in ,

Adil Bir Hayvan Hakları Yasası Neden Çıkarılamıyor?

Adalet Bakanlığı mahkemelerin iş yükünü, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçe yükünü arttırmayın diyor. Tarım Bakanlığı yasaya sahip çıkmıyor. Hükümet ve muhalefet hayvana tecavüz eden, öldüren kitlenin oyunu kaybetmekten korkuyor. Sergileyerek, gösteri yaptırtarak, üreterek, satarak ve öldürene silah temin ederek hayvanın sırtından para kazananlar tehdit ediyor. Tüm bunlara rağmen, tasarıyı hazırlayan vekillerin; hak, adalet ve eşitlik ilkesiyle bir hayvan hakları yasası hazırlaması mümkün. Nasıl mı?

Yıllardır konuşuluyor ama hiçbir hükmet, hayvanların haklarını yasalarla güvenceye alma konusunda cesur bir adım atamıyor. Mevcut hükümet de, 18 yıllık iktidarı süresince buna cesaret edemedi. Şubat başında hayvan hakları yasasının meclise geleceği duyuruldu ancak taslakta evcil hayvanı doğasına aykırı olarak yılda 3 kez doğurtturana ve satana yasak yok ama doğası gereği yılda 1 kez doğum yapan sokaktaki evsiz hayvana doğurmak yasak. Evcil hayvana şiddet uygulayana, tecavüz edene, havada, karada, denizde evcil ve yaban hayvanını hava fişekle, silahla öldüren katillere ceza yok ama evde 3’den fazla hayvan bakana ceza var. Hayvanı doğasından ayırıp doğasına aykırı çalıştırmak yasak değil ama Yunus Parkları, doğal yaşam parklarına dönüştürülen hayvanat bahçeleri serbest. İnsan sormaz mı? Ey ahali, ey cemaat-i müslim adalet bunun neresinde!

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

Hak, Adalet Ve Eşitlik İlkesiyle Hayvan Hakları Yasası Hazırlamak Mümkün

Peki tüm bu şartlar altında; hak, adalet ve eşitlik ilkesiyle bir hayvan hakları yasası hazırlamak mümkün mü?  Elbette mümkün…Bunun ön koşulu ÖNCE İNSAN olmak, sonra vekil. İnsan kimliği dışındaki tüm kimlikleri hükümsüz kılmak gerek. İnsan kimliği dememin sebebi de, türümüze verilen isim bu olduğundan. En nihayetinde insan da bir hayvan türü. Farklılığı; seçme hakkının olması, ne olmak istediğine kendisinin karar verebilmesi.  Bulunduğu habitatta baskın tür olmak için her şeyi yakıp yok eden bir hayvan türü olarak kalmayı da seçebilir, bütünün bir parçası olduğunun bilinciyle yaşam hakkına saygı duyarak, tüm türlerle BİRLİKte yaşamayı da seçebilir. Bunu seçerse; hak, adalet ve eşitlik ilkesiyle bir hayvan hakları yasası hazırlamak ve birlikte yaşamak elbette mümkün olur. 11 Mart 2021, Perşembe günü TBMM’de AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin başkanlığında, Hayvan Hakları Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, Tarım Komisyonu Başkanı Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, İstanbul Milletvekili Serap Yahşi, STK’ların katılımı ile bir toplantı gerçekleştirdi. Yaşama hakkına saygı duyan STK’lar bir kez daha nasıl bir yasa istediklerini gerekçeleriye birlikte sundular.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Hayvanlarin Sorumlulugu Belediyelerden Alinsin Devletin Kuracagi Resmi Yardim Kurulusuna Verilsin

Hayvanların Sorumluluğu Belediyelerden Alınsın

Tasarıdaki Madde: Hayvanlardan sorumlu olan belediyeler için bu sorumlulukları zorunluluk artık. Sorumluluğunu yerine getirmeyen belediye başkanları için soruşturma açılacak. Ancak bunun uygulamada yürürlüğe girmesi zor. Oy kaygısı, seçilen belediye başkanın yaklaşımı, yetersiz bütçe, hayvanlara yönelene belediye şiddetini ortadan kaldırmayacak.

