in

Hayvan Derneklerinin Ayaklanmasına Neden Olan Sahte Anne Maymun Deneyi

Yaptığı deneylerle tartışma konusu olan Harry Harlow’un ilginç deneylerinden birini Ekşi Sözlük Yazarı ”piyu” anlatmış.

Sevgi kavramını takıntılı hale getiren Harlow hayvanlar üzerine 1970 yılında etik olmayan deneyler yaptı. Harlow’un  bu etik dışı deneyini  Eki Sözlük yazarı “piyu” şöyle anlatmış:

“1930’lara kadar bağlanma teorileri içgüdüsel süreçlerimizle açıklanıyor, annenin çocuğun karnını doyurmasının duygusal bağın kurulmasına sebep olduğu düşünülüyordu. Harlow ise sadece beslenmenin bağlanmayı açıklamak için yetersiz kalacağı düşüncesinde idi. Nitekim çalıştığı laboratuvardaki resus maymunları ile yaptığı gözlemler bunu doğrular nitelikteydi. Yeni doğmuş ve doğumdan sonra annesinden ayrılmış bebek maymunlar kafeslerinin altına serilen yumuşak havluya karşı tıpkı insan bebeklerinin oyuncak ayılarına beslediği gibi bir sevgi besliyordu.

harlow-deneyi

Harlow bu gözlemleri sonucunda bir takım deneyler yürütmeye karar verdi. İlk deneyde bebek maymunlar ortalama bir yetişkin maymun boyutunda tasarlanmış iki yalancı/vekil annenin olduğu bir kafese kondu. Yalancı/vekil annelerden biri sadece telden oluşurken diğer annenin etrafı yumuşak dokuyla çevriliydi. Bebek maymunların bir kısmı yalnızca tel anne aracılığıyla beslenirken kalan kısmı yalnızca yumuşak anne aracılığıyla besleniyordu. Deney esnasında bebek maymunların hareketleri ve annelerle geçirdiği süreler otomatik olarak kaydediliyordu. Sonuçlar Harlow’un beklediği yöndeydi. Tel anneyle beslenen maymunlar da dahil olmak üzere bebekler zamanlarının büyük kısmını yumuşak anneyle geçiriyordu. Sonuçlar o zamana değin gelmiş teorilerle taban tabana zıt gelişmişti, eğer bağlanma yalnızca beslenme gibi içgüdüsel süreçlere bağlı olsaydı tel anne tarafından beslenen bebeklerin yumuşak anne yerine tel anneyi tercih etmeleri gerekirdi.

harlow-deneyi-3

Deneyi çeşitlendirmeye karar veren Harlow, ortama bir korku nesnesi eklediğinde bebek maymunların tepkisi ölçtü. Maymunların çok büyük bir bölümü korkuyla yumuşak anneye sarıldı. Bunun üzerine bağlanma ihtiyacının yanında annesel güvenin önemine de vurgu yaptı ve başka bir varyasyon olarak bebek maymunları çeşitli uyaranların olduğu 12 metrekarelik bir odaya yerleştirdi. Yumuşak anneyle odada yalnız kalan maymunlar ilk etapta korkup vekil annenin yanından ayrılmasalar da daha sonradan etrafı keşfe çıkıyorlardı, odada tek başına bırakılan bebek maymunlar ise parmaklarını emiyor, yere kapanıyor ve adeta bir otistik gibi tekrarlayıcı saldırgan davranışlar gösteriyordu.

harlow4

Deneylere maruz kalan bebek maymunlar ergenliğe girdiklerinde diğer maymunlarla çiftleşmeyi reddetti ve anti-sosyal davranışlar sergilemeye başladı. Nadiren de olsa çiftleşip doğum yapan anneler ise ya bebeklerini öldürdü ya da düzgün bir şekilde bakım sağlayamadıkları için bebekler kendiliğinden öldü.

harlow-deneyi3

Tüm bunların dışında Harlow’un etik açıdan çok fazla eleştirilmesinin sebeplerinden biri de sosyal izolasyon deneylerinde izole ettiği maymunların pek çoğunun depresyona girip kendilerini dış dünyaya kapatarak bir nevi intihara girişmeleriydi. Tüm eleştirilere rağmen Harlow’un “maymunları nasıl sevebilirsiniz ki” şeklindeki söylemi ise hayvan derneklerinin ayaklanmasına sebep olmuş ve daha sonrasında hayvan deneylerine belli bir takım etik kısıtlamalar konmuştur.”

 

Kaynak: Ekşi Şeyler

Bir Kedinin Hayali Maceraları

Hayvanları Çalınan Çiftçinin İsyanı: “Hiç Değilse Analarını Getirin”