Adalar’da Faytonlar Kaldırıldı, Peki Atlara Ne Oldu?

Adalar’da fayton işkencesi sona erdi ancak atlar ruam karantinası nedeniyle henüz özgürlüklerine kavuşmadı. Karantina altında olan atların bazılarının sağlık durumunun iyi olmadığı hatta ölümlerin olduğu iddiası hayvan hakkı savunucularını endişelendirdi. Peki bu iddialar doğru mu? Karantina sürecindeki atların durumu nasıl?

Adalar‘da ruam hastalığı sebebi ile 105 atın öldürülmesinin ardından hayvan hakkı savunucuları İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘na faytonların kaldırılması çağrısında bulunmuştu. Bir grup yaşam hakkı savunucusu 41 gün boyunca İBB Saraçhane binası önünde yaşam nöbeti tutmuştu. Ekrem İmamoğlu atlı faytonların kaldırılacağını ancak sembolik sayıda faytonun kalabileceğini söylemişti. Katıldığı bir televizyon programında, vicdanın atlı faytonları tamamen kaldırılması gerektiğini söylediğini belirten İmamoğlu, vicdanını dinleyerek atlı faytonları tamamen kaldırdı.

Hayvan hakkı savunucularının çağrılarına kulak veren İmamoğlu, yaklaşık 1 ay önce faytonların kaldırılacağını, atların İBB tarafından satın alınacağını müjdelemişti. Adalar’da önümüzdeki aylarda atlı fayton yerine İBB’ye ait olacak elektrikli faytonlara geçileceği bildirilmişti.

Tarım ve Orman Bakanlığı destek vermedi iddiası

Kararın ardından atlara ne olacağı ise merak konusu oldu. İBB’nin, adalardan satın alınacak atların kalacağı yerler konusunda, Tarım ve Orman Bakanlığından destek istediği ama bakanlığın bu desteği vermediği iddia ediliyor.

Yaklaşık 1563 atın olduğu Adalar’da atların bir kısmı ruam hastalığı sebebiyle halen karantina altında. İBB henüz atları satın almaya başlamadı. Ancak faytoncular atlı faytonların kaldırılması nedeniyle seyislerin neredeyse hepsini işten çıkarmış durumda. Seyislerin yetersiz olması nedeniyle atların gezdirelemediği bu sebepten atların hareketsizliğe bağlı olarak ayak bileklerinde şişmeler meydana geldiği ve bazı atların hayatını kaybettiği iddia ediliyor. İBB tarafından gönderilen yemlerinde yetersiz geldiği iddialar arasında.

İBB’nin, atların bundan sonraki yaşamına dair henüz net bir açıklama yapmaması hayvan hakkı savunucularını tedirgin ediyor. Hayvan hakkı savunucuları atların bir an önce satın alınıp karantina sonrası belirlenecek yeni yuvalarına gönderilmesini istiyor.

Yaşanan son gelişmeleri ve iddiaları Adalar Savunması’ndan Ömer Süvari ile konuştuk

Atların genel durumları sizce nasıl? 

Adalar’da yaz sezonu boyunca faytonda kullanılan, uzun süre aşırı çalıştırılma nedeniyle bir bölümü sağlık sorunları yaşayan 1.300’e yakın at bulunuyor. Bu atların yaklaşık 40 tanesi Burgazada’da, yaklaşık 145 tanesi de Heybeliada’da bulunuyor. Geriye kalan yaklaşık 1.100 at ise Büyükada’da. İBB’ye bağlı Büyükada İSPARK ahırlarında tutulan yaklaşık 700 atın yanı sıra Aya Nikola, Yörükali ve Tepeköy bölgelerindeki iptidai ahırlarda da 400’e yakın at var.

‘Devir Süreci Hızla Tamamlanmalı’