Öneri: Hayvan hakkı savunucuları, hayvanların siyaset dışı bir konu olduğunu ifade ederek, evcil hayvanların sorumluluğunun belediyelerden alınıp  devletin kuracağı resmi yardım kuruluşuna devredilmesini önerdi. Kızılay gibi, tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbi, kâr amacı gütmeyen, yardım ve hizmetleri karşılıksız olan ve hayvanların yararına çalışan bir gönüllü sosyal hizmet kuruluşu. Kızılay gibi hayvanlar için de Maviay kurulsun.

Gerekçe; seçilen her belediye başkanı ne yazık ki yaşam hakkına saygı duyan bir bilinç seviyesinde değil. İnsan türcüsü olması sebebiyle bulunduğu habitatta baskın tür olmak için diğer türlere yaşam hakkı tanımıyor. Belediye başkanının yaklaşımı alt kadroların tavrını belirliyor.

Siyaseti halka ve hakka hizmet makamı olarak görmeyen, bir kariyer olarak gören belediye başkanı oy kaygısı ile  hayvana yönelik şikayette adil olmak yerine ona oy veren insanın lehine hayvanın aleyhine karar alıyor.

Devlet; hak, adalet ve eşitlik ilkesine göre hayvanlara bütçe ayıramıyor. Devletin öncülüğünde kurulacak olan resmi yardım kuruluşu, bağışlar ve devletin şu an ayırdığı bütçe ile birlikte hem hayvanlara gerçek anlamada hizmet sunacak hem hayvanlar üzerinden bağış toplayan rant sistemine son verecek. Hayvanlar, tamamen gönüllü insan ve veteriner hekimlerden oluşan bir yapı içinde yaşamlarını sürdürebileceklerdir. Bu sorumluluk devri, kademeli olarak gerçekleştirilebilir.

Hayvanların sorumluluğunun belediyelerden alınması; oy kaygısı duyan siyasetçi açısından da, “ek bütçe çıkarmayın” diyen Hazine ve Maliye Bakanlığı  açısından da, rantın önünü kesmek açısından da, hayvanlar açısından da herkesi memnun edecek bir çözümdür.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Evcil Hayvan Uretimi Satisi Yasaklansin

Evcil Hayvan Üretimi Ve Satışı Yasaklansın

Tasarıdaki Madde: Petshoplarda hayvan satışı olmayacak ancak katalog üzerinden satış devam edecek.  

Öneri:  Evcil hayvan üretimi ve satışı yasaklansın.   

Gerekçe: Sokaktaki evsiz hayvan sayısınınartışının asıl sorumlusu, kedi ve köpekleri yılda 3 kez doğurtup –Ki son zamanlarda 35 günlük yavru sahiplendiriliyor. Bu demektir ki üretim daha da vahşi bir hal almış ve yılda 4 kez doğurtuluyor bir kedi ve köpekL- dişi kedi ve köpekleri doğum makinasına çeviren evcil hayvan üreticileri ve satıcılarıdır. Sokaktaki evsiz hayvan yılda bir kez doğum yapıyor. Doğurduğu yavruların ancak 2 tanesi büyümeyi başarıyor.  Sokaktaki bir hayvanın ortalama yaşam süresi ise 4 yıl. Bu veriler doğrultusunda, sokaktaki evsiz hayvan sayısındaki artıştan sokaktaki hayvan sorumlu olamaz… Sorumlusu olmadığı bir yükün faturası da ona ödetilemez!

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Evcil Hayvani Terkeden Yeniden Sahiplenmesin

Evcil Hayvan Sahiplenmek  Kolay Olmasın, Terkeden Bir Daha Hayvan Sahiplenmesin 

Tasarıdaki Madde: Hayvanlar sokaklara terk edildiğinde idari para cezası olacak. Bu maddeyi “Heves adına bir hayvan alıp daha sonra sağa sola atabileceğiniz; eşya, mal gibi telakki edilemeyecek” sözleriyle anlatan Özlem Zengin’e insan sormadan edemiyor; eşya ya da mal değilse bu hayvanlar, neden üretilip satılıyor? Yasa tasarısı kendiyle çelişmiyor mu?

