in

“DİĞER CANLILARI ‘CAN’ GİBİ GÖRMEZSENİZ, ÇOCUKLARINIZIN KANI SOKAKLARDAN EKSİK OLMAZ…”

Bekir Çoşkun 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde kaleme aldığı yazıda; bizim de Ajanimo olarak yıllardır mücadelesini verdiğimiz, hayvanların can olduğunu yok sayan medyada dilini eleştirdi ve hayvanların yaşadığı zorlukları dile getirdi.

Sözcü Gazetesi Yazarı Bekir Çoşkun 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ndeki köşe yazısında hayvanların yaşadığı zorlukları dile getirirken, “boş yere harcama” anlamına gelen ve hayatını kaybeden hayvanlar için Türk medyasının çok büyük bir bölümünde kullanılan ‘telef’ kelimesini eleştirdi.

Yazısını “Eğer diğer canlıları “can” gibi görmezseniz, kendi çocuklarınızın kanı sokaklardan eksik olmaz… Çünkü asıl “telef” olan insanın vicdanıdır…” sözleriyle bitiren Çoşkun ülkemizde hayvanların yaşadığı zorluklardan bazıları böyle sıraladı:

SÖZCÜ GAZETESİ YAZARI BEKİR ÇOŞKUN’UN HAYVANLAR İÇİN YAZDIĞI KÖŞE YAZISI

“TELEF…

Bugün Dünya Hayvan Hakları günü.

Daha birkaç gün önce, Karadeniz’deki bir üniversitenin bahçesindeki dişi köpeğin vajinasından el feneri çıkarttılar…

Kutlu olsun…

Bir köyün anız tarlası ya da üniversitenin bahçesi… Bu millet, hayvanları birer can gibi göremedi…

Bizim medya bile ölen hayvanlar için hâlâ “Telef” diyor…

“Kuşlar telef oldu… Atlar telef oldu…”

Onların “can” olduğunu anlamadılar…

Lütfen yakınlardaki bir barınağa uğrayın…

Barınağın demir kapısı açılıp da birileri içeri girdiğinde, evlerden atılmış köpekler “Beni almaya geldiler” diye sevinç çığlıkları atarlar… Sokağa atılmış canlar “buradayım” der gibi bağırırlar…

Oyuncu küçük köpekler, kendilerini hatırlatmak için, o evlerde öğrendikleri takla atma, el verme gibi numaralarını yapmaya başlarlar.

Hepsinin gözü kapıdan içeri girenlerdedir.

Kimisi, “O gelenler bizimkiler, seninkiler değil…” dercesine yanındaki köpeği pataklar.

Bir sevinç fırtınası eser barınakta.

Kimisi kapatıldığı tel kafesin kapısına kadar koşup koşup döner.

Kendilerini almaya geleni görmek için çırpınırlar, irili ufaklı köpekler, sevinç çığlıkları birbirine karışır…

Ama kimse bir daha dönüp bakmaz…

Gelenler gittiğinde, arkalarından bakıp, hüzünle tellerin arkasındaki köşelerine çekilirler… Bir özlem ve acının kahrı içinde, kuyruklarını dolayıp yüreklerine bastırarak, yeniden beklemeye başlarlar…

“Telef” olana kadar…” 

BEKİR ÇOŞKUN’UN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sahibi Tarafından Bakılmayan ‘Öksüz’ Giderek Daha İyi Oluyor

Sahibi Tarafından Bakılmayan ‘Öksüz’ Giderek Daha İyi Oluyor

ekrem imamoğlu geçici bakımevi ziyareti

Ekrem İmamoğlu: “Bizim Burada Gizli Bir Alanımız Yok”