Heybeliada ve Burgazada’nın yanı sıra Büyükada’da Yörükali, Tepeköy gibi bölgelerdeki ahırların çevresinde gezinti imkanına sahip, faytoncuların da yakından ilgilendiği atlar görece olumlu şartlara sahip. Ancak yaptığımız gözlem ve incelemelerde özellikle Büyükada’da İSPARK ve Aya Nikola bölgelerinde faytoncuların atlarına yeterli ilgi ve bakımı göstermedikleri, az sayıda seyise çok sayıda atın bakım sorumluluğunun verildiği, seyis maaşlarının ödenmediği, fayton sahiplerinin bir bölümünün atlara yem ve su vermek dışında kilitli tuttukları, çok sınırlı sürelerle gezintiye çıkardıkları, kamu kurumlarının da atlarına iyi bakmayan faytoncuların atlarına el koyma işlemlerini yapmaktan kaçındığını gördük. Atların İBB’ye devir süreci devam ettiği ve devredilmeyen atlar sahipli hayvan statüsünde oldukları için kamu kurumları mevcut atlara müdahale etmekte sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor. Rutin kontroller dışında faytoncuların atların bakımı yönünde talepleri olmadığı hallerde ise atlara müdahale edilemiyor. Dolayısıyla devir sürecinin hızla tamamlanması atların sağlık ve bakım koşularının iyileştirilmesi açısından kritik öneme sahip. 

‘Kamu Kurumları Sorumluluklarını Yerine Getirmeli’

Yaptığımız inceleme ve görüşmelerde son dönemde İBB tarafından alınan önlemlerle kimi aksaklıklara rağmen atların beslenme ihtiyacının büyük ölçüde giderildiği, arpa, yulaf, yonca, saman gibi malzemelerin temin edildiği, ancak talaş gibi yardımcı malzemelerin eksikliğini de gördük. Bu yönde sıkıntı yaşanmaması için yaptığımız uyarıların yanı sıra hayvan hakları savunucusu uzman veteriner hekim arkadaşlarımızın kaşeksi, laminitis gibi sağlık sorunlarına müdahale için özel bakım ve tedavi üniteleri kurulması yönündeki önerilerini, at gebeliği gibi özel durumlara müdahale için en kısa zamanda özel alanlar ayrılması yönündeki görüşlerimizi de yetkili kurumlara iletiyoruz. Kamu kurumlarını bakımı yapılmayan atlara kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde gerekirse el koymaya, belediye ve tarım bakanlığını süreci şeffaf hale getirmeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. 

Öte yandan İSPARK ahırları dahil mevcut tüm ahırların uzun yıllardan bu yana olumsuz koşullara sahip olduğunu da biliyoruz. Uzun yıllardır hem kamu kurumları hem de faytoncular odası tarafından denetlenmeyen, yeterli bakım ve donatı hizmeti sunulmayan, bir bölümü de kaçak durumdaki bu ahırlar zaten hayvan, insan ve kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturuyor. Bu nedenle mevcut idari işlemlerin hızla tamamlanması, atların yaşam hakkının garanti edilmesi ve hayvan hakları savunucularının denetimindeki bir süreç çerçevesinde atların gereken rehabilitasyon ve sağlık hizmetlerine kavuşacağı yaşam alanlarına alınması öncelikli hedefimiz. Bu yönde çalışmaya, öneriler geliştirmeye, sorumlu kurumlarla görüşmeler yapmaya devam ediyoruz.

 

‘Faytonları Yeniden Canlandırmaya Çalışan Çeşitli Kesimler Var’

Karantina altındaki atlar ile ilgili basına yansıyan iddiaları sorduğumuz Ömer Süvari iddiaları şöyle cevaplıyor;

“Basına yansıyan “atların ahırlarda kitlesel olarak öldükleri” yönündeki iddiaların kaynaklarını tam olarak bilemiyoruz, araştırdığımızda da maalesef net yanıtlar alamıyoruz. Bunda kamu kurumlarının süreci şeffaf olarak yürütmekten kaçınması, kararlılıkla sorumluluklarını yerine getirmekte gösterdikleri eksikler kadar faytonları yeniden çalıştırmak isteyen kesimlerin de payı var. Bu noktada bilgileri manipüle etmeye, faytonların kaldırılması sürecini hukuki-idari bir krize dönüştürerek faytonları yeniden canlandırmaya çalışan çeşitli kesimler olduğunu söylemek gerekli. Kamu kurumlarının sorumluluktan kaçmak için sergiledikleri kimi tavırları, sorunun ekonomik ve sosyal bir krize dönüşmemesi için geliştirdikleri söylemleri hayvan hakları savunucularına maledenler, “Eyyy hayvanseverler faytonların kaldırılmasını sağladınız ama ölen ve hastalanan atları umursamıyorsunuz” gibi yalanlarla ve yarım yamalak bilgilerle hayvan hakları savunucularını itibarsızlaştırmaya çalışanları sıkça görüyoruz. Hayvan hakları savunucularını itibarsızlaştırarak, faytonları yeniden canlandırmayı amaçlayan ve mevcut atları çeşitli biçimlerde yeniden kullanmayı hedefleyen bir takım girişimler de görülüyor. Bunlar arasında faytonculara “atlarınızı satmayın” telkinleri yapanlar, süreci uzatarak ve krize dönüştürerek atların yaşamını tehlikeye atanlar, ruam hastalığının yalan olduğunu iddia edecek kadar ileri gidenler de var. 