Öneri:  Bu madde tek başına bir anlama ifade etmiyor. Evcil hayvan sahiplenme koşulları belirlenmeli. Bir hayvanın sorumluluğuna alabilecek maddi ve manevi yeterliliği olmayan insanlara hayvan sahiplendirilmemeli. İnsanlar, hayvan sahiplenmeden önce; eğitim almalı, kendisi için hangi hayvanın uygun olduğu belirlenmeli, bu eğitim kapsamımda psikoloji testine de tabi tutulmalı. Hayvanını terk eden insan tekrar hayvan sahiplenmemeli. Yeniden sorumluluk alabileceğini ispat edinceye kadar hayvan sahiplenme hakkından mahrum bırakılmalı..

Gerekçe: Hayvan hakları savunucuları, evcil hayvanını terk etme noktasına gelen kişi için para cezasının tek başına caydırıcılığı olamayacağını ifade etti. Hayvanını ekonomik nedenle terketme noktasına gelen insanın aynı çocuğuyla intihar eden ebeveynler gibi hayvanı ile birlikte ölmeyi seçeceğini, sıkıldığı için terk eden insanın da bu parayı ödemek yerine hayvanı öldürmeyi tercih edeceğini ifade ettiler. Yani bu maddenin gerekçesi ne bilmiyoruz ancak tek başına hayvanın hakkını korumaktan uzak. Evcil hayvanın sokağa düşmesini önleyebilir, ancak onun can güvenliğini sağlayamaz.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Evdeki Hayvan Sayisina Gore Degil Bakima Gore Devlert Sahipli Hayvana El Koysun

Sayıya Göre Değil Bakıma Göre Sahipli Hayvana Devlet El Koysun

Tasarıdaki Madde: Evde 3’ten fazla hayvan bulunmayacak. Hayvan hakları yasa tasarısının en çok tepki çeken maddelerinden biri oldu.  Bu maddeye gerekçe olarak  “İstifçi” insanlar gösteriliyor

Öneri: Sayıya göre değil bakıma göre evcil hayvana el konulsun. El konulan hayvanın da, yeniden yuvalandırılana kadar, doğal yaşam alanları olan yerlerde  devlet koruması altında tutulsun.

Gerekçe: Bir hayvanı vardır iyi bakamıyordur. O hayvanın yaşam kalitesi çok kötü ise o hayvana devlet el koysun. Örneğin benim 20 kedim var ve iyi bakıyorum. Devlet iyi bakılan hayvana hangi gerekçe ile el koyacak?” İyi bakılan evcil hayvanı yani sahipli hayvanı sahipsiz hale getirdikten sonra bu hayvanlara ne olacak? Bunun için, devletin hayvanları korumaya alacak doğal yaşam alanları var mı? Duyguları olan bu canlılar sahiplerinden alınıp belediyelerin ölüm kampı haline getirdiği, adına barınak denilen hayvan hapishanelerinde tutsak edilip Amerika ve Avrupa’daki gibi 7 gün içinde sahiplendirilmediği taktirde de öldürülecek mi? Bu hayvanlarla bağ kuran o insanlara ne olacak?

Yani bu maddenin gizli  gerekçesi ne bilmiyoruz ancak hayvanların hakkını gözetmekten uzak. Evcil hayvan sayısını azaltmak, kedi köpekten şikayet eden insanları oy kaygısı ile memnun etmek önceliklenmiş gibi. Pek bu hayvan sahiplerinin oy değeri yok mu!

Hayvan Haklari Yas TasarisNedeCikarilamaiyor Sokaklar Kentin Sakinleri Icin Yasanilabilir Olsun

Kent; Hayvanlar İçin de Yaşanabilir Olsun, Havlama, Miyavlama, Cikcik Hakkına Saygı Duyulsun

Tasardaki Madde: Tasarının açıklanan maddeleri arasında, evcil hayvanların en temel haklarına dair düzenleme yok

Öneri: Yasa düzenleyiciler sokakları, kentin sakini olan hayvanlar açısından güvenli hale getirmeli. Kent mimarisi, türlerin bir arada yaşayacağı ve evcil hayvanın en temel hakkı olan yaşaması, barınması, üremesi ve beslenmesi göz önünde bulundurularak düzenlenmeli. Kentsel dönüşümde; kediler, köpekler, kuşlar da düşünülmeli. Havlama, miyavlama, cikcik hakkına saygı duyulmalı. Hayvanın doğasında olan sesler şikayet konusu olmaktan çıkarılmalı.

