Özel Röportaj: Hayvanlarda ‘Annelik’ ve ‘Gebelik Dönemleri

“Annelik” yalnızca insan türüne özgü bir kavram değil… Hayvanlar da insanlardakine benzer bir annelik içgüdüsü ile yaşıyor ve zorluklarına göğüs görüyor. Anneler günü vesilesi ile Veteriner Davranış Uzmanı ve Veteriner Hekim Gökhan Durukan ile hayvanlarda annelik psikolojisini ve evcil hayvanların gebelik dönemlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk. Sorularımıza detaylı bir şekilde cevap veren Durukan son olarak hayvanlardan özür diledi…

Anneliğin yalnızca insanlara özgür bir içgüdü olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hayvanlar da annelik içgüdüsüyle yaşar, hatta yavrularından erken dönemde koparıldıkları takdirde; saldırganlık, ayrılık kaygı bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu gibi çok çeşitli psikolojik ve davranış bozuklukları yaşayabilir.

Ajanimo.com olarak; hayvanlardaki gebelik sürecini, annelik psikolojisini, anne yavru ilişkisini, gebelik süreçlerinde onlara nasıl davranılması gerektiğini ve daha birçok noktayı Veteriner Hekim (Dvm), Veteriner Davranış Uzmanı (MSc) Gökhan Durukan ile konuştuk.

Hayvanlardaki ‘annelik’ psikolojisinin insanlardaki ile arasında ne gibi farklar var?

Hayvanlardaki annelik durumu fizyolojik bir doğum sonrası hormonel değişimler nedeniyle ortaya çıkan ve hormonel etkilere bağlı olarak sonlanan bir süreç. Hayvanlarda temel olarak annelik ilişkileri köpeklerde doğumdan sonraki 8. Haftaya kadar meme emme dönemi bitmesiyle, kedilerde de 7 hafta itibariyle emme dönemi ortalama olarak sonlanmaktadır. Buna ek olarak köpekler ortalama 12. haftaya kadar kediler de 9. Haftaya kadar anneden kısmı olarak uzaklaşmaya başlayarak bu belirtilen haftaların sonunda anneyle bağını koparır. Yani temel olarak canlının kendi başına beslenebilir olmasıyla ve rahatlıkla gıda yiyebilme yeteneğini kazanmasıyla anneye bağımlılığı azalır ve sonlanabilir hale gelir. Yani hayvanlarda bu süreç fiziksel yeterliliğin etrafında şekillenen ve sonlanan bir süreçtir. Yavru bebeklik dönemini aştıktan sonra anne için o yavru artık sıradan bir bireydir. Bu da temel olarak tamamen hormonel ve fizyolojik değişimler yeterli hale gelince sonlandığı için sosyal bir annelikten ziyade güdüsel bir anne-yavru ilişkisi mevcuttur.

Hayvanlar sadece soyunun devamı için mi ürerler, yavrularıyla aralarında sevgi anlamında nasıl bir bağ vardır?

Bu konuda hayvanların ne amaçla ürediğine dair herhangi bir bilimsel çalışma mevcut değil. O nedenle sadece çıkarımlar ve gözlemlerden yola çıkarak cevaplamayacağım. Hayvanlar soy devamı gibi uzun vadeli planlar yaptığına dair de bir bilgimiz yok ya da böyle bir sevgi ihtiyacı amacıyla yaptıklarına dair de veri yok. Fakat elimizdeki en önemli veri, hayvanlar da çevresel şartlara, fizyolojik durumlarına göre bazı hormonel değişimler nedeniyle üreme için tür içi karşı cinsle çiftleşme ihtiyacı amacıyla yoğun olarak motivasyonel şartları sağladığını belirten çalışmalar şu an için elimizdeki en önemli veri.

ANNESİNDEN ERKEN KOPARILAN YAVRU PSİKOLOJİK BOZUKLUK GÖRÜLEBİLİR

Bazı annelerin yavruları insanlar tarafından alınıyor ya da hayatını kaybediyor. Sahiplenme için uygun zaman nedir? Annelik sürecini tamamlayamayan bir hayvanın psikolojisi nasıl etkilenir?

Çok güzel bir soru, köpeklerin mutlaka 12. Haftaya kadar, kedilerin de 9. Haftaya kadar yaşantılarının çoğunluğunu anneleri ve kardeşleriyle geçirmesi hayatının geri kalanı için çok önemli. Bu nedenle önerimiz, belirttiğimiz süre içinde anneden ayırmak hayvanlarda saldırganlık, ayrılık kaygı bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu vs gibi çok çeşitli psikolojik bozukluk ve davranış bozukluğu görülmesine yatkınlık artmaktadır. Önerim bu süre içinde kesinlikle yavruyu anneden ayırmadan, sadece annenin yanında yavru kedi/köpekle vakit geçirmek olmalı ve bu sürenin sonrasında bebeği almak kesinlikle zihinsel sağlığın korunması için önemlidir. Annede de özellikle emzirme döneminin erken kesilmesi de travmatik oluyor, annelerde kaynak koruma ilişkili insan saldırganlığı, travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik sorunlara ek olarak devam eden hormonel etki nedeniyle memeden sütün boşalamaması nedeniyle de enfeksiyonlar da sağlığını bozacaktır.

