in

Reklamları Geçiniz! Faytoncunun Eziyetinden Kurtarılan Atları İBB’nin Elinden Kim Kurtaracak?

Atlar, burnumuzun dibindeki Adalar’da tam 169 gündür tutsak ve doğalarına aykırı hapishane koşullarında acı çeke çeke ölüyorlar.

Neden tutsak olduklarını ne onlar biliyor ne de biz? #FaytonaBinmeAtlarÖlüyor kampanyası ile başladı her şey. 631 bin 400 kişinin 6 yıl süren mücadele ve protestoları sonuç verdi. Hep birlikte başardık, ADALARDA FAYTON DEVRİ SONA ERDİ, ATLAR ÖLDÜRÜLDÜ KALANLAR TUTSAK EDİLDİ!

Bu kampanyaya destek verirken hangimiz biliyorduk verdiğimiz imzanın onları yaşatmak için değil öldürmek için verilen bir imza olduğunu. İmzalayanlardan biri de benim. Ama bilmiyordum. Sanıyordum ki, bu kampanya ile devlet sorunu görecek, Adalar’a giderken faytona binenler de daha dikkatli ve faytoncuyu ikaz edici olacak, faytoncu da bu ikazlar sonucu daha özenli olacak. Devlet de  SİT alanı olan Adalar’ın  kanunen belirlenmiş tek ulaşım aracı faytonlarla ilgili düzenlemeler yapacak. HAKka ve HALKa hizmet için seçilmiş olan vekillerimizi eşitlik ve adalet ilkesine uygun olarak düzeni sağlamaları ve refahı arttırmaları için seçmiyor muyduk?

Ama öyle olmadı…

Gök rengi, gökyüzünün rengine benzeyen kırçıllı BÜYÜKADALI NAZLI
Gök rengi, gökyüzünün rengine benzeyen kırçıllı BÜYÜKADALI NAZLI

19 ARALIK SABAHI 82 ATIN İNFAZI BAŞLADI, BÜYÜKADALI NAZLI BU İNFAZDAN KAÇIP KURTULDU

Adalar’da düzenli olarak ruam testi yapılır, yapılması da gerekir. Ancak ruam yönetmeliğine uygun olarak, atın sahibinin bilgisi dahilinde. Hızlandırılmış test sonucuna göre 82 atın ruam olduğuna ve itlafına karar verildi.  19 Aralık sabahı infaz gerçekleştirildi.  Tan yeri ağarırken Kaymakam, İlçe Tarım Müdürü, Çevik Kuvvet polisleri ahırlara baskın yapar gibi girildi. Yollar, ormanın içi, her taraf polis kaynıyordu.

İtlaf da Ruam Yönetmeliği’ne aykırı yapıldı. Atlar bir birinin gözü önünde öldürüldü. Oysa ki  yönetmelik de itlafın nasıl olacağı da yazıyor. Bu atların içinden biri kaçmayı başardı. Adı NAZLI… Büyükadalı NAZLI… Arkasından ateş ettiler. Ama Büyükadalı NAZLI  kaçmayı başardı. Birkaç gün sonra ahırına geri döndü. NAZLI hala hayatta. Tabi bu tutsaklık sürecinde ölmediyse…  Oysa ki test sonucu ruam denilmişti! İtlaf memurlarının üzerinde koruyucu kıyafet de yoktu. Bu atlar gerçekten ruam değil miydi?

VALİ İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA YAPTI AMA SAVCILIK HAREKET GEÇMEDİ

Adalar’da atlar infaz edilirken 19 Aralık 2019’da İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, “Adalar’daki atların ruam hastalığı test sürecinin tamamlanabilmesi için faytonlara at koşulması 3 ay süreyle durduruldu. İzinsiz yapıldığı belirlenen ahırların yıkılmasına, Adalar’a ivedi olarak karantina ahırı kazandırılmasına karar verildi” açıklamasını yapıyordu.  Devletin valisi, işlenmekte olan ve geçmişte işlenen suçlarla ilgili itirafta bulunuyordu.