Belediyeler, yerleşim alanlarının hayvanlarla BİRLİKte yaşama kültürüne göre inşa edilmesinden sorumlu olmalıdır. İnşaat için verilen ruhsatlarda, hayvanların yaşayacağı alanların da projede yer alması şartı aranmalıdır. Yerleşim alanlarında yapılan meydan, park v.b alanların düzenlemesinde de hayvanlarla BİRLİKte yaşam göz önünde bulundurmak ve fonksiyonel çözümler üretmekten sorumlu olmalıdır.

Gerekçe: Çünkü onlar da bu kentin sakini. En temel yaşam haklarına saygı duyulması gerekiyor. “Önce İnsan” olmanın gereği. Bir hayvan türü gibi davranamaz. Baskın tür olup diğer türlerin yaşam hakkını elinden alamaz.  Bu topraklar üzerinde yaşayan her millet, evcilleştirdiği hayvan dostlarıyla ile birlikte yaşayan bir kültürden geliyor. Her milletin yaşam (din) kitabında, hayvanlar da Allah’ın sessiz kulları olarak tanımlanıyor ve insana emanet edildikleri yazıyor.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Kedi Kopek Kisirlastirma 3 Yasindan Sonra Yapilmali

Kısırlaştırma 3 Yaşından Sonra Zorunlu Olsun 

Tasarıdaki Madde: Sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için belediyelere ek ödenek ayrılacak ve kısırlaştırma seferberliği başlatılacak

Öneri: Kısırlaştırmada yaş sınırı konulsun. Sokakta yaşayan evsiz hayvan ve evde yaşayan hayvanlar 3 yaşından sonra kısırlaştırılması zorunlu olsun.

Gerekçe: Kısırlaştırma hem hayvanın gelişimi göz önünde tutularak hem yaşama hakkına saygı gereği 3 yaşından sonra yapılmalıdır. Popülasyon artışı gerekçe gösterilerek hazırlanan bu maddenin gerekçesi hatalı. Yukarıda da ifade ettiğim gibi, sokaktaki evsiz hayvan sayısının artmasının sebebi yılda 3 kez hatta son zamanlarda 4’e çıkarılan evcil hayvan üretimi ve satışıdır, sokaktaki mevcut evsiz hayvan değil ki! Üreticilerin elinde birer doğum makinası haline getirilen kediler ve köpekler yılda 3 kez -ki son zamanlarda 35 günlük yavruların sahiplendirildiğini görüyoruz. Demek oluyor ki yılda 4 kez- doğurtuluyorlar. Sokaktaki evcil hayvan, doğası gereği yılda bir kez (tüm yavruları ölmüş, yada elinden alınmış ise tekrar hamile kalır)   doğum yapar.  Büyümeyi başaran yavru sayısı ise 2 ya da 3’tür. Evcil hayvan üretimi ve satışı yasaklanmadıkça, evcil hayvanını sokağa atana ceza vermek ya da sokaktaki hayvanların annelik hakkını elinden almak hayvan hakkını korumak değildir. Bu, “ancak hayvan üzerinden para kazanalım sonrasında da nasıl olsa öldürürüz” şeklinde düşünecek kadar düşük bilinç düzleminde var olana devre artığı insan profilinin düşünce şekli olabilir.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Yunus Parklari hayvanat Bahceleri Kapatilsin Av Havaifisek yasaklansin

Hayvanların Avlanması ve Doğalarına Aykırı Çalıştırılması Yasaklansın

Tasarıdaki Madde: Tasarının mevcut halinde, hayvanlı sirkler yasaklanıyor ancak Yunus Parkları, doğal yaşam parklarına dönüştürülen hayvanat bahçeleri, havai fişekler ve avcılık yasaklanmıyor.

Öneri:  Yunus  Parkları, hayvanat bahçeleri, havai fişekler, av ve avcılık yasaklansın.

Gerekçesi: Yaşam hakkına saygı gereği hiçbir canlı doğal yaşam alanından koparılarak doğasına aykırı bir şekilde gösteri yaptırılamaz, sergilenemez. Hiçbir canlı, kişiliğinin sağlıksız boyutundaki bir insanın anlık keyfi ve zevkleri için avlanamaz, öldürülemez, sergilenemez, gösteri yapmaya mecbur bırakılamaz. 

