in

HKP Başkanı Nurullah Ankut’a ‘Kedi Davasında’ Hapis Cezası!

HKP Başkanı Nurullah Ankut ve eşi sokak hayvanlarını beslemelerine karşı çıkan komşularıyla mahkemelik oldu. Komşularsan M.K Ankut tarafından bıçaklandığını iddia ederek şikayetçi oldu. Bıçaklama iddiası ile hapis cezası alan Nurullah Ankut bıçaklama iddiasını kabul etmiyor.

Mahallesindeki kedi ve sokak hayvanlarına baktığı için, bazı komşuları tarafından şikâyet edilen Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut hakkında 2010 yılında açılan “Kedi Davaları”ndan 6’ncısı bugün sonuçlandı.

HKP Başkanı Nurullah Ankut 3 1

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

Apartmanının çevresinde beslediği sokak hayvanlarına düşmanca davranan komşularının sürekli saldırılarına maruz kalan ve bu nedenle de birçok kez davalık olan HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, yine apartman çevresinde kedi beslediği için kendisine ve eşine saldıran bir vatandaşın ‘bıçaklama’ şikâyetiyle yargılandığı davada hapis cezası aldı.

HKP Başkanı Nurullah Ankut 2
Nurullah Ankut ve Eşi Hacer Ankut

İstanbul Anadolu Adliyesinin 58’inci Asliye Ceza Mahkemesinde saat 10.50’de görülen davada, HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha öncesinde de yine hayvan düşmanlarını dövdüğü iddiasıyla Nurullah Ankut’a 8 buçuk ay ceza verilmişti. Aynı davada eşi Hacer Ankut’a ise 18 ay ceza verilmişti.

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, davayla ilgili değerlendirmelerde bulunduğu bir açıklama yaptı. Evde ve sokakta beslediği hayvanlarla anılarını da aktaran Ankut, dava ile ilgili, “Eğer sevgi dolu bir yüreğe sahipseniz, eğer hayatın, insanların, hayvanların ve doğanın bir bütün olarak kavranması ve savunulması şiarınız olmuşsa, bu türden cezalara mahkûm edilmeniz işten bile değil” ifadelerini kullandı.

HKP Başkanı Nurullah Ankut 1

Ben M.K’nin Nerede, Nasıl Yaralandığını Görmedim

73 yaşındaki Nurullah Ankut, mahalledeki kedileri taşlayan ve kedileri besleyen eşine küfürler eden M.K’nin bıçaklama iddiasını kabul etmeyerek olayı şöyle anlattı:

“Bir gün, eşim apartman önünde sokak kedilerine yiyecek vermektedir. Olay gününden iki gün öncesidir bu. M.K’nİn eşi H.K, eşime yönelik olarak; “Kedi manyağı, git başka yerde ver yiyeceği kedilere. Apartman çevresini kirletiyorsun. Öğretmen olmuşsun ama adam olamamışsın.”, gibi hakaret içeren cümleler sarf eder.

Eşim de; “Git işine! Seni ilgilendirmez benim nerede yiyecek vereceğim. Vicdanı olmayanlar anlayamaz benim yaptığım işi.”, der ve yiyecek vermeye devam eder.

Bunun üzerine M.K, evinden dışarı çıkarak annesinden bile yaşlı olan eşime, beş çocuğumun en küçüğünün bile yaşından daha küçük olan yaşına bakmad an ağıza alınmayacak sinkaflı küfürler savurur. Hem de nara atarak… Apartman komşuları ve yan apartmandaki komşular da duyar, onun bu galiz, iğrenç küfürlerini.

Eşim telefonla bana bildirdi, böyle bir hakarete maruz kaldığını. Ben de “Hemen olaya tanık olan bir iki komşuyu da yanına alarak mahalle karakoluna git ve şikâyetçi ol bu şahıstan.”, dedim. Eşim de yan apartman komşularımızdan, M.K’nin tehditlerinden çekinmeyen T.A adlı komşumuzu da yanına alarak birlikte Çengelköy Karakoluna varıp olayı anlatıyor, saldırgan şahıstan şikâyetçi oluyor.

Saldırgan M.K, bu olayından dolayı yine Anadolu Adliyesinde yargılandı ve doksan gün karşılığı maddi para cezasına çarptırıldı. Avukatlarım itiraz ettiler, cezanın azlığına.

Bu olaydan iki gün sonra, hatırladığım kadarıyla 21 Aralık 2014’te arkadaşlarım beni ziyarete gelmişti. Zira çok ağır bir gribal enfeksiyon geçiriyordum, bronşlarıma inmişti enfeksiyon. Sabah akşam antibiyotikli iğne yaptırıyordum, doktorun reçetesinde yazdığı üzere. Yani yatıyordum hasta olarak.

Arkadaşlarım iki arabayla geldiklerini telefonla bildirince ben de onları karşılamak için üzerimde eşofman olduğu halde aşağıya indim, apartman önüne.

Kalabalık vardı apartman önünde. Sanırım yan apartmanda da bir etkinlik vardı. Arkadaşlar arabalarından çıkarken, M.K de apartman önüne gelip benimle karşılaştı. Ben; “Annen yaşındaki bir kadına o küfürleri ederken hiç utanmadın mı?”, dedim.

Utanıp yüzü kızaracağı yerde bana da küfür ve tehditlerle saldırdı. Bu arada bize yaklaşmış olan ziyaretçi arkadaşlarım araya girdiler, birbirimize temas etmeden bizi ayırdılar.

Olay bütünüyle bundan ibarettir

“Ben M.K’nin nerede, nasıl bıçaklandığını ya da kesici-delici bir aletle yaralandığını görmedim, bilmiyorum.

M.K bir savunma tanığı getirip mahkemede dinletti. Adı .M.A olacaktı, sanırım. O, mahkemeniz huzurunda verdiği ifadesinde M.K’nin kendi zillerini çaldığını, kendisinin de dışarı çıktığını, bu şahısla konuştuğunu; o arada da elinde bir kan gördüğünü söyledi. “Bu kan necidir? Nasıl bir yaradan çıktı?”, diye sorduğunu, M.K’nin de kendisine elindeki kanın sebebini bilmediğini söylediğini belirtti. Birlikte kanın izini sürerek araştırdıklarını ve böğründe bir yara gördüklerini, kanın da buradan aktığını anladıklarını aktardı.

Yani M.K, olay sonrasında, savunma tanığının aktarımına göre nasıl yaralandığını bile bilmiyor. Bırakalım bıçaklandığını, neresinden, nasıl bir aletle yaralandığının bile farkında değil.

Sonunde kendisi bir varsayımda bulunarak, benimle husumetinden dolayı onu benim bıçakladığımı iddia ediyor ve benden şikâyetçi oluyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ulusu Çayında Toplu Balık Ölümünleri Yaşanıyoröç

Ulusu Çay’ında Toplu Balık Ölümleri Yaşanıyor

Ünlü Ressamların Eserlerinden Esinlenerek Yapılmış Kedili İllüstrasyonlaröç

Ünlü Ressamların Eserlerinden Esinlenerek Yapılmış Kedili İllüstrasyonlar