Ruam Yönetmeliği’ne  göre karantina sadece ruam çıkan atın ahırında, atın sahibinin bilgisi dahilinde, tüm karantina koşulları yerine getirilerek uygulanır,  ruam test süreci 20 günlük periyotlar halinde 3 kez tekrarlanır yani 1 ay sonunda ruam olan at  tüm atlar öldürülür. Ahır dezenfekte edilir ve ruam test süreci biter. Vali Yerlikaya ise atların 3 ay arabaya koşulmayacağını açıklayarak Ruam Yönetmeliği’ne aykırı davrandı. Sahiplerinin bilgisi dahili olmadan gece yarısı ahırlara baskın yapılır gibi test yapıldı. Karantina, ruam çıkan atın ahırında değil tüm Adalar’daki hasta ve hasta olmayan atları aynı ahıra alarak uygulandı. Tüm bunları yaparak vali suç işledi. Vali açıklamasında, ahırların kaçak olduğunu açıkladı. En büyük adanın büyüklüğü 5.4 km2 olan Adalar’da yerel yönetimlerin kaçak yapılaşmaya göz yumduğunun ihbarını yaptı.  Aynı zamanda da, 1800’e yakın atın bulunduğu Adalar’da karantina ahırı olmadığını da ihbar etti. Ancak savcılık hiçbiri için harekete geçmedi.

Ruam, devletin kurumlarının tedbir alması gereken zoonoz bir hastalıktır. Dünyada, devlet kurumlarının aldığı tedbirlerden dolayı ortadan kalkan da bir hastalıktır aynı zamanda.  Yani ortada mücbir (önüne geçilmesi elde olmayan, istencin dışında oluşan durum)  bir sebep vardır. Ve bu durumdan zarar gören kişilerin zararları devlet tarafından karşılanmak durumundadır. Ancak valiliğin ‘keyfi karantinası’nda arabacının at koşmadığı günlerin kaybını karşılayan herhangi bir parasal destek sağlanmadı.  Zoonoz olan hayvan ölümlerinde devlet 3.000 TL öder. Ruam diye öldürülen at sahiplerine bu ücret ödendi sadece.

SEN BİZİM KAHRAMANIMIZDIN EKREM ABİ,  HANİ HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAKTI!

Bu ülkede karar vericiler gaflet, delalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler. Ama biz atlar adada ve hayatta kalana kadar asla vazgeçmeyeceğiz.

Ardından İBB devreye girdi. Faytonları ve atları satın alacağını açıkladı. “Adalar’da 277 tescilli fayton plakasının 300’er binden, fayton başına 6 atın da 4’er bin’den İBB’ce satın alınması, faytoncu ailelerinden bir kişinin İBB’de işe yerleştirilmesi ve ulaşımın elektrikli araçla yapılması UKOME’de kararlaştırılmıştır. “Atlar veteriner hekim kontrolünde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın doğal yaşam alanlarına bırakılacak” açıklaması yapıldı. 16 milyon İstanbullunun kahramanı Ekrem Abi onların özgürlüğü için zalim faytoncuya 90 milyon lira ödemişti. Her şey çok güzel olacaktı. Atlara Adalar’da özgürce koşacaklardı! Hem kahramanların atları yok muydu? Ekrem Abinin ise 1.370 atı vardı.

İBB bunu 16 Ocak’da açıkladı ancak satın alma gerçekleşmediği için sahipsiz kalan atlara ne İBB baktı ne de sahipleri… İnsaflı birkaç faytoncunun merhametine bırakıldılar. Beslenme, barınma ve dinlenme koşullarına aykırı olan ahırlarda açlık, susuzluk ve pislik içinde hızla ölmeye başladılar. Atlar Adalar’da kaldı. Vali Yerlikaya’nın açıklamasındaki o kaçak ahırlar yıkılıp yerine modern ahırlara ve karantina ahırları da yapılmadı. Ama, İBB artık 1.370 atla atçılık camiasının en büyük aktörüydü. Muhakkak ki, Ekrem Abi bunları düzeltecekti. Ama bir şeyler tuhaftı. Atlar; açlık, susuzluk ve pislik içinde ölüyordu. Ekrem İmamoğlu 4 Mart’ta Adalar’da kullanılacak elektrikli araçları satın aldığını açıkladı. 9 Mart’taki İBB Meclis toplantısın İBB Veteriner Hizmetlerinin hazırladığı şu öneriyi sundu; “Atların, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi hizmetlerinde kullanılmak üzere yetiştiricilere, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, yetiştirici birlikleri, kooperatifler, meslek odaları, dernek gibi tüzel kişiliklere, şahıslara bedelsiz sahiplendirilmesi.”