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Elazigdaki arama kurtarma Kopegi

İnsana Yardımcı Olan Hayvanların Çalışma Koşulları ve Hayvan Emeklilik Sistemi Oluşturulsun

Tasarıdaki Madde: Mevcut tasarının açıklanan maddeleri arasında, doğalarına uygun işlerde insana yardımcı olan hayvanlara ilişkin düzenleme yok.

Öneri: Doğalarına uygun işlerde çalıştırılan hayvanların (Arama-Kurtarma köpekleri, sürüyü koruyan köpekler, yük hayvanları vb.) çalıştırılma koşulları yasada açık ve net ifade edilmeli. Çalışan hayvanlar için hayvan emeklilik sistemi oluşturulmalı. Emeklilik yaşı belirlenmeli. Çalıştıkları süre içindeki her türlü gelirleri, hayvanların emeklilik fonuna aktarılmalı. Çalışan hayvana kötü davranan insanlar, kişiliğinin sağlıklı boyutunda olup olmadığına dair rapor alması ve kişiliğinin sağlıksız boyutuna düşmüşse terapi zorunluluğu getirilmeli + caydırıcı cezalar verilmeli

Gerekçe: Doğaları gereği insandan daha gelişmiş yönleri olan hayvanların, insana yardım ettiğinde istismar edilmemesi ve işi bittiğinde de bir kenara atılmaması için düzenleme yapılmalı.  Bu hayvanlar emekli olduklarında sokağa, ormana, kasaplara, dağ başlarına değil sahiplenilmek istenenler sahiplenilmeli, sahiplenilmeyen hayvanlar da, kendileri  için oluşturulacak emekli hayvanlar çiftliğinde yaşamlarını sürdürmeli.

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Hayvana Siddet Koepk Nero Terapi Zorunlu Olsun Hapis Cezasi alt Siniri ^ Yi olsun

Terapi Zorunluluğu Getirilsin, Hapis Cezası alt Sınırı 3 Yıl Olsun

Tasarıdaki Maddeler: Hayvanlara yönelik işkence, kötü muamele ve öldürme gibi olayların bir kısmına idari cezası bir kısmına hapis cezası verilecek. Canlıyı canice öldüren 6 aydan 4 yıla kadar, eziyet eden 6 aydan 3 yıla kadar, cinsi tükenen ve kasten bir canlının cinsini tüketen 2 yıldan 5 yıla kadar, hayvan dövüştürenler ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Öneri: Hayvana karşı işlenen suçlarda psikoloji raporu mutlaka istenmeli. Kişiliğinin sağlıksız boyutunda olduğu tespit edilen kişi, akıl hastanesine yatırılıp terapi görmeli, iyileşmeden de sokağa salınmamalı. Alt sınır 3 yıl olmak üzere hapis ceası verilmeli. Akıl hastanesinde geirdiği tedavi süreci ve bu süreye dahil edilmeli. Ev hapsi ve kamu yararına işlerde çalıştırılmalı.

Gerekçe: Ceza Muhakemeler Usulü Kanunu’na göre  2 yıl 1 aydan az olan cezalarda  ceza erteleniyor.  Daha önce benzer suçtan ceza almamış olması, takım elbise giyip kravat takması gibi iyi hal indirimleri ile hayvana yönelik suç işleyeneler aslında hapis cezası almayacaklar. Adalet Bakanlığı’nın iş yükümü arttırmayın talimatı dikkate alınmış. İdari para cezaları da çoğunlukla tahsil edilmediğinde her iki cezanın da hayvana yönelik suç işleyenler açısından bir caydırıcılığı olmayacak

Hayvan Haklari Yasasi Neden Cikarilamiyor Ozlem Zengin Mustafa Yel Yunus Kilic

Toplantıdan Notlar:

