonra ülkeler tedbir amaçlı birçok önlem aldı ve yasaklar koydu. Bu süreçte Türkiye’de hayvanlar açısından alınan ya da alınmayan önlemler ilgili neler söylersiniz? Diğer ülkelere göre eksi ya da artı yanlarımız neler?

Bugünkü bilgilerimiz COVID-19’un sadece insandan insana geçen viral bir hastalık olduğu yönünde. Şu ana kadar evcil veya vahşi bir hayvandan insana geçtiği ile ilgili hiçbir bilgi yok. Ancak yarasadan kaplana, kediden köpeğe kadar birçok hayvan türü hastalık ile ilişkilenmeye çalışılıyor. İnsanoğlu her zaman olduğu gibi suçu kendinden başka diğer canlılarda arıyor. Maalesef toplumlarda genel eğilim bu tür spekülasyonlara inanmak yönünde. Bu sadece bizde değil tüm dünyada böyle.

“YANLIŞTAN DÖNÜLDÜ VE HAYVANSEVERLER RAHAT NEFES ALDI…”

Salgını kontrol altına almak için tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir takım yasaklar uygulanıyor. Bizde ilk sokağa çıkma yasağı kararı alındığında hayvanlar pek dikkate alınmadı. Gerçi aynı durumun insanlar için de geçerli olduğunu söylersek pek abartmış olmayız. Neyse biz konumuza dönelim evet kararlar alınırken evlerde ve sokaklarda yaşayan milyonlarca hayvan ve onlara bakan hayvansever olduğu unutuldu. Evlerdeki köpeklerin tuvalet ihtiyacı için sokağa çıkmaları gerektiği daha önemlisi sokaktaki canların aç kalacakları hiç düşünülmedi. Yasaklara uymayan birçok hayvansever cezalara maruz kaldı.  Oysaki en katı karantina kurallarını uygulayan medeni ülkelerde bile hayvanlar ve hayvanseverler için istisnalar uygulandı.  Neyse ki yapılan yanlıştan kısa sürede dönüldü de birçok hayvansever rahat nefes aldı.

“İLK AKLIMA GELEN KELİME ‘CEHALET”

– COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere inanarak dostlarını sokağa terk edenler olduğu söyleniyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

İlk aklıma gelen kelime “cehalet”. İnanılır gibi değil ancak direkt tanık olmasam da benzer haberleri ben de duydum. Ancak yalan yanlış uydurma haberlerden etkilenen birçok hayvanseverin ciddi derecede endişelendikleri de bir gerçek. Bu konuda birçok hastamdan telefon, mesaj aldım. Dünya Sağlık Örgütü dahil birçok ciddi saygın kuruluşun, evde sokakta kedi köpeklerin varlığının hastalıkla ilişkilendirilmesini gerektirecek hiçbir kanıtın bulunmadığını deklare etmelerine rağmen asılsız haberler çığ gibi yayıldı. Bunun nedenini günümüzde birçok insanın okuma alışkanlığını yitirmesine bağlıyorum.

“HAYVANLARDAN NEFRET EDEN İNSANIMSI CANLILAR VAR”

Daha doğrusu okuma ve okuduğunu anlama ile ilgili ciddi sıkıntılar var. Birçoğu yazılan herhangi bir yazının ilk birkaç satırını okuyup hemen fikir beyan etmeye haber yapmaya başlıyor. Ee okumuşu böyle olunca gerisini siz düşünün. Kedi köpeklerle ilgili yurt dışı kaynaklı çıkan haberlerin hemen hepsi az da olsa böyle bir olasılık (o da insandan kedi köpeğe COVID-19 geçebileceği) olduğu ama kanıtlanmış bir şeyin olmadığı yönünde. Bize bunun yansıması daha da farklı oluyor. Bir de gerçekten kötü niyetli, hayvanlardan nefret eden insanımsı canlılar var. Bunların her alanda olduğu gibi medyada da bulunduğunu düşünüyorum. Ellerine geçen her fırsatta hayvanları özellikle sokak hayvanlarını kötülemeyi iş edinenlere karşı biz hayvanseverlerin çok uyanık olmamız gerekiyor.

KedVet Derneği olarak bu yalan yanlış bilgilere karşı savaş açtık diyebilirim. Her platformda gücümüz yettiği kadar insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz. Birçok yayını okuyup anladıklarımızı toplumun genelinin anlayacağı dilde anlatmaya çalışıyoruz. Sizler gibi medyadaki hayvansever dostlarımız sayesinde sesimizi ne kadar çok insana duyurabilirsek o kadar mutlu olacağız.

e4add6de 39c8 4c75 b5b9 db21419171db

“KEDİ KÖPEK GİREN EVE DOKTOR GİRMİYOR!”

