in

HAKİM: Hayvan Haklarının Anayasal Güvenceye Alınmasını İstiyoruz

Hayvan Hakları İzleme Komitesi Üyesi Aslı Alpar ile Hayvan Hakları yasa tasarısından beklentilerini ve taleplerini konuştuk.

Hayvan hakkı yasa tasarısının ortaya çıkan maddeleri hayvan hakkı savunucuları tarafından büyük tepki gördü. “Evde hayvan besleme sayısının kısıtlanması”, “hayvan satışının yasaklanmaması” gibi maddeler yasa tasarısı ile ilgili beklentisi olan hayvan hakkı savunucularını hayal kırıklığına uğratmıştı. “Peki hayvan hakları savunucularının yasa tasarısından beklentileri neler? Hayvanları gerçekten koruyacak yasada hangi maddeler bulunmalı?” Bu soruları Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden Aslı Alpar’a sorduk.

HAKIM Hayvan Haklarinin Anayasal Guvenceye Alinmasini Istiyoruz

Aklınız kedinizde kalmasın: Kedi kısırlaştırma hakkında merak edilen tüm detaylar için ziyaret edin.

Aslı Alpar

”Hayvanların Doğuştan Gelen Hakları Vardır”

Yeni yasa tasarısının asgari olarak, meclis hayvan hakları araştırma komisyonu raporuna dayandırılması gerektiğini düşünüyorum. Normalde bu da yetmez ama hiç değilse tüm partilerin ortaklaşa kabul ettiği ve hemen hemen bütün hayvan hakları örgütlerinin dinlendiği, hayvan severlerin dinlendiği bir taslak rapordan bahsediyoruz. Bu rapor yokmuş gibi yapılmaması gerektiğini düşünüyorum yasa tasarısından. Normalde kanunun adı hayvan hakları kanunu olacaktı ancak bugün Mustafa Yel’in açıklamaların bizlerin anladığı üzere kanunun adı hayvan hakları yasası değil, mevcut 5199 sayılı hayvanları koruma kanununun bir düzenlemesi olarak gerçekleşeceğini görüyoruz. Oysa hayvan hakları kanunu olmasındaki asıl talebimiz hayvanların doğuştan gelen hakları olan ve Türkiye’nin de imzaladığı uluslararası anlaşmalarda da yazan hayvanların doğuştan gelen haklarının korunduğu bir yasaydı bizim talebimiz. Zaten meclis araştırma komisyonu da yasanın hayvan hakları yasası olması gerektiğini söylüyordu ne yazık ki bundan vazgeçilmiş durumda.

Kabahat Değil Suç

Olmazsa olmaz maddeler derseniz aslında araştırma komisyonu raporundaki tüm maddeler olmazsa olmazımız. Öncelikle hayvana kabahat olarak düzenlenen fiillerin tamamının suç olması gerektiği ve en az 3 yılla yargılanmaları gerektiği. 3 yıl dememizin sebebi de yeni çıkan infaz kanununda eğer 3 yılın altında yargılanırsa bu şahıslar 1 gün bile hapis cezası alamıyorlar. Bunun dışında sahipli-sahipsiz hayvan ayrımının kaldırılması gerekiyor. Hayvan dövüşünün tamamen suç olması gerekiyor. Sadece köpek değil tüm dövüşler horoz, deve gibi geleneksel ilan edilen dövüşlerde hayvana yönelik doğrudan şiddettir, istismardır kesinlikle suç olması gerekiyor ve bunu yapanlarında hapis cezası alması gerekiyor. Pet shoplarda tür fark etmeksizin tüm hayvan satışlarının yasaklanması gerekiyor. Irk derneklerinde üretim yapılmasından bahsetmişti Mustafa Yel, bu kesinlikle olmaz çünkü sokaklar ve barınaklar sevgiye, aileye, güvene muhtaç hayvanlarla dolu. Hayvanları bir malmış gibi sunacak olan pet shoplar, ırk dernekleri gibi yerler ile bu algının ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun dışında, tehlikeli ırk ve yasak ırk tanımını da kabul etmiyoruz çünkü hiçbir hayvan, hiçbir ırk tehlikeli değildir. Bunun yerine bu hayvanları dövüştüren, hayvanlara kötü eğitim veren kişilerin ceza almasını istiyoruz. Faytonunun tamamen kaldırılmasını istiyoruz.

