Prof. Dr. Tahsin Yeşildere: Ruam Toprakta Yaşadığı İçin Değil, Merkezi ve Yerel Yönetimler Yüzünden Var

İBB Ulaşımından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Adalar’ın atlarının sahiplendirilmesi için kurulan komisyonun başkanı olan Orhan Demir, konuk olduğu radyo programında “Adalar’daki atların oradan uzaklaştırılma sebebi ruam. Bu hastalığın sporları 30 sene toprakta kalarak başka atlara bulaşabiliyor” şeklinde açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin dünya çapındaki saygın veteriner hekimlerden biri olan Pataloji Uzmanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere Demir’in bu sözlerini talihsiz bir açıklama olarak nitelendirdi ve “ruam etkeninin 30 yıl toprakta yaşadığını söylemek yıllardır hastalığı eradike edemeyenlerin mazereti olamaz. Hiçbir bilimsel veriye dayanmayan bu açıklama talihsiz olmuştur.” diye ekledi.

Kuş gribinin ilk teşhisi eden,  Gülhane’deki hayvanat bahçesinde bulunan aslanların ruam olduğunun teşhisini dünyada ilk olarak ortaya koyan Türkiye’nin sayılı saygın veteriner hekimlerden biri olan patolog Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, Orhan Demir’in açıklamalarını talihsizlik olarak yorumladı ve şunları söyledi: “Kendi ayıplarını toprakla örtmeye çalışıyorlar ancak beyhude bir çaba. Çünkü bu ayıbı toprak örtmez. Gelişmiş ülkelerde ruam hastalığının hiç gözlenmemesi ve nasıl yok edildiği konularını araştırsalar toprağı bahane etmezler. Gelişmiş ülkeler hastalığı eradike etmişler. Ülkemizde ise yıllardır söylediğimiz halde bilimsel çalışmalar ve hayvan refahı kuralları, biyogüvenlik uygulamalarını koruyucu veteriner hekimlik uygulamalarını etkin biçimde yapamayanlar bu mazeretin arkasına sığınmasınlar. Ruam hastalığı etkeninin 30 yıl toprakta kaldığına ilişkin hiçbir bilgi yoktur.  Ruam etkeni nemli ve karanlık ortamları sever belki aylarca kalabilir ama bulaş için önemli değildir. 60 derecede yok olur. Direkt temas ile bulaşabilen ve daha çok seyisler, veteriner hekimler, hayvan bakıcılarına bulaşan zoonoz bir hastalıktır.  Ancak uzun yıllar toprakta kaldığını söylemek bu şekilde sanki biz bu hastalıktan kurtulamayız algısı yaratmak gerçekten çok talihsiz bir açıklamadır. Ruam, COVİD-19 gibi değil. Atın burun ve ağız salyası ile bulaşan bu nedenle de çok yakın temas ile geçebilen bir hastalık.  Dünyada artık ruamdan söz edilmiyor. Türkiye’de hala ruamın olmasının sebebi;  Tarım Bakanlığı, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri ile yerel yönetimlerdir. Kendi ayıplarını toprakla örtmeye çalışmaları çok daha büyük bir ayıp olmuştur. İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı yaptığım dönemde de ruamın Türkiye’de de söz edilmemesi için koruyucu veteriner hekimlik uygulamalarının hayata geçirilmesini önerdik.  Atların düzenli olarak ruam testlerinin yapılması gerektiğini, dışarıdan kontrolsüz at giriş çıkışının olmaması gerektiğini söyledik. Dünya bu şekilde ruamı bitirdi.”

 

Ruamın Sorumlusu Merkezi ve Yerel Yönetimlerdir

Bu ülkede hala ruamın olmasını  Türkiye’nin yüz karası olarak ifade eden Tahsin Yeşildere, koruyucu hekimlik yaparak ruamı bitirmenin mümkün olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti.  “Ruamın sorumlusu gerekli önlemleri almayan merkezi ve yerel yönetimlerdir.  Adalar’daki ruamı, kolay bir şekilde bitirmek mümkündü. Yapılması gerekenler; Adalar’a at giriş çıkışını kontrol altın almak, Tarım Bakanlığı bünyesinde veteriner hekimlik teşkilatının kurulması ve il ve ilçelerde müdürlük bazında veteriner hekimlerden oluşan bir teşkilat kurmak, yani sadece ruam değil söz konusu hayvan hastalıkları ve ruam gibi zoonoz hastalıkların ülke çapında eradike edilmesini sağlamak için bu olmazsa olmaz bir taleptir, tüm gelişmiş AB ülkelerinde olduğu gibi.  Adalar’da bir at hastanesi kurmak ve düzenli olarak atlara ruam testi yapmak. Ayrıca modern hayvan refahına uygun at ahırları yapmak gereklidir.1980 sonrasında Tarım Bakanlığının bünyesinde olana veteriner hekimlerden oluşan teşkilatın dağıtılması ile birlikte; şarbon, kuduz, şarbon, kuş gribi,  kırım Kongo kanamalı ateşi, leişmaniasis  tüberküloz  ve ruam  gibi birçok zoonoz hastalıklar yeniden görülmeye başlandı. Veteriner hekim bakanlıkta büro elemanı oldu. Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın reorganizasyona gitmesi lazım. Veteriner hekimleri büroya hapsederek ya da enstitüleri kapatarak zoonoz hastalıklarla  mücadele edilemez. Tek sağlık, tek tıp yani multidisipliner örgütlenip etkin bir mücadele ve koruyucu hekimlik ile bu hastalığı tarihin tozlu raflarına kaldırmak mümkün olabilir. Ruam hastalığı atların kaderi değildir. Devletin yerel yönetimin ihmalkarlığı ve gerekli bilimsel ve uygulamalı çalışmaları bugüne kadar yapmamış olmaları ve at sahiplerinin eğitimsizliği sonucu bu güzel hayvanların toplu ölümlerini görmek üzücüdür gerek hayvan hakları gerekse hayvan yaşamını yok saymaktır. Adadaki atların geleceği de bu çerçevede insani boyutu ile ve hayvan refahı kuralları ve birlikte yaşamın sağlanması kaçınılmazdır.”

