in

İki Ayağı Balta ile Kesilen Köpek, Cinnet Geçiren Bir Toplumun Yardım Çığlığıdır

6 / 100

Samsun‘un Havza ilçesinde bir  köpeğin ayakları, tavuklara  saldırdığı  gerekçesi ile tavukların sahibi komşu tarafından kırılıyor. Komşunun ayağını kırdığı  köpeğin sahibi de köpeği veteriner hekime götürmek yerine balta ile kestiriyor ve koli bandıyla da sarıyor. (HAYTAP’ın sayfasındaki ilk bilgilendirme.)

Sonrasında HAYTAP gerek sosyal medyasında gerek ulusal medyadaki açıklamaları gerekse de HAYTAP Samsun Temsilcisi Semra Antep’ın hayvanseverlere ve WhatsApp gruplarında yaptığı açıklamalarla kafaları karıştırdı.

Görünen o ki Pamuk, -ne amaçla olduğunu bilemem- HAYTAP için gökte aranırken Havza’da bulunan bir yıldız vakaydı (Yıldız vaka, hayvansever camiada medyanın iştahını kabartan ve kamuoyunun vicdanına dokunan vakalara denir. Bunun sonucunda da yardımlar, bağışlar, sponsorluklar vb. gelir. )

Ulusal medya, haber değeri değil Show kısmıyla ilgilendi.  Pamuk olayında kesik ayakları haber yaptı. Pamuk’a ne olduğuyla da gerçekle de çok ilgilenmedi. Gerçeğin sosuna batırılarak servis edilen yalan yanlış ve eksik  haberi büyük bir iştahla servis etti. Haberciliğin en temel kuralı olan 5N1K (Ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl ve kim) kuralından habersiz habercilik yaptı.

Son olarak da adaleti temsilen  Samsun Barosu Hayvan Hakları komisyonu sahnedeki yerini aldı ve  akıllara zarar bir açıklama yaptı. “Bir üyemize (Avukat Suat Saatoğlu)  ait olan köpeğin kırılan bacağını tedavi etmek isteyen ehliyetsiz bir kişinin  anestezi uygulaması sonrası  kesilmiştir. Köpeğin sahibi olan avukat arkadaşımız  (Suat Saatoğlu) gerekli şikayeti yapmıştır”

İnsanın hayvana şiddetinin PR değer oldukça yüksektir. Köpek ısırırsa haber olmaz ama insan ısırırsa haber olur sözünü pek çoğumuz biliriz. Hepimiz içimizdeki kini, öfkeyi ve nefreti kusacak o kişiyi bulmanın sevinci içinde oluruz. Allah belanı versinlerle başlayan ahlarımız arşa yükselir. Örnek; bir kişi bir köpeğe zarar verir binlerce insan o köpeğe yardım için koşar. O binlercenin bir haber değeri yoktur. Ya da o binlerce güzel insanı değil kötülük yapan o bir tek insanı görür gözlerimiz. Bu arada, köpeğe zarar veren o bir kişi iyileştirilmediği için tekrar tekrar suç işlemeye devam eder. Sayıca az olsa da tekrar tekrar suç işleyecek halde kaldığı için işlediği suçların sayısı gittikçe artar.

Meselemiz çok derinde, çok başka

Mesele ne hayvan ne sevmek ne hayvandan korkmak ne de hayvandan nefret etmek meselesidir.
Mesele; bilgisizlikten, sevgisizlikten ve değersizlikten çürüyen ve kişiliğinin sağlıksız boyutunda yaşamaya mahkum edilen hasta insanlar ve bunların saglıklı insanlar gibi aramızda dolaşması meselesidir.

Bu fotoğraflar da, cinnet geçiren bir toplumun yardım çığlıklarıdır. Peki, devletin karar verici pozisyonundaki insanlar bu çığlıkları duymuyorlar mı?
Ya da neden duymuyorlar?
Kötü olduklarından mı yoksa onlar da en az bunu yapan ve seyreden insanlar kadar kişiliklerinin sağlıksız boyutunda olduklaraı için mi?
Suç ve ceza…
Kim suç isler?
Sağlıklı bir insan suç işler mi?
Ya da şöyle sormalı; insan ne zaman suç işler? Kişiliğinin sağlıklı boyutundayken mi yoksa sağlıksız boyutunda olduğunda mı suç işler?
İnsan, kişiliğinin sağlıksız boyutunda ise suç işler.
Peki, kişiliğinin sağlıksız boyutundaki bir insan için ceza ne kadar etkili olur?
Bu insanlar, sevgisizlik ve değersizlikle cezalandırıldığı için bu halde değiller mi zaten?
Bu insanlar psikolojik tedavi görmediği ve dolayısıyla da iyilestirilmediği sürece insana, doğaya ve hayvana karşı işlenen suçlar ortadan kaldırılamaz. Suçun karşılığı ceza olduğu müddetçe suç işlenmeye devam eder.

