Adalar’ın Tarihi Yasaları Çiğneye Çiğneye Yeniden Yazılıyor

Yürek Yangını, Ormanlarımıza da Şıçradı.ve  Biz Gene Yandık…

Ruam çığlıkları içinde 19 Aralık 2019 sabaha doğru 81 atımız, ertesi gün de yine sabaha doğru 24 at olmak üzere, ruamlı olup olmadıklarına dair hiçbir sağlık belgesi verilmeden 105 atımız öldürüldü.

82 atın itlaf edildiği gün infazdan bir at kaçmayı başardı. Sizin herhangi bir attı. Ama o atın bir adı vardı; Nazlı, Büyükadalı Nazlı kaçtı ve ruamlı olmadığı anlaşıldı.
19 Aralık sabaha doğru atlar öldürülürken, İstanbul valisi Ali Yerlikaya, 20 Aralık 2019 günü sabahı bir basın toplantısı düzenledi. Ruam gerekçesi ile atların 3 ay arabaya koşulmayacağını ve karantina ahırları yapacaklarını açıkladı. Oysa, Ruam Yönetmeliği’ne göre ruam test süreci 21 günlük periyotlar halinde 3 kez tekrarlanır ve 63 günün sonunda da karantina biter. Karantina da, ruamlı çıkan atın ahırında ve karantina koşullarına göre yapılır.
20 Aralık 2020’de ilan edilen karantina, Ruam Yönetmeliği’ne aykırı ve tamamen valiliğin keyfi Karantinasıydı…
Ada atlarını bir buçuk metre ipe bağlayıp ahırlara hapis ettiler ve aylarca hareketsiz bıraktılar.
Yüzlerce atımızın ölümüne sebep oldular.
Yasalara aykırı olan “Keyfi Karantina” aynı zamanda atların doğasına da aykırı yapıldı.

Adalar’da Anayasayı ve Doğanın Kanunlarını Yok Sayıyorlar

At sahibine alışır.
İnsanla birlikte yaşar ve at nsanın tarihte evcilleştirdiği ilk hayvandır. AT VE FAYTON Adalar’ın kanunen tek ulaşım aracıdır.
At ve fayton taşımacılığında yaşanan tüm kötü sonuçlar belediyelerin ve yetkililerin görevlerini yapmaması, ihmal ve ihlâl etmeleri yüzündendir.
“Taşımacılığı denetleyin, koşulları düzeltin, görevinizi yapın” dedik dinlemediler.
At soykırımından geriye sağ kalabilen atlarımızı, “Atları özgürleştirdik zulûmden, zālimden kurtardık” sloganları içinde çıkartma gemilerine yükleyip evlerinden çok uzaklara gönderdiler. Gerçeği bilen ve bilmeyen herkes tarafından ALKIŞLANDILAR.
Sesimizi duymak istemeyen Kalkedon ülkesinin insanlarının hiç umurunda olmadı Adalar’da yaşananlar…
Adalar’ın tüm yolları, yaya yolu olduğu halde, ulaşım aracı olarak minibüs kullanmaya kalktılar.
Bu araçları , Gümrükten golf arabası diye geçirince, ruhsat plāka ve sigortası olmayan bu araçları bugüne kadar sefere koyamadılar.
Çünkü Trafik Tescil belgeleri yoktu.
Karayolları yasasına aykırı idi.
Adalar 20 Mart 2019 tarihinden bugüne kadar, ulaşım imkānından yoksundur.
Anayasa’nın 23. Maddesini ihlâl ettiler.
“Yapmayın” dedik.
“Adalar’ın yolları yaya yoludur. Minibüs, motorlu araca yetmez, kısa bir süre sonra ormanlar ve SİT alanları küçülecek yeni yollar açılacak, yapmayın” dedik .
Kamuoyuna hep seslendik
Görün, duyun, susmayın diye.
Sustular,
Görmezden geldiler,
Duymak istemediler.
Yetmedi, gerçeği anlatmaya çalışanları suçladılar,
Hakaret ettiler .
18 Şubat 2020 tarihinde 1/5000 ölçekli imar plànları yapıp, Adalar’ın imar durumlarını değiştirme çalışmalarına başladılar.
2018 yılının Nisan ayından bu yana, kıyı şeridimizin büyük bir kısmı betonlaştırıldı.
Plajların kodları, yetkililerin gözleri önünde kıyı kanununa aykırı değiştirildi.
Çin’den getirilen minibüsler için yaya yollarımız sanki kara yoluymuş gibi maviye boyandı ve üzerlerine işaretler çizildi.
Büyükada’da 28 helikopterin barınabileceği bir heliportun projesini kabul ettiler, kötü hava koşullarında ve sağlık sorunlarında kullanacağız diyerek!.
Oysa ki Heybeliada’da helikopter inecek pist alanımız da vardı.
Geçen yıl Heybeliada’da Domuz Tepesi yandı.
Bu yıl da Heybeliada’nın en güzel ve en kıymetli yeri, Çam Limanı’nın tam üzeri yok oldu.
Kuşlar ve yuvaları, ağlayan ve kül olan binlerce ağacımız, kaplumbağası, tırtılı böceği kertenkelesi, tohumu, bütün özel bitki türü ve biz yandık.
8 asırlık bir yerleşim merkezi ve kültürü yandı.
Atlarımızın, ahları ve çığlıkları hala kulağımızda.
Yangının sesi ve kömür karası, ciğerlerimize karışır ve ciğerlerimiz ölürken, her gün yeni bir yok oluş ile birlikte ölümün nefesi ile yaşayanlardanız.
Alkışlasınıza!

Atlara Özgürlük Mü?

Yoksa Adalar’a ölümün, yok edilişin soğuk yüzünü mü getirdiniz?
Sorgulayın kendinizi dürüstçe…
Partili, partisiz hepimiz.
Örtmeyin yanlışı, haksızlığı, hukuksuzluğu örtmeyin.
Bırakın gerçek açıkta kalsın.
Örtmeyin
Sonra Alkışlayın.
Atlar ve fayton artık yok .
Heryer çöp ve çöplük .
İnsanların büyük kısmı kendileri topluyor çöpleri.
Herkes, büyük bir başıboşluk ve denetimsizlik içinde dilediği gibi Adalar’ı yok ediyor.
Biz yandık.
Kömür kokusu genzimizi yakıyor .
Ağaçların, atların, doğanın, kocaman bir kültürün göz.yaşları yüreğimizde..
Modernite dedikleri var ya hani, BETONLAŞMA=RUHSUZLUK…
Biz modern dünyaya karışıyoruz
Bedenimiz, ruhumuz yok oluyor
Alkışlasınıza…
Alkışlarla yok edilişlerin sabahında yazılmıştır bu yazı hepimiz için.
Telefonlarımı kilitleyen, her türlü mesaj ve bilgi kaynağı ile bana ulaşmak isteyen, şahsen tanıdığım veya hiç tanımadığım, yüreği yüreğimde, nice güzel insana tek tek teşekkür edemediğim için lütfen bağışlayın beni.
Ancak yangını sizlerle ve aynı yürekle, birlikte söndürürken gözyaşlarımız da birlikte aktı.
Var olun sağ olun.
Adalar tarihi yeniden yazılıyor .
Bizler ise neyi gördüğünü, çok iyi bilen ve anlatmaya devam edecek olan tarafsız, görgü tanıklarıyız.

Heybeliada’da 5 Hektarlık Alan Yok Oldu!

Aniden Yükselen Su Nedeniyle Şelalede Mahsur Kalan Köpek