in

Karantina Günlerinde Evcil Hayvanlara Nasıl Davranmalıyız?

Veteriner Davranış Uzmanı ve Veteriner Hekim Gökhan Durukan’a, koronavirüs tedbirleri kapsamında evcil hayvanlara nasıl davranmamız gerektiğini ve ne gibi ek önemler alınabileceğini sorduk.

Pandemik hastalık koronavirüs tedbirleri kapsamında dünyanın neredeyse her yerinde hayat durma noktasına geldi. Hükümetler insanları evlerinden çıkmaması konusunda uyarırken ve yasaklar koyarken, imkanı olan iş yerleri de ya geçici süreliğine kapandı ya da evden çalışma sistemine geçildi.

Ajanimo.com olarak Veteriner Hekim (Dvm), Veteriner Davranış Uzmanı (MSc) Gökhan Durukan’a evcil hayvanlarımızın karantina altında olduğumuz bu süreçten nasıl etkilendiği, onlara günlük rutinimizin dışındaki bu süreçte nasıl davranmamız gerektiğini, evcil hayvanların virüs taşıyıcısı olup olmadıklarını ve virüs tedbirleri kapsamında patili dostlarımız için ne gibi ek önemler alınabileceğini sorduk.

Bilindiği üzere pandemik hastalık sebebi ile bütün dünya insanları olarak rutin hayatımızın ve alışkanlıklarımızın dışına çıktık. Peki evcil hayvanlarımız sürekli olarak evde olduğumuz bu dönemden nasıl etkilenir?

Onlarla vakit geçirmek için önemli bir fırsat penceresi oluştu herkes için. Birlikte yaşadığı insanlarla arası iyi olan, çatışma yaşamayan hayvanlar için bu süreç çok olumlu geçecektir. Fakat ev içinde çatışma yaşayan ailelerin bu süreçte zorlandıklarını online terapi seanslarımdan görebiliyorum.

“ONLARIN DA KENDİ BAŞLARINA VAKİT GEÇİRMEYE İHTİYAÇLARI VAR”

Yan yana vakit geçirecek ailelere en önemli tavsiyem; uzun süre evde yan yana kalmalarda etkileşimlerde her iki tarafın da toleransı düşebilir. Bu nedenle psikiyatristler nasıl ki insanlara kendilerine vakit ayırmasını öneriyorsa; biz de hayvanlara kafa dinlemeleri, kendi başlarına vakit geçirmeleri ve psikolojik olarak rahatlamaları için kendi başlarına oynayabilecekleri zihin ve beslenme oyuncakları ve istedikleri zaman sosyal etkileşimi azaltabilecekleri alanlar kurulmasını öneriyoruz ki bu süreçten olumsuz etkilenmesinler.

 

“SEVGİ HER ŞEYİN İLACIDIR”

Karantina günlerinde, evcil hayvanlarımıza davranışlarımız değişmeli mi? Alışık olmadıkları şekilde sürekli yanlarında olduğumuz için çok fazla ilgi göstermek doğru mu bir davranış mı?

 

İşten ve geldiğinizde nasıl davranıyorsanız ona benzer davranacaksınız, bu sürekli evdeyiz, onu seversem, ilgi gösterirsem şımarır diye bir durum yok. Hatta sevgi her şeyin ilacıdır demek abartılı olmaz.

Sosyal olarak sorun yaşayan köpeklerin, oksitosin seviyeleri hep düşük çıkar. Oksitosin de aslında sevgi, bağlılıkla yükselen bir vücut kimyasalıdır. O nedenle sevgimizi kısıtlamadan sadece petim şu an bu etkileşime açık mı diye kendimize sormalıyız. Bu aslında karantina özgü bir durum değil. Bir canlı her zaman çeşitli sosyal etkileşime açık olmayabilir, bunu çok iyi gözlemlememiz gerekir. Bir kedi gün içinde rutininde dinlenirken dokunulmasından hoşlanmayabilir, bir köpek gün içinde kemirme oyuncakları vakit geçirirken insan teması istemeyebilir. Bunlar onların seçenekleri olarak saygı gösterilmesi gereken durumlar.

 

“ONLARI GÖZLEMLEYEREK KARAR VERİN”

Benim burada insanlara önerim, petlerimizin etkileşim isteyip istemediği beden dili ve davranışlarına bakarak etkileşimi başlatmak, devam ettirmek ve sonlandırmayı öğrenmeleri. Çok temelde, bir köpek yaklaşıldığında dudaklarını kaldırıp, dişlerini göstererek sizi karşılıyorsa bu köpeği illa seveceğim diye zorlamak, beklenmedik kazalara neden olur. Bir kedi için de yanınızda yatarken karnına, patilerine dokunduğunuzda kuyruğunu sağa sola sertçe vuruyorsa, siz dokunmayı sonlandırmazsanız tırmalanabilirsiniz. Sevginin ilginin sınırı yok, sadece ne zaman, nerede ve ne şekilde olacağına petimizi gözlemleyerek karar verip, ona saygı duyarsak aramızdaki bağın kuvvetlenmesine katkı sağlayan bir süreç geçirebiliriz.