GEBELİKTE YAŞADIKLARI STRES, DÜŞÜĞE YA DA DEPROSYANA NEDEN OLABİLİR

Gebelik sürecinde kedi ya da köpeklere nasıl davranmalıyız?

Gebelik hem anne için hem de yavru için çok kritik fizyolojik sürecin önemli bir başlangıcı, memelilerde gebelik döneminin farklı dönemlerinde yaşanan stres sorunları annede abortus(düşüğe), depresyona, ayrılık kaygı bozukluğuna neden olabilir, ama fetüsün etkilenmesi çok daha dramatiktir. Çünkü hayatının erken döneminde annenin stresi, fetüsü çok daha yoğun etkiler. Gebelik döneminde strese maruz kalan farelerin yavruları, insanlardaki otizme benzer davranışlar ve patofizyoloji görülmektedir, kortekste kalınlaşma, beyin kütlesinin fazlalaşması, sinaptik bağlantılarda bozukluk, nöron artışı, nöronal göç bozukluğu, frontotemporoparetial disfonksiyon gibi patofizyolojiler ve öğrenme güçlüğü, duyarsızlaşma sorunları, sosyal etkileşimlerde yetersizlik ve sorunlar, sosyal fobi gibi davranışlar görülüyor. Buna benzer sorunları kedi ve köpek yavrularında da görebilmek mümkün. Bu nedenle annenin stresten, cezadan, boğam ve elektrikli tasma gibi uygunsuz eğitim uygulamalarından arındırmak, rahatsız olduğu ortamlara maruz kalmasından mümkün olduğunca korumak, korku, fobi ve kaygıları varsa onları düşünerek, bu tarz onu rahatsız edecek canlı, etkileşim ve olaylardan korunmasını sağlamak ve kalabalık, çok sesi ortamlardan korunması çok önemlidir. Mümkün olduğunca doğru beslenme de psikolojiyi olumlu etkiler, çünkü yanlış beslenme, beslenme kısıtlılığı da strese yol açacaktır. Gebelik döneminde kendini rahatlatmasına imkan sağlayacak oyuncaklar, çiğneme ve kemirme materyalleri, onu rahat ettirecek yatma alanı, özellikle polar ya da tüylü nesneler, kediler için saklanma ve dinlenme alanlarının uygun olarak sağlanması ve klasik müzik, doğa sesleri gibi seslerin hayvanları rahatlatmaya destek olduğunu biliyoruz.

Doğum sonrasında anne ve yavrusunun ilişkisine zarar vermemek için nelere dikkat etmeliyiz?

Anneyi ve yavruyu rahatsız edecek tüm durumlardan sakınmalıyız, onların özel anı olan emzirmeyi, tımarlanmayı, uykuyu kesinlikel rahatça yapabilmesine imkan sağlamalıyız, annenin sütün memeye rahatça indirebilmesi için sessiz, sakin, loş ve uygun sıcaklıktaki alanı onlara sağlamalıyız, anne tuvalete vs gittiğinde bebekleri rahatsız etmeden ortamı kokusuz bir şekilde temizlemeliyiz, temizlik için ağır kokular ve rahatsız edici şekilde yoğun makinalar kullanılmamalı.

Zaten çok doğal akışında olan bir süreç ne annenin ne de yavruların davranışlarını kısıtlamayıp, rahatça yapabilmelerine imkan sağladığımızda kendiliğinden olumlu bir şekilde tamamlanacaktır.

Kedi ya da köpek yavrusunu ne zaman sütten kesmeliyiz ya da dışarıdan bir müdahalede bulunmalı mıyız?

Kesinlikle anne, ne zamanki bebeklerin dişleri, meme ucunu yaralayacak kadar gelişene kadar süt emmesine izin verecek, zaten yine bebeklerin dişleri acıtır hale geldiğinde anne bunu kendi yöntemiyle yavruya zarar vermeden ona durmasını gerektiğini öğretecek. Ama biz ne dedik, zaten bunun üzerine de yavru anneyle vakit geçirecek ki, reddedilmeyi, ne zaman durması gerektiğini, nasıl yaklaşacağını, ısırma inhibisyonu dediğimiz, çenesini kontrol etmeyi öğrensin. Bu sürece yukarıdaki sorularda belirttiğimiz köpekte 12, kedide 9 haftalara kadar insan sadece onların temizliği, yemeğin suyun yenilenmesi vs gibi sadece yardımcı olmalı, kesinlikle müdahale bulunmamalı.