 

Yapılması gereken, sevgisizlik ve değersizlikle cezalandırıldığı için suç işleyen insanı cezalandırmak değil iyileştirmektir. Yasa hazırlayanların çoğunluğu , ne yazık ki iyilestirilemeyen insanlardan oluştuğundan, suç için tek bildikleri yöntemi, yani cezayı çözüm olarak görüyorlar. Oysa ki suç işleyen insan, psikolojik olarak iyi olmadığını haykırmakta ve yardım için çığlık çığlığa bağırmaktadır. Yasa koyucunun yapması gereken bu insanın psikolojik tedavi görmesini ve iyileşmesini sağlamak olmalıdır. Suç işleyen kişi, yasal olarak psikolojik tedavi görmeye ve bu tedavinin masrafının da kendisi ya da bu halde olmasına sebep olan ailesi tarafından karşılanmasını hükme bağlamak durumundadır. Aksi halde, iyileştirilemeyen bireylerden oluşan bir toplum gittikçe şiddet ve suç batağına saplanacaktır. Psikolojik olarak sağlıklı olmayan birinin dünyaya getirdiği ve yetiştirdiği çocuklar ne kadar sağlıklı olabilir ki?
Ölesiye cahil bırakılan, bilgisizliğine sevgisizliği, saygısızlığı, güvensızliği ve değersizliği katık eden bir toplumun iyileşmesi mümkün mü acaba?
Çok üzgünüm güzel köpek. Bu toplumun çocuklarının ne büyük travmaları olduğunu ne kadar cahil bırakıldığını nereden bileceksin ki! Bu coğrafyada bilgiden ve sevgiden mahrum bırakılan ebeveynlerin; sevgiden, saygıdan, güvenden ve değerden yoksun büyüttüğü çocuklarının güzel olan hiç bir şeye tahammülü yoktur! Sevmek için değil ama sevmemek için bahanesi çoktur.
Ayaklarını kıran o insanda, kırık ayağını baltayla kesip koli bandıyla saran o insanda, seni o halde görüp yardımına koşmayan diğer insanların hepsi hem masum hem suçlular… Masumlar, çünkü bilmiyorlar, o kadar cahiller ki… Sevgisizlikten kalpleri kurumuş. Kişiliklerinin sağlıksız boyutunda, sağlıklı bireyler olduklarını ANnederek nefes alıp veriyorlar sadece. Seni de dostluğunu da hak etmeyen insanında aynı. Canın acırken, seni alıp veteriner hekime götürmek yerine hiç acımadan ayaklarını balta ile kesip koli bandı ile saracak kadar bilgisiz ve sevgisiz bırakılmış. Hepsinin, bildiği ve yüreği o kadar be çocuk…
Gelelim bu toplumda huzur ve güveni sağlamak için maaş alan karar vericilere. Onlarında, ayaklarını kıran komşu ve kırılan ayaklarını balta ile kesen insanından ve sen acı çekerken sana yardıma koşçmayan diğer insanlardan hiç bir farkları yok.
Onlar da aynı…

BU toplumun doğurup bu toplumun büyüttüğü çocuklar.
Sen onların kaliteli kumaştan giydikleri kumaşa bakıp da insan olduklarını sanma. En kaliteli kumaş bile, kendi kumaşlarının kokusunu ve dokusunu örtmeye yetmiyor.
Tanrı’yı meleklere mahçup eden insan türünün bir parçası olmanın utancı içindeyim.
Duamda ve sevgimdesin güzel köpek.
İyileş olur mu?

 

 

 

Veteriner Hekim, Buz Gibi Denize Girip Köpeği Kurtardı

Karayolunda Onlarca Ölü Sığırcık Kuşu Gören Vatandaşlar Şaşkına Döndü