 

“10 GÜN İÇERİSİNDE ALIŞIP KENDİNİ TOPARLARLAR”

Sürekli yanlarında olduğumuz karantina günleri bir gün bitecek ve insanlar günlük rutinlerine geri dönecek. Bu dönüş onların psikolojisini nasıl etkiler? Rutin hayata döneceğimiz o günlerde onlara nasıl davranmalıyız?

Psikolojik olarak sağlıklı, insana bağımlılık sorunu yaşamayan, stres bozukluğu olmayan özellikle köpekler için bu süreç insan ilişkisi açısından sonrasında en fazla 10 gün sürecek bir yeni rutine alışma süreciyle toparlanacaktır.

 

BU SÜRECİ ONLAR İÇİN AVANTAJA ÇEVİREBİLİRSİNİZ!

Özellikle ayrılık anksiyetesi yaşayan köpekler bu süreçte evde aileleriyle çok mutlular. Fakat bu gerçek hayat değil. Bu süreç iyi değerlendirilirse, bu karantina sürecinde ayrılık kaygı bozukluğu ve insan bağımlılığı konusunda çok iyi bir tedavi süreci ile, karantina tamamlandığında normal hayata geçiş süreci ve sonrası en az sorunla atlatılıp eskiye göre daha iyi bir psikolojiyle hayatlarına devam edebilirler.

Çoğu hasta sahibim, karantina gelse de ev uygulamalarına daha çok vaktim olsa diye şaka yapıyorlardı. Çünkü bu tarz sorunlar işe gidip gelirken de çözülebilen, ayrı kalma sürelerinde de yine travmatik deneyimlerin yaşandığı bir süreç, o nedenle de tedavi yavaşlayabiliyor. Bu süreci ayrılık kaygı sorunu yaşayan, yani bağımlı olduğu kişiyi ev içinde sürekli takip eden, 7/24 ondan ilgi bekleyen,  o kişi ev ortamında yokken, eşya parçayalan, idrar-dışkı kaçıran ve havlama sorunu olan köpeklerden bahsediyorum, bu süreci olumluya çevirebilirler.

Bunun için evden çıkmadan köpeklerini rahatlamak, ev içinde köpeklerin vakit geçirmesini sağlayacak oyun ve oyuncaklar sunmak, ceza vermemek, köpekleri sakin olduğunda onları pekiştirmek gibi temel düzey davranışlar da onları rahatlatacaktır.

 

“EĞER ÖYLE BİR ŞEY OLSA, BİZ VETERİNER HEKİMLER ÇOKTAN HASTALANIĞ ÖLMÜŞTÜK”

Bazı insanların kafasında maalesef hala evcil hayvanların virüs taşıyıcısı olabileceğiyle ilgili soru işaretleri var. Koronavirüs buluşacağı korkusuyla dostlarını terk edenlerin sayısı da maalesef ülkemizde artışta. Bu konularda neler söylemek istersiniz?

 

Köpek, kedi, inek, zürafada hastalık yapan coronavirüs, şu an ya da daha önce insanlarda hastalık yapan coronavirüs değil. Kedi ve köpekten insana coronavirüs geçişi olduğuna dair hiçbir vaka yok, zaten olsa biz veteriner hekimler çoktan hastalanıp koronadan ölmüştük.

Çoğu viroloji uzmanın da söylediği gibi bu coronavirüs mutasyona açık bir yapıda değil, bu nedenle evcil hayvanlardaki coronavirüs hop değişip bizi hasta edecek diye bir durum yok

 

“İNSANLARIN KAYGILARI ÇOK YERSİZ”

 

İnsanların çoğu da şunu düşünüyor, bu yeni COVID-19 insandan evcil hayvana sonra yine insana bulaşır diye, kaygılı bir düşünce ile evcil hayvanları sokağa bırakıyorlar. Bu da olmaz, çünkü bu COVID-19 gelip sadece insan solunum sistemi mukozasına bağlanabiliyor, kediye köpeğe bu virüs bağlanamıyor. Bu bağlanma konusunda vaka olmadığı için, bu kaygı çok yersiz.