Ne Olmuştu?

İBB Ulaşımından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Adalar’ın atlarının sahiplendirilmesi için kurulan komisyonun başkanı Orhan Demir’in Açık Radyo’daki konuk olduğu Dünyanın Mirası Adalar isimli programda kendisine yöneltilen “İstanbul Valisi Adalar’da tek bir atlı fayton kalmayacak dedi. Siz de aynı fikirde misiniz?” sorusuna şu yanıtı vermişti:

“Adalar’daki atların oradan uzaklaştırılma sebebi ruam hastalığı ve ruam hastalığı öyle bir hastalık ki, veteriner hekimler ve bilim insanlarıyla konuştuğumuz zaman söyledikleri şu; ruamın sporları çok uzun yıllar yaşıyor. Yani 30 sene yaşayan bir ruam sporundan bahsediyoruz ve toprakta da yaşayabiliyor. Bütün atları oradan uzaklaştırdığınızı düşünün. 25 sene sonra hiç hasta olmayan atları oraya geri getirdiğini zaman toprakta kalan sporlar nedeniyle o atların tekrar ruam hastalığına yakalanma ihtimalleri çok yüksek. Ve İstanbul ruam hastalığı nedeniyle uluslararası arenada işaretlenmiş durumda. Bu atlar İstanbul içerisinde başka bir yere nakledilseler bile, İstanbul’un ruam işareti ne yazık ki kalacak. Dolayısıyla bir yandan da bunu da sağlamaya çalışıyoruz.

Yani bu atların uzaklaştırılma nedeni aslında hastalığın önlenmesi. Zaten şu anda hepsinin testleri yapılıyor ve hasta olan at yok şu anda. Ama tekrar hastalanma ihtimalleri çok çok yüksek. Bize söylenen ise bundan önce her sene Adalar’da 100-150 atın ruamdan öldüğü.”

Prof. Dr Tahsin Yeşildere Kimdir?

1975 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Kürsüsü ’ne asistan olmuştur. 1976 yılında 1 ay süreyle İngiltere Leeds Üniversitesi’ne bilgi-görgü arttırmak üzere gitmiştir. 1976 yılında askerlik görevini tamamlamıştır. 1978 yılında doktorasının bir bölümünü tamamlamak üzere 1 yıl süre ile İtalyan Hükümetinin verdiği bursu kazanarak İtalya’nın Messina Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne gitmiştir. 1980 yılında Veteriner Patoloji Dalında Doktor ünvanı almıştır. 1981 yılında TÜBİTAK – NATO bursu kazanmış ve 6 ay süre ile İtalya Messina Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne gitmiştir.

1982 yılında bir ay süre ile Münih, Viyana, Zürih Veteriner Fakülteleri’nde inceleme yapmıştır. 1983 yılında Yard. Doç. Dr. olmuştur. 1984 -1985 yıllarında Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde patoloji dersleri vermiştir. 1985 – 1987 yılları arasında İtalyan Hükümetinin davetlisi olarak Messina Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde “Genital Patoloji” dersleri vermek ve araştırma yapmak üzere iki yıl süre ile İtalya’ya gitmiştir. 1988 yılında Veteriner Fakültesi Patoloji Bilim dalında Doçent unvanı almış ve kadroya atanmıştır. 1993’te Profesör olmuştur. 1994 yılında itibaren Patoloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürütmüştür. Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği ve Fakülte Kurulu Üyeliği yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Senatosu’nda bir dönem senatör olarak görev yapmıştır.

1994 yılında İngiltere’nin Bristol Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile bir projeye başlamış ve her yıl birer ay bu fakülteye çalışma yapmak üzere gitmiştir. 1995 yılında Münih Ludwig Max. Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile bir projeye başlamış ve Almanya’ya gitmiştir. 14.Dünya Veteriner Tavukçuluk Kongresi Düzenleme Kurulu üyesidir. Ayrıca birçok ulusal kongre düzenleme kurul üyeliği yapmıştır. Ayrıca Türkiye’de ilk kez Animal Welfare konusunda uluslararası STK ve Bristol Üniversitesi ile ortaklaşa projeler yürütmüş ve station index e giren önemli bir dergide yayınlanmıştır.

Prof. Dr. Tahsin Yeşildere’nin 72 adet yurtiçi ve yurtdışı Araştırma Makalesi bulunmaktadır. Bu eserlerinden 19’unu ulusal ve uluslararası kongrelerde tebliğ etmiş 6 eserini poster olarak tartışmaya açmıştır. İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. Evli ve bir kız çocuğuna sahiptir

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir’den Halkı Paniğe Sürükleyen Skandal Ruam Açıklaması…

Tilkilerin Kalp Eriten Fotoğrafları

Motora Sıkışan Kedi Jandarma’nın Yol Kontrolünde Fark Edildi