in

Avustralya Askeri Yangında Ölen Hayvanlar için Kanguru Adası’nda Dev Çukurlar Açtı

Avusturalya’nın güneyindeki Kanguru Adası eşsiz ekolojik çeşitliliği dolayısıyla ‘Nuh’un Gemisi’ benzetmesi yapılan bir yerdi. Ancak adada bir türlü durdurulamayan yangınların yayılmasıyla, bir daha asla eski halini alamayacağından korkuluyor.

Kanguru Adası’ndaki doğal yaşam parkında eşi ve 19 aylık oğlu Connor ile yaşayan Sam, yangınlar yaklaştıkça, tahliye uyarısının yapıldığını ve 20 dakika içinde herkesin parkı terk ettiğini söylüyor.

BBC‘den Shaimaa Khalil’in haberine göre, 9 Ocak’ta başlayan yangın, bir hafta içinde çıkan ikinci en büyük yangındı. Kanguru Adası’ndaki yangınlar yayılma hızı nedeniyle büyük şaşkınlık yaratmış durumda. Kanguru Adası’ndaki yangının geçtiği yerlerde, hâlâ yanmakta olan isli ağaçları görmek mümkün.

Onlarca ölü koala ve kangurular yol kenarlarında yatarken, duman havayı kaplamış ve yangının geçtiği tarlalar için için yanmaya devam ediyor.

Canlılar için ölümden ve yıkımdan kaçmak neredeyse imkansız. Ekolojik felaket çok büyük ve durdurulamaz olduğundan, ordu bölgeye çağrıldı. Ölü koyunları ve büyükbaş hayvanları gömmek için hendekler kazılıyor.

Adanın batısında yer alan Hanson Bay’de, Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri yanmış koalaları, büyük ve küçük kanguruları ve kuşları toplamaya devam ediyor.

Maske takarak çalışıyorlar. Ölü hayvan kokusunu yerleşim yerlerinden uzak tutmak için uğraşıyorlar.

Sessiz bir şekilde yanmış hayvan bedenlerini öbekler halinde topluyorlar. Ardından ölü hayvanlar kamyonlara yüklenip gömülmek üzere daha önceden kazılmış derin hendeklere götürülüyor.

Felaket sonrası yürütülen askeri operasyonun komutası Albay Anthony Purdy’de.

Purdy, “Eğlenceli bir iş değil… Kimse ölmüş vahşi hayvanları taşımayı sevmez. Ancak bölge halkı bize ihtiyaç duyduğu sürece yardıma devam edeceğiz” diyor.

 

Biyolojik çeşitliliği ile ünlü Kanguru Adası Avustralya’nın en önemli vahşi yaşam merkezlerinden biriydi.

Adanın yarısının (215,000 hektardan fazlası) yandığından korkuluyor. Vivonne Bay’in bazı kısımlarında, yangınlar kıyıya kadar ulaştı.

8 yıl boyunca Flinders Chase’de orman koruculuğu yapan Caroline Paterson, durumun ‘kıyamet günü’ gibi olduğunu söylüyor.

Adanın güneybatısındaki alan, adanın ulusal parkına ev sahipliği yapıyor. Bu bölge, 20 Aralık’tan bu yana devam eden yangınlarda büyük hasar gördü.

Caroline gözyaşları içerisinde “Bazı bitki türlerinin hayatta kalmayı başardığı, zarar görmemiş bitki örtüsü bulmakta zorlanıyoruz” diyor; “Burası çok özel bir alan. Bu ada bir sürü hastalıktan izoleydi. Adanın arazi özellikleri çok önemliydi.”

 Kanguru Adası Eşsiz Ekolojik Çeşitliliği Vardı

Kanguru Adası’nın çok sayıda endemik canlı türüne sahip olmasının bir nedeni, adaya tilki ve tavşan gibi hayvanların bugüne kadar hiç ayak basmamış olmasıydı.

Sydney Üniversitesi’nde Ekoloji Profesörü Christopher Dickman; ana karanın aksine, tilkilerden korunduğunu, bitki örtüsüne zarar verecek bir tavşan nüfusu da olmadığını ifade ediyor:

“Avustralya’nın en büyük üçüncü adası, anakaradan bin yıllar önce kopmuştu. Adadaki bitki ve hayvanların büyük kısmı bu bölgeye özgü çünkü doğası el değmemiş. Kanguru Adası’na geldiğinizde zamanda yolculuk yapmış gibi oluyorsunuz.”

Aynı zamanda, ada İtalyan arılarının saf bir cinsine de ev sahipliği yapıyordu. Arı kovanlarının dörtte birinden fazlasının yangınlarda yok olduğu düşünülüyor.

Küçük keseli sıçan ve güneyli kahverengi fareler için de aynı zamanda risk devam ediyor. Avustralya’da yaşayanlar ve bilim insanları zararın boyutunu ölçmeye çalışıyor.

Yangının bazı bölgelerde hâlâ devam ediyor olması ve bazı bölgelere girilemiyor olması hasar tespitini zorlaştırıyor.

Müşteri Kılığına Giren Polisler, İnternetten Yasa Dışı Hayvan Ticareti Yapan Adamı Yakaladı

‘Bakışları Tuhaf’ Diyerek Barınağa Terk Edilen Köpek