Atlar Tutuklu, Sayı Meçhul, Sahiplendirme Yok

Adaların atları, 20 Aralık 2019’dan beri, neredeyse 5 aydır ahırlarda kapalı tutuluyor. Bu hareketsizlik yüzlercesinin ölümüne sebep oldu. Sayıyı bilemiyor, ancak açıklanan rakamlar üstünden tahmin yürütebiliyoruz. Çünkü hiçbir şey şeffaf değil.

Heybeliada’nın atları, 26 Mart’a kadar Heybeli’de kendi ahırları çevresindeki alanda serbest kalabildiklerinden dolayı içlerinde ölen olmadı. Burada kalmanın onlar için daha sağlıklı olduğunu defalarca söylediğimiz halde İBB Heybeli’den satın aldığı 145 atı Büyükada’ya götürdü.

Şimdi Adalar’da İBB’nin satın aldığı bütün atlar Büyükada’da, İspark, Aya Nikola ve Yörükali’deki ahırlardalar. “Atlar çok mutlu” konulu videolardan izlediyseniz, orada gördükleriniz Yörükali’de faytoncuların kiraladığı arazide gezen atlar.

800 kadar atın barındığı İBB İspark ahırına 12 Nisan’da, 200 atın kaldığı Aya Nikola Ahırı’na ise 19 Nisan’da ufak da olsa padok alanları açıldı. İspark’ın padok alanına aynı anda en çok 50 at salınıyor. İspark’ta İBB’nin bir atı olsanız, bağlı olduğunuz yerden ne sıklıkta çıkabilirdiniz padoka?

İBB 2 Nisan’da, elindeki at sayısının 1167 olduğunu açıklamıştı. O zamandan bu zamana at ölüm hızının Şubat-Mart’a göre daha az olduğunu umuyor, tahmin ediyoruz. Ama hâlâ atlar ölüyor. Son 1 ayda 7 atın ölümünden haberdarız. Sayı, bizim bildiklerimizden ibaret olmayabilir. Ama İBB ve Adalar İlçe Tarım Müdürlüğü bu konuda açıklama yapmıyor.

Atların ücretsiz olarak sahiplendirileceğini açıklayan İBB, at almak isteyenlerin ne gibi koşulları sağlaması gerektiğini hâlâ açıklamadı. Adalar’dan henüz bir at çıkışı yok.

Mart ayı sonunda toplam 700 ata kasapların talip olduğunu duyurmuştuk. Bedavaya at verme konusu son derece kaygı verici. O tarihte İBB’nin atları sahiplendirme komisyonu da kurulmamıştı. Nisan ayı ortalarında bu komisyon kuruldu, içinde yalnızca İBB çalışanları yer alıyor. Atları tanıyan bağımsız isimlerin de komisyonda yer alması gerektiğini ilgililere ilettik ama dinlemediler. Umarız ki komisyon en azından böyle bir danışma kuruluna sahip olur.

Adalar’da İBB tarafından satın alınan atlardan sorumlu İBB Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı Ahmet Atalık’la bugün yaptığımız görüşmede, atları sahiplenmek için pek çok başvuru olduğunu ama hiç sahiplendirme yapılmadığını teyit etti. Atların kasaplara gitmeyeceği konusunda içimizin rahat olmasını, atları öyle yerlere vermeyeceklerini söyledi.

Atalık’tan aldığımız iyi haber: Adalar’da nihayet bir at veterineri görevlendirmek üzere temaslarda başlanmış. İBB’nin adada mevcut iki veterineri var ve bunlar, videolarda gördüğünüz veteriner de dahil olmak üzere, kedi-köpek veterineri.

İBB ve Adalar Belediyesi yetkilileri ile özel görüşmelerimizde, Tarım Bakanlığı’nın kendilerine atlar için yer vermediğini, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “Adalarda tek bir at kalmayacak” dediğini, bunun da ellerini kollarını bağladığını söylüyorlar.