 

 

“ÜLKEMİZDE BUNUNLA İLGİLİ KANUN GELMELİ! SUDAN VE KEYFİ SEBEPLERDEN TERK ETME İŞİNİ SONLANDIRMALIYIZ”

 

Dünya sağlık örgütü tüm bunlara ek olarak da diyor ki, elinizi sabunla ya da alkolle yıkayın. Bunu yaparsanız kendinizi korursunuz. Tüm bunlara rağmen kedisinden köpeğinden vazgeçecek insanların da olduğunu; köpek-kedi idrar yapıyor, havlıyor gibi sudan sebeplerle bırakıldığını, sokak yaşamak zorunda kalan hayvan sayımızdan görebiliyoruz. Kafasına göre sokağa hayvan bırakılıp bırakılmaması insanların keyfine bırakılmamalı. Ülkemizde hızlıca hayvan sahipliliği ile ilgili bir kanun ve kayıt sistemi olmalı ki, sudan ve keyfi sebeplerle terk etme işini sonlandıralım.

 

“EK BESİN TAKVİYESİ VEYA İLACE KESİNLİKLE GEREK YOK…”

Koronavirüs tedbirleri kapsamında evcil dostlarımızın temizliği ya da sağlıyla ilgili olarak almamız gereken ek önemler var mı?

Genel sağlık problemi olmayan hayvanlar için benim önerim herhangi bir ek besin takviyesine veya ilaca kesinlikle gerek yok. Sağlık problemi olanların da tanı koyup, takip eden hekim arkadaşlarım en uygun yönlendirmeyi yaptığına eminim.

Kedi dostlarımız zaten ülkemizde özellikle büyük şehirlerde çok dışarı çıkmıyordu, benim önerim dışarı çıkanların da bu sürede dışarı çıkışlarını durdurmak.

“ZİHNİNİ 15 DK ÇALIŞTIRAN HAYVAN, 2-3 SAAT YÜRÜMÜŞ HAYVANDAN DAHA DİNGİN HALE GELİR”

Köpekli aileler için de şöyle bir efsanevi bilgi var. Köpekler günde şu kadar dolaştırılmalı yoksa enerjisi fazla gelir ve psikolojisi bozulur. Enerji fazla gelirse karaciğerde depolanır, karaciğerin de psikolojiyle pek ilgisi yok, sadece kilo aldırır.  Sağlık otoritelerinin bolca söylediği gibi evde kalmamız gereken sürede, ne kadar az dışarı çıkarsak sağlığımızı o kadar koruruz. Bunun için öncelikle ev ortamında hem kedilere hem de köpeklerin zihinsel ve fiziksel aktivite yapmaları sağlayacak oyun ve oyuncaklar kullanılması iyi olur, çünkü zihnini 10-15 dakika çalıştıran bir hayvan 2-3 saat yürümüş bir hayvandan daha dingin hale gelir.

Koku ve nesne bulma oyunları oynanmasını öneririm. Günlük yemeğini rulo yapılmış havluyla vermek, günlük yemeği evin belirli yerlerine saklamak, gıdasının düşebileceği delikler açılmış pet şişelerde yemek vermek gibi aktiviteler köpeklerin zihinleri meşgul eder, buna ek olarak çiğneme oyuncakları çok etkili olacaktır.

Tuvaletlerini de evde bir pede yapmaları avantajlı olacaktır. Bunu yapamıyorsa, çok fazla dolaşmadan 3-5 dakika tuvalet için çıkılabilir. Dışarda tuvalet yaptırırken ödül vermek, 5-10 gün sonra evde de pede yapılmasına yardımcı olur.

“DIŞARI ÇIKARDIĞINIZDA İNSAN ATIKLARINDAN ÖZELLİKLE UZAK DURSUN”

Dışarı çıkıldıktan sonra, izin veriyorsa patileri sabunlu bezle silmek, izin vermiyorsa, daha önceden hazırlanmış sabunlu bir havluda minik adımlar attırarak patilerin temizlenmesine destek olur. Sabun kullandıktan sonra aynı yöntemlerle mutlaka durulanması gerekir. Dışarıda özellikle tükürük, dışkı, idrar, peçete, eldiven, maske gibi insan atıklarından uzak durmanız gerekir.

“RİSKLİ BİR TEMAS OLURSA EVE GELİNCE ŞAMPUANIYLA YIKAYIN”

Köpek, kedi tüyünde, insan temasından sonra yaklaşık 5 gün kadar virüs kaldığı konusunda bilgiler de var. Bu nedenle köpeğinize dışarı çıkmak zorunda kalırsanız tişört giydirebilirsiniz ve petlerinize sizin dışınızda kimsenin dokunmasına izin vermemenizi, riskli bir temas olursa, biri köpeğinizin yanında hapşırır, öksürürse de, mutlaka eve gelince köpek şampuanıyla yıkamanız da bu süreç içerisinde sağlık açısından olumlu olur.

 

 

Hayvanseverlerden Yardım Çağrısı: “Yasakların Ardından Binlerce Köpek Açlıktan Birbirlerini Yiyor…”

Dere Kenarında Mahsur Kalan Köpek için Nefes Kesen Operasyon