ATLAR, ADALAR’DAKİ ATLAR İÇİN DE KOŞUYOR HER AY İBB’YE 300.000 TL GÖNDERİYOR

Bu atlar daha zor koşullarda ve at veteriner hekiminin dahi olmadığı yerlere BEDAVA sahiplendirilecektiyse neden 90 milyon TL verdik? Bu parayı zalim faytoncuya vererek atların özgürlüklerini satın almamış mıydık Ekrem Abi? 90 milyonu zalim faytoncuya vermek yerine atlar için Adalar’da şahane ahırlar ve padok alanları yapsaydık. Faytona da düzenleme getirseydik, kamu kaynağını daha doğru kullanmış olmaz mıydık? Zaten hipodromdaki atlar onlar için de koşmuyor muydu? Her ay anne, babaları ya da kuzenleri olan Adalar’daki atlar  için İBB’ye 300 bin TL göndermiyorlar mıydı? TJK’nın İstanbul gelirlerinin %5’i eğlence vergisi olarak İBB’ye ödenmiyor muydu?

Hiç kimse sahiplenmediği için bu atlar faytona düşmüştü. Faytona düşen atı sahiplendirme fikrini öne süren kişi hala belediyede çalışıyor mu merak ediyorum doğrusu.

Vali Ali Yerlikaya, 19 Mart’ta İstanbullunun atını ikinci kez keyfi olarak 3 ay karantinaya aldığını açıkladı.  90 milyon TL vererek satın alıp sahiplenen İstanbullu ve İBB, atlarımız üzerinde karar veren kişi İstanbul Valisi!

Sebep?

EKREM ABİ  SEN ARTIK  BİZİM KAHRAMANIMIZ DEĞİLSİN 

Atlara ölürken İBB reklam filmi çekiyor sosyal medya hesaplarından yayınlıyordu. O filmlerdeki atlar hepimizin hayal ettiği gibi dörtnala özgürlüğe koşuyorlardı. Ama bir şeyler tuhaf görünüyordu. Evet 5 ay içinde 203 at ölmüştü ama hala 1167 at vardı. Reklam filminde görünen Yörükali’deki havalandırma alanındaki 20 at. Bir de İSPARK ahırının yanındaki havalandırma alanından drone ile çekilen 20’ye yakın attı. Geri kalan 1127 at neredeydi? Çünkü atın en az 10-15 saat hareket etmesi gerekir. Diğer atlar neredeydi?

1 Haziran’da At Veteriner Hekim Ayşe Yetiş’le Büyükada’ya gittik. İlkin Yörükali’ye çıktık. Derme çatma barakaların içinde 1 metre iple bağlı kısrak ve yanında tayı, onun yanında ipi bağlı olmamasına rağmen hareket etmeyen bir at gördük. Dikkatli bakınca anlaşıldı ki sakatlanmış.

Nalbant görmeyen ve törpülenmeyen tırnakları ile yürümek bir işkence. Diğer tarafta benzer durumda olan başka atlar. Ahırlar pis, atlar pislik içinde hasta ve sakat. Barakalardan çıkıyoruz, İBB’nin reklam filmini çektiği platoyu ve başrol oyuncusu atları görüyoruz. Barakaların karşısında, özel bir arazinin içinde dolaşıyorlar, özgürce koşuyorlar. 18 ya da 20 civarındalar. Yörükali’de toplamda 94 at olduğu söylendi. Ve biz, ait olduğumuz insan türünden utanarak İSPARK ahırına gitmek üzere yola koyulduk. İSPARK ahırına giremedik. İzin almak gerekiyormuş. İstanbullu olarak 90 milyon TL’ye satın alarak sahiplendiğimiz kendi atlarımızı görmek için vekilimizden ve çalışanlarımızdan izin almak durumundaymışız! Oradan ayrıldık ve Aya Nikola’ya geldik.

BU ATLAR YUNAN ADALARINDA DEĞİL  LÜTFEN GİDİP ATINIZ NE HALDE GÖRÜN

Buradaki durum anlatılamayacak kadar kötü. Gidip kendiniz görün. Bir cana bu kadar eziyet etmek için o insanın, kendi dünyasında kendini mazlum ilan edip o dünyadan çıktığı anda da zalim olması gerek.  Hayatı boyunca gerçek anlamda hiç sevmemiş, hiç sevilmemiş olması gerek. Değersizlik ve yokluk bilinci ile büyümüş olması gerek…

Bu ahırlarda değil at, fareyi bağlasanız durmaz. Çadırlardan ahır yapmışlar!!! Atlar inek gibi yan yana bağlanmışlar. 400-500 kiloluk hayvanlar 1 m genişliğinde bir alanda ayakta duruyorlar. Yatmak isteseler yatamazlar. Önlerinde demir yem üniteleri. Ayağı çarptığı anda sakat kalır.