Sadece bazı durumlarda annede yaşanan hormonel sorunlara ya da medikal/psikolojik sorunlar nedeniyle yavruyu emzirmeme, yavruların emme güçlüğü, yavruyu reddetme, yavru yeme ya da öldürme vs gibi durumlardan şüphelenilirse, veteriner hekimlerinden bu konuda profesyonel destek alarak hareket etmeleri gerekir.

Kedi ve köpeklerimizin gebelik dönemlerinde ve sonrasında (emzirme dönemlerinde) beslenmelerinde nelere dikkat etmeliyiz?

Psikolojik açıdan bakacak olursak, yapılması gereken türün yani kedi ya da köpeğin normal beslenme davranışına uygun şekilde beslenme yapılmasına olanak sağlanması. Annenin ya da yavruların normal beslenmesini yapmasını için yeterli miktar gıdayı ve suyu sağlaması, bunların temizliğine dikkat edilmesi, mümkünse yavrulara uygun beslenme oyuncaklarıyla beslenmelerini sağlarsak, bu hayvanların ileride çok daha strese dirençli, sorun çözme kapasitesi yüksek yavrular oluşmasına destek oluruz. Beslenmenin diğer önemli bir yönü ise nörofizyolojik ve anatomik gelişimin en yoğun olduğu doğum sonrası ilk aylarda kesinlikle bebekler için dengeli ve yeterli bir profesyonel diyet tercih edilmesidir.

Tuvalet düzenin bozacak ya da tuvaletini kontrol edemiyor diye yemeği, suyu kısıtlamak çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Tat duyularını geliştirmek için de gün içinde ya da farklı günlerde farklı içerikleri ihtiva eden gıdalar kullanmalarını da öneririm.

HAYVANLARDA YALANCI GEBELİK NEDİR?

Kedi köpeklerde yalancı gebelik belirtileri nelerdir, neden oluşur? Bu süreçte nelere dikkat etmeliyiz, tedavi etmek mümkün müdür?

Yalancı gebelik memelilerde belirlenebilen net bir nedene dayalı olmayan, psikosomatik bir durumdur. Yani canlının hem davranışlarını hem de hormonlarını(fizyolojisini) etkilemektedir. Çoğunlukla psikolojik nedenlerle ortaya çıktığı konusunda genel bir kanı vardır ve fakat oluşum mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Çoğunlukla eşya saklama, kazıma, kaçınma vb davranışlar oluşturması nedeniyle aynı davranışların stres belirtisi davranışlar olduğunu bildiğimiz için stres ilişkili olduğunu söylemek hatalı olmayacaktır. Bunun için tedavisi de bireysel olarak stres yaratan durumların belirlenerek canlıyı bu stres faktörlerinden korumak ve yaşadığı psikolojik ve medikal semptomlara yönelik semptomatik tedavi önerilmektedir.

Kendi deneyimlerimden, yoğun stres sorunu yaşayan özellikle köpeklerde nadir olarak da kedilerde, stres, anksiyete, kaygı gibi psikolojik sorunları rahatlatıldığında yalancı gebelik semptomlarının tekrarlamadığını söyleyebilirim.

“ÖNLEYEMEDİĞİMİZ İÇİN HAYVANLARDAN ÖZÜR DİLERİM”

Sorularımız dışında, önemli gördüğünüz ya da eklemek istediğiniz bir nokta var mı?

Güzel sorularınız için teşekkür ederim. Anne olmanın nedeni ne olursa olsun, çok önemli bir süreç, gebelikten yavrular emzirmeyi bitirene kadar ciddi ve yoğun bir emek gerektiriyor. Bu nedenle her annenin yavrusunu sorunsuzca büyütmesine imkan verilmesi en büyük temennim.

Fakat özellikle üretim merkezlerinde, merdiven altı yerlerde dişi hayvanların maddi nedenlerle yetişkinlikten önce gebe bıraktırılması, makine gibi kullanılarak fizyolojik yenilenmeye izin verilmeden gebe bırakılması, satış için yavruların anneden koparılıp satılması vs. gibi üreme güdüsünün insanlar eliyle kötüye kullanılmasına da önleyemediğimiz için hayvanlardan özür dilediğimi belirtmek istiyorum. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Sevgilerimle

18

Yavrularına Kavuşmalarına Ramak Kalmış Hamile Hayvanlar

Tek Tırnağının Üstünde Annelik