in , ,

Cezalandırılan Bir Kahraman: Misket

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Pitbull ,Dogo Arjantino ,Fila Brasileiro olan ırklar ve bunların melezleri yasaklı ırklar olarak tanımlanmıştır.Ancak bu ırktan olan bir çok köpeğin bazen kedilerden korktuğu ,bazen bebek bakıcılığı yaptığı, bazılarının ise ısırmayı bile bilmediği görülmekteyken medyada tehlike saçan Pitbullar, Dogolar şeklinde başlıklar görmekteyiz. Peki bu hayvanların ırkları aynı olmasına rağmen huyları nasıl oluyor da bu kadar farklı olabiliyor? Bu hayvanlar gerçekten tehlikeli mi yoksa bazı tehlikeli insanların suçu bu masum canlara mı atılıyor? Köpeklerin karakterlerinin ve alışkanlıklarının oluşmasında yetiştirilme şekli çok önemli bir rol oynamaktadır. Yetiştirme şekli köpeğin sakin ve iyi huylu olmasını sağlayabilirken, saldırgan ve agresif olmasına da yol açabilmektedir.Dolayısıyla bir köpeğin saldırganlığı onun ırk özelliğini değil yetiştirme şeklinin kötü olduğunu bizlere anlatmaktadır.Saldırgan olan yasaklı ırkların rehabilite edilmesinden sonra iyi huy kazanması bunun en iyi kanıtıdır. Yasada tehlikeli ırk olarak tanımlanmış olan hayvanların el konularak bakımevlerine getirilmesi yine yasa gereği sahiplendirilemesi kime ceza vermektedir? Bu bir çözüm müdür? Bu hayvanların Geçici Hayvan Bakımevlerine teslim edilmesi doğru mudur? El konulan bu hayvanlar yasak ırk adı altında ailelerinden ayrılmakta ,hiç bilmediği bir yerde tek başına yaşamaya çalışmaktadır ayrıca sahiplendirilememekte ve hayatı boyunca bir kafeste ölene kadar hapis edilmektedir.Bunun ne hayvana , ne sahibine ne de bir başkasına faydası olmamakla birlikte Geçici Hayvan Bakımevlerini kalıcı birer barınağa dönüştürmekte ve tedaviye muhtaç olan sokak hayvanlarının yerini işgal ederek bakımevlerini de zora sokmaktadır.Esas suçlunun “insanın” değil mağdur olan canlının cezalanması asla bir çözüm oluşturmamaktadır.Misket ‘in hikayesini yasaklı ırklara farkındalık kazandırmak için yazdım. “Misket” sizlerle.

misket

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

Minicik vücudunda misket gibi ışıldayan gözleri vardı. Tıpkı onların bebeklerine benziyordu.
Yağmur altında sırılsıklam olmuş, çaresiz bekliyordu Misket. O da başka bir canlının bebeğiydi.
Çok üşüyor, titriyordu. Hiç tereddüt etmeden genç kadın onu evine aldı. Ve onu kendi bebeği ile büyütmeye başladı. İki farklı alemin bebekleri birlikte çocukluklarını yaşadılar. Minik köpek bebekle birlikte büyüdü, en yakın dostu oldu çocuğun. Canını bile siper edebilirdi onun için,
öylesine çok seviyordu dostunu.
Bir gün karşı evden gürültüler, bağırışlar duyuldu. Misket’e bir şey oluyor sandılar. Çünkü Misket durmadan atlıyor, kapıdan dışarı çıkmak istiyor gibiydi. Kapıyı açıp ne olduğunu
anlamaya çalışan ev sahibi, Misket’i tutamadı. Misket birden karşı evin açık kalan kapısından içeri atlayıverdi. Bir adam elinde bir sopayla, bir kadına vuruyor, evden aldığı birkaç parçaeşyayı yanıbaşına toplamaya çalışıyordu. Misket adamın üstüne atıldı, adam yere yığılırken sopası da hemen yanına düştü. Adam yere düşen sopayı aldı ve Misket’e vurmaya başladı.
Genç kadın hem dövülen komşusunu hem de Misket’i kurtarmak için polisi aradı. Adam
Misket’ten kurtulup kaçmak için Misket’e vuruyor ve sanki hıncını ondan çıkarıyordu. Nihayet polis geldi ve adamı tutukladılar. Misket bir kahramandı artık. Ancak o bir Pitbulldu.
Bakılması, beslenmesi yasak bir ırktı. Polis Misket’e el koydu ve en yakın bakımevine teslim
etti. Bakımevindeki veteriner hekimler, Misket’in tedavisini yaptı. Ancak yasaklı bir ırk olduğu ve el konulduğu için ne sokağına geri bırakabildiler, ne sahibine geri verebildiler, ne de başka birine sahiplendirebildiler. Üstelik Misket diğer köpekler gibi birkaç arkadaşı ile birlikte yaşayamıyordu. O hep tekti ve yalnızdı. Misket’in ailesi onu görmeye geldiler. Misket çok sevindi. Kendisini almaya geldiklerini düşündü. Onu orda bırakamayacaklarını biliyordu.
Misket haklıydı. Onu orda bırakamazlardı. Görevlilere durumu izah ettiler. Ancak yetkililer ilgili kanun gereği Misket’e el konulduğunu ve hiçbir şekilde geri teslim edilemeyeceğini ve
sahiplendirme yapılamayacağını söylediler. Minik çocuk eğdiği başını kaldırdı buruk bir sesle konuşarak; ‘Ama Misket eşya değil ki, benim canım!’ deyiverdi. Ve ağlamaya başladı. Annesi bir yandan çocuğunu susturmaya çalışırken bir yandan kendisi de ağlıyordu. Misket de durumu anlamış, kafasını ön bacaklarının arasına almış, ümitsizce yerde yatıyordu. O neşeli köpek ne hale gelmişti. Onun da bir canı, yeri, evi ve özgürlüğü vardı. Olmalıydı. Ne yapmıştı da özgürlüğü elinden alınmıştı? Öte yandan gelen ziyaretçiler bakımevindeki köpekleri beğenmiyor, kendi aralarında Pitbull almak istediklerini konuşuyordu. Madem Misket yasaklı bir ırktı, peki ama bu insanlar diğer Pitbulları nereden bulacaktı? Misket bunları anlamaya çalışıyor ve o masum bakışlarıyla bende hissediyorum ve mutsuzum demeye çalışıyordu. Ailesi onu her gün ziyarete geliyor ve almak için her yolu deniyordu. Ama Misket’in hiç ümidi kalmamıştı. Gittikçe yemeden içmeden kesildi, zayıfladı, boynu büküldü ve bir gün öylece sonsuzluğa uzandı Misket. Misket’in ailesi bakımevini ziyarete gittiğinde Misket’i göremediler.
Ve o kadar biliyorlardı ki soramadılar. Bir çığlığa karıştı gözyaşı ve haykırdı genç kadın ‘kanun canları korumak için olmalıydı, almak için değil…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaralı Pelikana İlk Müdahale Jandarmadan

Koycegizde KarakulakGoruldu

Köyceğiz’de “Karakulak”Görüldü