Yatacak yer olmadığı için sakat ayağının üzerine acı çeke çeke basan, tendonu yırtıldığı için ayakta duramayıp o daracık alanda yatan, nalbant görmediği için palet gibi uzayan tırnaklar üzerinde yürümeye çalışan atlar gördük.

Sevgili İstanbullular; Adalar Yunanistan’da değil. En fazla 45 dakika mesafede. Bostancı’dan 30 dakika. Gidiş dönüş 20 TL. Bu atlar bizim, İstanbullunun. Lütfen gidip atınıza sahip çıkın. Nasıl bakıldığını gözünüzle görün.  Hayırsızada’da köpeklere yapılan neyse Adalar’da atlara yapılan da otur. İstanbullu olarak ikinci bir utanca yerimiz yok. Biz, Hayırsızada’da inim inim inleyerek ölen köpeklerle utanç limitimizi doldurduk. Bu yüzden tüm kalbimle inanıyorum ki; Hayırsızada’daki köpek soykırımını durduramayan İstanbullu at soykırımını durduracak. Atlar Ada’da ve hayatta kalacak. İşte o gün, atların katledildiği o yerde, öldürülen tüm atların anısına 82’inci atın yani Büyükadalı NAZLI’nın  heykelini dikeceğiz. Gök rengi, gökyüzünün rengine benzeyen kırçıllı NAZLI’nın heykelini.

#AtlarAdadaveHayattaKalacak Nokta.

Yazının içerisinde bulunan bilgiler için kaynakça: 

https://faytonabinmeatlaroluyor.wordpress.com/

https://www.change.org/p/hep-birlikte-ba%C5%9Fard%C4%B1k-adalar-da-fayton-devri-sona-erdi-631-400-imza-6-y%C4%B1l-s%C3%BCren-m%C3%BCcadele-ve-protestolar-sonu%C3%A7-verdi-faytonsuzistanbul

https://www.ajanimo.com/karantina-altindaki-atlar-insanlik-disi-kosullarda-tutsak-vaziyettedir/

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/12/20111222-11.htm

https://www.ajanimo.com/veteriner-hekim-ayse-yetis-yanlis-beslenme-ve-hareketsizlik-atlari-oldurur/

https://www.ajanimo.com/adalardaki-atlar-ruamdan-degil-valiligin-keyfi-karantinasinda-oluyor/

https://www.ajanimo.com/ibb-meclisinde-onaylandi-faytonlari-ibb-satin-alacak-atlar-ozgur-olacak/

https://adalarinatlari.wordpress.com/2020/02/03/gercegini-konusacagiz-her-seyin/

https://www.ajanimo.com/adalarda-kullanilacak-olan-elektrikli-araclar-belli-oldu/

https://www.ajanimo.com/ibbden-adali-atlari-sahiplendirme-karari-kelle-fiyatina-hurriyet-esirlik-bedava/

https://www.ajanimo.com/ibbnin-atlari-bedava-sahiplendirme-kararina-atcilardan-cevap-geldi/

https://www.ajanimo.com/ibb-genel-sekreter-yardimcisi-orhan-demirden-halki-panige-surukleyen-skandal-ruam-aciklamasi/

https://www.ajanimo.com/prof-dr-tahsin-yesildere-ruam-toprakta-yasadigi-icin-degil-merkezi-ve-yerel-yonetimler-yuzunden-var/

https://www.ajanimo.com/doc-dr-funda-yildirim-ruam-bakterisinin-uzun-sure-toprakta-kalabilmesi-soz-konusu-degildir/

https://www.ajanimo.com/tarihin-yuz-kizartan-kopek-surgunu-hayirsiz-adada-olume-terkedilen-80-bin-kopegin-hikayesi/

https://www.medicalpark.com.tr/ruam-hastaligi/hg-2253

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/ruam-hastaligi-nedir-ve-insanlara-bulasir-mi-41404845

 

 

Karantina Tedbirleri Sayesinde Dikenli Denizatları Yuvalarına Geri Döndü

Polis Fark Etti , İtfaiye Kurtardı