Esaret Altındaki Hayvanlar Doğaya Dönemiyor

Hayvanat bahçelerinin tamamen kapatılması gerekiyor, mevcutlarının da daha özgürleştirilmiş alanlar olarak hayvanların ömürlerinin sonlarına kadar emekli edilebilecekleri şekilde olması gerekiyor. Çünkü ne yazık ki, yıllarca esaret altında tutulan hayvanların doğaya dönemiyorlar. Bu hayvanların devlet korumasında olması gerekiyor. Kara ve su sirkleri, kara sirklerinin ülkeye girişinin yasaklanması, su sirkleri olarak adı geçen yunus parklarının 1 yıl içerisinde tamamen kapatılması ve mevcut yunus parklarındaki yunusların devlet korumasında emekliliğe ayrılması çünkü onlarda esaret altından tekrar doğaya dönemeyen, döndüklerinde zarar gördükleri bilinen hayvanlar. Yunus parklarında şöyle bir durum var, yunus parklarını bir daha açmayacağız ama mevcut yunus parklarını yasal süreçte yunuslar hayatını kaybedinceye dek sürdüreceklerini söylüyorlar. Ama şu anda bile bu insanlar illegal olarak faaliyet gösteriyor. Bir restoran izni alıp yunus parkı işletiyorlar bunlara yasal izin vermek şu anlama geliyor buradaki yunusların işkencesinin hiç bitmeyeceği çünkü şu anda bile öyle yerlerde kaç yunusun esaret altında tutulduğu bilinmiyor. Çünkü şu anda da yapılıyor ama bu hayvanlar hiç ölmüyormuş gibi gidip Türkiye karasularından yeni yunuslar avlanacak ve esaret altına alınacak. Zaten esaret dendiği zaman yenisinin açılmadığı gibi var olanların da kapatılması gerek. Buralarda bu hayvanların yeniden sömürülmemesi gerekiyor. Hayvan deneylerinin yasaklanması ve bilimsel alternatif yöntemlere geçilmesini istiyoruz. Mevcut hayvan deneylerinde sömürülen hayvanların yuvalandırılmasını istiyoruz. Kürk çiftliklerinin ve Türkiye’de kürk ithalatının da tamamen yasaklanmasını istiyoruz. Bu söylediklerimin tamamı meclis araştırma komisyonunun da ifade ettiği düzenlemeler. Bu arada hayvanı korumakla yükümlü olan belediyelerin ve kamu personellerinin izne tabii tutulmadan yargılanabilmesini istiyoruz çünkü biliyoruz ki cezasızlık bu tür suçlarda suçları teşvik eden bir durum.

Kısırlaştırma Seferberliği?

Kısırlaştırma seferberliğinden bahsediliyor ama bu kısırlaştırma nasıl olacak? Mevcut 6. Madde korunacak mı? Yani mesela bir hayvan alındığında kısırlaştırma ve tedavi sonrası tekrar aynı noktaya bırakmaları gerekiyor bu olmazsa olmazımız. Yoksa şu anda da yapıldığı gibi hayvanları toplayıp, dağın başına bırakıyorlar.

Anayasal Güvence Şart

Hayvan haklarının anayasal güvenceye alınmasını istiyoruz çünkü anayasa en temel yasa aslında ve anayasada hayvan haklarını bir kere tanıdığınız zaman diğer yasalar buna aykırı düzenleme yapamıyorlar bu yüzden çok önemli. Şikâyet şartı getirilmemeli, herhangi bir hayvana suç olayıyla karşılaştığınız zaman Cumhuriyet savcısına gidip başvurup doğrudan bir dava açıp bu davanın takipçisi olabiliyorsunuz. Ama Tarım Bakanlığı ya da Adalet Bakanlığı gibi aracı bir kurumun izniyle bu iş olacaksa bu şu anlama gelir hayvana yönelik birçok suçun cezasının yargılama aşamasına bile gelmeyeceğidir. Hayvan terk etmenin para cezasının en az 10.000 TL olması gerektiğini söylüyoruz bu yine komisyon raporunda da yazan bir şey. Niye 10.000? Çünkü 2-3 bin gibi komik sayılardan bahsediliyor zaten insanlar 8-9 bin gibi paralara hayvan satın alıyorlar. En azından bunun satın aldıkları hayvandan daha fazla bir miktar olması gerekiyor. Bu arada eğer pet shoplarda hayvan satımı ya da ırk derneklerinde hayvan üretimi yasaklanmazsa hayvan terk etmenin de önüne geçilemeyecek.

Avcılık Cinayettir, Kesinlikle Yasaklanmalı

Av kesinlikle yasaklanmalı. Diyorlar ki, av avcılık kanununda düzenleniyor bu kanun da düzenlenmiyor ama siz Türkiye’de hayvanları korumak ile ilgili öncü bir kanun çıkarmaktan bahsediyorsanız avcılıktan da bahsetmeniz gerek. Açıkça cinayet olan bir işi legal hale getiren bir yasadır kara avcılığı yasası, bu yasanın tamamen ortadan kalkması gerekir. Avcılık ya da av turizm nasıl bir ad altında olursa olsun yaban hayatını yok eder ve açıkça bir cinayettir bu yüzden avın tamamen yasaklanmasını talep ediyoruz.

Hayvanlar İnsan Sömürüsüne Maruz Kalmamalı

Ben bir vegan aktivist olarak hayvanların, insanların sömürüsünde herhangi bir koşulda olmaması gerektiğini savunuyorum. Ama hayvan hakları aktivistlerinin taleplerinden bir tanesi de mezbahalara, üretim çiftliklerine, hayvanların sömürülüp öldürüldüğü tesislere 7/24 kamera zorunluluğu getirilmesi. Çünkü kapalı kapılar ardında burada hayvanlar öldürülmekle ve sömürülmekle kalmıyor tutsak tutuldukları süre boyunca da korkunç şartlarda hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar. Bir diğeri ise de canlı hayvan ticaretinin tamamen yasaklanması. Zaten bu uluslararası sözleşmelere de aykırı bir uygulama. Son olarak havai fişekler. Havai fişekler hem insan, hayvan ve doğa için büyük riskler barındırıyor. Böyle bir eğlence olmaz diyoruz. Bu yüzden havai fişeklerin de tamamen yasaklanmasını istiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yil Once Evimin Disinda Ortaya Cikincaya Kadar Hayat Bu Kediye Kotu Davranmisti ve Simdi O Tatli ve Sevgi Dolu Bir Kedi 5

4 Yıl Önce Evimin Dışında Ortaya Çıkıncaya Kadar Hayat Bu Kediye Kötü Davranmıştı ve Şimdi O Tatlı ve Sevgi Dolu Bir Kedi

spa kedisi

Kedisiyle Spa Günü Geçiren Kedi Babasının Videoları TikTok’ta Viral Oldu ve 60 Milyondan Fazla İzlendi