Atların faytondayken kötü muamele gördüğünü gören, ama faytondan çözülüp ahıra kapatılınca çektiği acıyı gör(e)meyen aktivist gazeteci Zülal Kalkandelen dünkü yazısında bu konuya değinerek şöyle demiş: “Tarım Bakanlığı’ndan arazi istendiyse ve olumsuz yanıt alındıysa bunun kamuoyuna açıklanması gerekir!

Buna kesinlikle katılıyoruz. Adalarda atlar üzerinden siyasi oyunlar oynandığını düşünüyoruz. Millî Emlak, İstanbul Valiliği, Tarım ve Orman Bakanlığı, kısaca devlet kurumları bir yandan Adalar’ı motorlu taşıtlara ve başka rantlara açmayı, diğer yandan da hükümetin güçlü rakibi Ekrem İmamoğlu / İBB’yi zor durumda bırakmayı amaçlıyor adeta. Hiç sevmediğimiz bir tabirle, “bir taşla iki kuş” hesabındalar.

Adalar’da at ve fayton satın alınmasına harcanan 90 milyon TL, İstanbulluların bütçesinden bu atların bakımına her ay ödenen para… Sırf ot masrafının ayda 300 bin TL olduğunu söylüyor İBB yetkilileri. Üstüne 50 kadar seyisin maaşları, ahırların diğer giderleri var. Atların yanlış kişilerin eline geçmesi durumunda İBB’nin uğrayacağı büyük itibar kaybı var. Çünkü, Kalkandelen’in dediği gibi: Faytondan kurtarılan atların özgürce koştuğu görüntüler bu kadar alkış alıyorsa aynı atlar yeniden tarım ve hayvancılıkta sömürüldüğünde aynı güçte olumsuz tepki alır.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın, Ekrem İmamoğlu’nun koltuğuna kayyum olarak oturmuş olduğunu, özgür at görüntülerininse çok kısmi bir manzara olduğunu bir kez daha hatırlatalım. O hâlde İBB neden bu oyuna girdi? İstanbul Valiliği atlara ruam gerekçesiyle tam 3 ay süreli “faytona bağlama yasağı” getirdiğinde (nam-ı diğer karantina) İBB, “Atların faytonda çalışırken kötü muamele görmesini biz de kabul edilemez buluyoruz, sistemi ıslah ederek bu sorunu çözeceğiz” diyebilirdi. Ekrem İmamoğlu, faytonu hepten kaldırmanın o sırada resmî sayısı 1378 olan atları çok daha kötü bir duruma iteceğini kamuoyuna izah edebilecek söylem gücüne sahip bir isim.

Biz bunun hâlâ yapılabileceğine inanıyoruz. Adalar’da kalmak, atlar için hayatta kalmak demek. Bunun için Adalar’da hem rahat edecekleri, hem de gelir getirecekleri, İstanbul Belediyesi’nin bütçesine yük değil, Adalar’a ve tüm kente katkı olarak yaşayabilecekleri projeler öneriliyor İBB’ye. Atlar adada binicilik faaliyetlerinde çalışabilir örneğin. Bu teklifi yapanlar, tüm adaların çocuklarına ücretsiz binicilik eğitimi de vaat etti. Mükemmel değil mi? Ama alınan cevaplar özetle şöyle: “Çok güzel ama Vali izin vermez.”

Adalılar ve İstanbullular olarak, mahallemizi, kentimizi seçtiğimiz Belediye Başkanlarının yönetmesini istiyoruz.

Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen

Bu arada Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, otizmli çocuklara destek olmak için kuracakları park ve harada kullanılmak üzere Adaların Atlarına talip olacaklarını açıkladı. Atların değeri bilindikten sonra, bu çok güzel bir düşünce. Uygun şartlar altında, ne olursa olsun kötü insanların eline geçmeyeceği garanti altına alınırsa bazı atlar Kars’ın çocuklarına dost olsun. Ama Adalar’da da olsun!

2’si Yavru 4 Sokak Köpeği Öldürüldü

Minik Tilki Arabaların Altında Kalmaktan Son Anda Kurtarıldı