Bolu Olayının Perde Arkası!

Geçtiğimiz günlerde güzel ülkemin utanç hanesine bir utanç daha eklendi. Bolu Belediyesi’ne bağlı barınakta ölen köpeklerin, çöp kamyonuyla taşındığı görüntülerinin sosyal medyada yayılması tepkilere neden oldu. Sokaktaki kedinin, köpeğin sokağın tavanındaki kuşun yaşamına hürmet etmeyenler, o canların ölüsüne de saygı göstermiyorlar elbette. Tepkilerin ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan özür diledi ve  Veteriner İşleri Müdürü’nü görevden aldığını duyurdu. Malum 2019 seçimleri ile hizmete gelenler kendilerini “Yeni Nesil Siyasetçi” olarak taktim ettikleri için bu özür hareketinden milletçek çok etkilenmemiz beklenir ama biz hiç etkilenmiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki, bu hareket Türkiye siyasetinin tipik kriz çözme ya da kendi adamını belediyede işe alma yöntemidir. Bu yöntemin adı “adam harcamak”tır. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da tam olarak bunu yaptı. Veteriner işleri müdürünü görevden alınca, tepki gösteren kişiler ve  Belediye Başkanı Tanju Özcan açısından konu çözülmüş oldu. Ama gelgelelim ki olayın gerçeği çok farklı.

Belediye Veteriner Hekimleri Derneği perde arkasında neler olduğuyla ilgili bir açıklama yayınladı ve o açıklamada bakın neler dedi:

“Geçtiğimiz günlerde Bolu’da bir çöp kamyonu arkasında ölü hayvanlar görüntülendi. Eğitimi hukuk konusunda olan başkan açıklama yaptı; ”kentimize yakışmıyor. Veteriner işleri müdürünü görevden alıyorum’ dedi.

Buraya kadar söylenen cümle sağduyulu bir başkandan duyulması gereken sözleriymiş gibi gözüküyor.

Gerçekten öyle mi?

Tüm belediyelerde atıkların toplanması ve bertarafı görevi temizlik işleri müdürlüğünün görevidir. Uygun araçla taşımak ve uygun koşullarda bertaraflarını yapmak yönetmeliklerinde yazılıdır. Mesleği hukuk olan başkan bu konuda bilgili mi? Belli ki değil.

İlçe belediyelerde veteriner işleri müdürlüklerine araç almak veteriner hekimlerin insiyatifinde değildir. Başkan ‘alın’ der alınır, ‘almayın’ der alınmaz.

Veteriner işleri müdürlüğüne bu ölü hayvanları taşıması için uygun bir araç aldın mı başkan? Yok tabi ki.

Böyle bir araç var da veteriner hekim mi kullanmadı? Haklısın hemen görevden almalısın. Galiba olmadığını da herkes biliyor.

Veteriner işleri müdürlüğünde hayvanları gömmek için iş makinası mı aldın başkan?

Biz Türkiye de bir ilçe veya il belediyesinde örneğini görmedik. Aldıysan bravo sana. Ama olmadığı da anlaşılıyor zaten.

Ölü hayvanların bertarafında kanun, uygun bir yere veteriner hekim gözetiminde gömüleceği yazar. Ama cenaze aracı ve iş makinası olmayan bir müdürlük bunu diğer müdürlüklerden talep eder.

SÖZ KONUSU KÖPEK Mİ, ONA REVA GÖRÜLEN ÇÖP KAMYONUDUR

Yönetmeliklerde atıkların bertarafı görevi temizlik işlerine görev olarak verilmişse oradan yardım istenir. Genel olarak bu olay aşağıdaki şekilde bir telefonla cereyan eder. Mizansen olarak:

-Alo temizlik işleri müdürüm. Ben veteriner hekim … Ölü hayvanlarım var yardımcı olur musunuz?

-Hay hay. Hemen araç gönderiyorum.

Temizlik işleri müdürünün gönderdiği araç  çöp kamyonu ise ne yapacaksın? İşte belediyeler böyle çalışır. Söz konusu köpek mi, ona reva görülen çöp kamyonudur. Pis iştir reklam değeri yoktur. Olay ortaya mı çıktı yüklen veteriner hekime.

KABAHAT SENDE BAŞKAN

Hayır. Yüklenmeyeceksin!

Önce kendine bakacaksın, özeleştirini yapacaksın. ‘Ben bu adama özel cenaze aracı vermedim. Yönetmelikte bunun görevi değil.’