– ‘Kedi, köpek giren eve doktor girmiyor.’ Şeklinde bir cümleniz var yanılmıyorsak. Peki olası hastalıkların önüne geçmek için evcil dostlarımızın bize ne gibi destekleri olabilir?

Evet yanılmıyorsunuz. Bir atasözümüzü kedi köpeğe uyarladım, ama sadece kelime oyunu değil tamamen gerçek, yüzde yüz inandığım bir söz… Bunu sadece kendi yaşamım, çevrem, yaklaşık 30 yıllık mesleki tecrübeme dayanarak söylemiyorum. Bu sözümü destekleyen yüzlerce bilimsel makale var. Evcil hayvanların evde varlıkları bile bizi birçok hastalığa karşı koruyor. Bırakın korumayı birçok medeni ülke, kedileri ve köpekleri hastalıkların teşhis ve tedavilerinde yıllardır kullanıyor. Günümüzün özellikle bu koronalı günlerin en büyük probleminin stres olduğunu çok net biliyoruz, hatta bizzat yaşıyoruz. İşte bu stresin ilacı “doğal antidepresan” olan kedi köpeklerin girdikleri eve, doktorda, hastalıkta girmiyor. 

“BU KİTLENİN ONDA BİRİ HAREKET ETSE HAYVAN HAKLARI DİYE BİR SORUN KALMAZ!”

– Türkiye’deki hayvan dostları ve hayvan hakkı savunucuları sizce yeterince etkin mi? Diğer ülkelerle kıyasladığınızda nelerimiz eksik, nelerimiz tam?

Ülkemizde maalesef hayvan dostları ve hayvan hakkı savunucularının sosyal medya dışında etkin olduklarını söylemek pek mümkün değil. Yaklaşık 20 milyon kişi olduğunu düşündüğüm bu kitlenin onda biri ortak hareket etse hayvan hakları diye bir sorunumuz kalmaz. Belki bu düşünce şimdilik hayal ama zaman içinde olacağına inanıyorum. Çünkü, yeni nesil öncekilere oranla çok daha hayvansever. Diğer ülkelere göre eksiklerimiz saymakla bitmez, ama tam olanı söylemekle başlayalım. Biz onlara göre daha merhametliyiz, kısıtlı kaynaklarımıza rağmen daha yardımseveriz her şeyden öte onlar gibi öldürmenin çözüm olacağına inanmıyor, kesinlikle karşı çıkıyoruz. PETA ve daha birçok hayvan hakları örgütünün, ötenaziyi savunduğu, sözde medeni bir dünyada olmaktansa, eksiklerimizle kendi değerlerimizle var olmayı yeğlerim…

“VETERİNER HEKİMLER DE YETERİNCE ETKİN DEĞİLLER”

– Biliyorsunuz ki “Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi Yasa Teklifi” kapsamına veteriner hekimler alınmadı. Bu konuda bize neler söylersiniz? Veteriner hekimler sözlü ya da fiziki saldırıya maruz kalmıyor ya da korunmasına ihtiyaç görülmüyor mu? Teklifin ilk şeklinde neden böyle bir karar alındı?

Aynı hayvan dostları ve hayvan hakkı savunucuları gibi veteriner hekimler de yeterince etkin değiller. Meslek örgütleri yıllardır olması gerektiği gibi davranmıyorlar. Bırakın yeni kazanımları, var olan hakların bile yıllar içinde elimizden alınmasına sadece seyirci kalındı. Ülkemizde ilk kuruluşu 1842 yılında olan bu köklü ve kutsal mesleğin üyelerinin önce kendilerine saygı duymaları gerekiyor.

“MESLEĞİMİN GELECEĞİNE UMUTLA BAKMAK OLDUKÇA ZOR…”

– COVID-19 pandemisiyle birlikte; hastalığın ilk çıktığı ve kontrol altına alındığını ilk açıklayan ülke olan Çin başta olmak üzere birçok ülke bu süreçte veteriner hekimlerden yardım istedi. Türkiye’nin bu konudaki adımlarını nasıl buluyorsunuz? Bu süreçte tekrar gündeme gelen “Tek tıp, tek sağlık” konseptiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Çin ve diğer ülkeler olması gerektiği gibi veteriner hekimlerin bilgi birikimleri ve tecrübelerinden sonuna kadar istifade ediyorlar. Biz de ise böyle bir meslek, veteriner hekim bilim insanları yokmuş gibi davranılıyor. Olması gereken tabii ki tek tıp, tek sağlık ancak çoğu liseden bozma, sayıları her geçen gün artan 32 fakülte ile bırakın bugünü, mesleğimin geleceğine de umutla bakmak oldukça zor görünüyor.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Köpek ve İnsanına Bıçaklarla Saldırdılaröç

2 Köpek ve İnsanına Bıçaklarla Saldırdılar

Yuvasız Kalan Leylek için Yuva Yaptılaröç

Yuvasız Kalan Leylek için Yuva Yaptılar