  • Vekiller, hayvan hakları yasa tasarısında yer alan maddeleri tek tek de okumadı, tasarıya ilişkin yazılı doküman da vermedi. Hayvan hakkı savunucuları, tam metnini görmedikleri tasarının açıklanan kısmı ve 2019 yılında oluşturulan araştırma komisyonuna sunulan önerileri tekrar paylaştılar, endişelerini dile getirdiler.
  • Toplantının moderatörü Özlem Zengin, zaman zaman sert çıkışları olsa da aynı zamanda bir hayvan sahibi olarak, “N’olur bizi de anlayın” diyerek samimi itiraflarda da bulundu. Çoklu bir yapı içerisinde doğru bir sistem kurgulamaya çalıştıklarını anlatmaya çalıştı: “Adalet Bakanlığı mahkemelerin iş yükünü arttıracak hükümler getirmeyin diyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ek bir bütçe yaratmayın diyor. HAYDİ adıyla bir yapı oluşturan İçişleri Bakanlığını, belediyeler işin içinde olduğu için Şehircilik Bakanlığını, bu kanunun ana yürütücüsü olması sebebiyle Tarım Bakanlığı’nı mücadele ve ikna etmek durumunda kaldık. Diğer taraftan, bu işin ekonomi tarafında olanlarla karşı karşıyayız. Avcılıkla ilgili olarak silah lobisi tehdit ediyor bizi.”
  • Hayvan hakları yasa tasarısını hazırlayan vekiller; adalet duyguları tam,  hayvan hakları konusunda duyarlı, hukuk bilgisi açısından yetkin ancak bakanların istekleri, lobilerin tehditleri ellerini kollarını bağlıyor. Bu mazeret mi? Elbette değil. Bu utançla yaşamak yerine, millete dönüp gerçeği anlatmak ve istife etmek de bir seçenek. Ya da seçimlerini HAKtan yana kullanıp hak, adalet ve eşitlik ilkesiyle, birlikte yaşamayı mümkün kılan bir yasa tasarısı hazırlamaktan yana kullanabilirler.
  • Siyasetin ve ticaretin kaderini belirleyecek bir sayıya ulaşan hak savunucularının yarattığı kamuoyu sonucunda, hayvan hakları yasa tasarısının toplumun tüm kesimlerinden tepki alması, hükümeti zorluyor. Aslında zorlanacak ne var ki! HAKtan taraf olunacak  yana olunacak. Adalet yoksa ekonomi de düzlüğe çıkmaz, düzen de kurulmaz.
  • Tasarının en çok onaylanan maddesi, mobil kısırlaştırmaya şerh düşülerek, kısırlaştırma seferberliği oldu! Sahada olmaları sebebiyle tanık oldukları acılar onları -ki buna Öğrenilmiş Çaresizlik deniyor-   kısırlaştırmayı “hayvan hakkı” zannedecek bir noktaya taşımış L (Kazanılmış başarısızlık sendromu veya öğrenilmiş çaresizlik sendromu, organizmanın göstermiş olduğu tepkilerin sonuca ulaşmaması durumunda, sonucu değiştiremeyeceğine karşı oluşan inanç ile gelen bir ruh hâli durumudur.)
  • Mevcut hayvan hakları yasa tasarısının gizli gündemi, kısırlaştırma seferberliği ile 4 yılın sonunda, Amerika ve Avrupa’daki gibi  sokakları hayvansızlaştırmak mı?
  • Toplantının en ilginç anlarından biri de; Faytona Binme Atlar Ölüyor Platformu’nun kurucusu Elif Ertürk’le Mustafa Yel arasında geçen konuşma oldu. Faytonların yasaklanmasını isteyen Elif Ertürk’e, “hangi faytonlar?” diye soran Mustafa Yel’in sorusuna Şebnem Aslan atlı arabalar olarak düzeltti. Mustafa Yel, yük hayvancılığı için atların kullanıldığı ve yasaklanmasının yasada yer almadığını söyledi ve ekledi “Adalar’daki 1.500 ata ne oldu? Bizzat araştırdım ama akıbetlerini öğrenemedim” diye sordu. Elif Ertürk ve Şebnem Aslan, Adalar’da olduklarını söyledi. Mustafa Yel, “Adalarde neredeler?” diye sormaya devam etti. Sanki Mustafa Yel, hayvan hakkı savunucusu; Elif Ertürk ve Şebnem Aslan da siyasetçiydi… 1500 ata ne olduğunun hesabını, hayvan hakkı savunucusunun sorması gerekmez miydi!

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Balkonda Mahsur Kalan Kediye Itfaiye Ekipleri Yetisti 2

Balkonda Mahsur Kalan Kediye İtfaiye Ekipleri Yetişti

Cami cemaatinin ayakkabisin 1

Cami Cemaatinin Ayakkabılarını Bakın Kim Alıyormuş