Çöp kamyonunu veteriner hekim kendi gidip alıp gelmedi. Ona bu aracı senin adamların reva gördü. Kabahat sende başkan.

Eğer bu fiyaskonun bedeli görevden alınma ise bu kişi veteriner işleri müdürü değildir. Bu kişi,   o aracı almadığın için sen ve bu işe bu aracı reva görüp çöp kamyonunu gönderen kişidir. Sonra 3. sıradaki sorumluya sıra gelir. Kuyruğun kuyruğu adamı görevden almak ancak hukuk mezunu olmayan birine yakışır.

Bolu Bölgesi Veteriner Hekimler Odası başkanının basın açıklamalarından anlaşılan, veteriner işleri müdürlüğüne veteriner hekim olmayan birini getirecekmişsiniz. Bu doğru mu Tanju Özcan?”

Bu açıklamayı okuduktan sonra benim de aklıma takılan bazı sorular var. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, veteriner işleri müdürünüzü görevden almadan önce kendisine şu soruları sordunuz mu?

Bu kadar köpek neden öldü? Belediye veteriner işleri biriminde bir hayvanın sağlığı için gerekli ve yeterli ekipman mı yok, ilaç mı eksik, insan kaynağı mı yetersiz?

Ölen köpekleri neden çöp kamyonları ile taşıyoruz? Veteriner işlerinin hayvan cenaze aracı yok mu? Yoksa neden talep etmediniz?

Bu köpeklere nereye gömülüyor? Bolu Belediyesi’nin hayvan mezarlığı nerede?

Birinci ve üçüncü soruya ne cevap aldığınızı merak ediyorum. Çünkü ikinci sorunun cevabını Belediye Veteriner Hekimleri Derneği vermiş. Bu cevaptan anlıyoruz ki, çöp kamyonunda ölen köpekleri taşıma konusunda yetkisi ve sorumluluğu olmayan tek kişi veteriner işleri müdürü. Bunu belediye başkanı ya da başkana danışmanlık yapan insanların bilmemesi mümkün mü? Hele ki o kişi hukuk eğitimi olan bir belediye başkanı ise! Peki o zaman fatura neden araç tahsis edilmesi konusunda yetkisi ve sorumluğu olmayan veteriner işleri müdürüne çıkarılıyor!

Varsayalım ki belediye başkanı ve danışmanları, belediyenin işleyişini bilmiyor; öyleyse de o koltuklar boşu boşuna işgal edilmiş olmuyor mu?

Tanju Özcan, Bolu veteriner işleri müdürlüğüne veteriner dahi olmayan bir kişiyi aldığınız bilgisi doğru mudur?

Bolu Belediyesi’nin veteriner işleri bütçesi ve bütçeye aktarılan para ne kadardır? Veteriner işlerinin, ekipman, insan kaynağı ve ilaç ihtiyacı tamamen karşılanmış mıdır? İnsan ve sokağındaki hayvanların uyumlu bir şekilde bir arada yaşaması için neler yapıyorsunuz?

Bu durum ister istemez insanın aklına başka bir soruyu da getiriyor.

O çöp kamyonundaki köpeklerin videosunu çeken kişi tesadüfen mi oradaydı yoksa konudan haberdardı ve bu yüzden mi oradaydı?

Bunlar işin siyaset boyutu. Ve bu boyut, bu ülke hayvanın da insanın da mutsuzluğunun tek sebebi. Türkiye’deki vekillerin tamamına yakını ne yazık ki toplumun değerlerinden yoksun, türcü ve yaşam hakkına saygıdan uzak kişiler. Devlet adamı değil politikacılar. Tekrar tekrar seçilmek için de, insan türü dışındaki tüm türleri yok sayan popülist bir hizmet anlayışına sahipler. Tüm türlerin bir arada uyum içinde yaşadığı köyler, kasabalar ve şehirler yaratmak elbette mümkün. Ancak evcilleştirilen hayvanı insansızlaştıran, insanı da hayvansızlaştıran ve ıssızlaştıran bu anlayış, hayvanın yaşam hakkına da ölüsüne de saygı göstermiyor. İyileştirilmesi gereken tarafımız tam olarak burası.

Filmlere Konu Olacak Dostluk: Kendisini Kurtaran Gencin Yanından Ayrılmıyor!

Ayasofya’nın Dünyaca Ünlü Kedisi Gli