‘Tartışmalarla Kaybedecek Vaktimiz Yok’

Ancak her şeye rağmen bu tür görüşleri ve ifade ettikleri her durumu ve olayı yakından izlemeye çalışıyoruz. Çeşitli karalamalarla ya da tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok, atların yaşam hakkı, mevcut atların yeterli bakım ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşması, eksikliklerin hızla tamamlanması öncelikli gündemimiz. 

Atların ahır bölgelerinde uzun süre kalmasının hem yaşam hakkı hem de atlara yönelik nitelikli sağlık hizmetlerinin sağlanması açısından büyük zorluklar yaratan bir durum olduğunu biliyoruz. Bu durumun uzun süre devam etmemesi gerektiği de tüm görüşmelerde sıkça dile getirdiğimiz bir gerçek. Faytoncuların ya da kamu kurumlarının sorumluluğundaki tek bir atın hastalığı ya da yaşamını kaybetmesi tüm hayvan hakları savunucularını yeni çareler ve çözümler aramaya yöneltiyor. Bu nedenle sıkıntı yaşanan ahırların ya da sağlıksız durumdaki atların bizlere ya da kamu kurumlarına bildirilmesini, faytoncularla yaşanan idari-mali sürecin de en kısa zamanda derhal tamamlanmasını istiyoruz.

‘İBB, STK’lar ile İşbirliği İçinde Olmalıdır’

Faytona Binme Atlar Ölüyor Platformu sözcüsü Elif Ertürk ajanimo.com’a karantina altındaki atlar ve ortaya atılan iddialar ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Adalar’da faytonların tamamının kaldırlarak, bu zulme son verilmesi tüm yaşam hakkı savunucularını sevindirmiştir. Bundan sonraki süreçte bu sömürü sistemi için atlar getirilemeyeceği için binlerce atın yaşamı kurtulmuş oldu. Ancak şu an Adalar’da yıllardır mezbelelik halinde olan ahırlardaki 1300 at zor durumda. Adalar’da bulunan yaklaşık 1300 atın bundan sonraki yaşamlarını sürdürecekleri yerler halen netleşmemiştir. Faytonlardan kurtulan atların yaşam koşullarının sağlıklı olmadığını, yeterli sayıda seyis bulunmadığı için; atların beslenmesinde, su verilmesinde eksiklikler yaşandığı, atların dolaştırılmadıkları için yetersiz hareket ettiklerini gönüllü veteriner hekimler yerinde gidip, görerek tespit ettiler. Faytonlar konusunda tüm yetkilerini kullanan İBB, karar aldığı üzere, atların sahiplerinden alınarak İBB’ye geçmesi konusundaki yapması gereken tüm prosedürleri acilen tamamlaması gereklidir. Hemen ardından, atların bundan sonra yaşayacakları alanlara gönderilmeleri için STK’lar ile işbirliği içinde çok çabuk çözüm üretmek için harekete geçmelidir. Faytonların tamamının kaldırılması için yıllarca mücadele ettik, yaşananları kamuoyuna duyurduk, kalan atların yaşamı için yetkili kurum İBB STK’lar ile birlikte acilen çözüm bularak hayata geçirmelidir. Atların bekleyecek çok fazla zamanları yok.”

 

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu faytonların kaldırılması ardından yaşanan süreci ajanimo.com’a değerlendirdi.

“Faytonların kalkması kesinlikle en isabetli karardı.Evet şu aşamada hukuki, fiili, maddi imkansızlıklar söz konusu ancak bunları aşmak gerekiyor. Burada Türkiye Jokey Kulübü ve Binicilik Federasyonunda katkıda bulunması gerektiğini düşünüyorum. Bu durum kollektif bir çalışma içerisinde toparlanabilir. Hepimize görevler düşüyor. ‘Faytonlar kalmaya devem etseydi de bunlar yaşanmasaydı’ denecek bir durum asla söz konusu değil. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Evet, bazen yeterli olmaya bilir. Görüntüde 700 kiloluk büyük cüsseli ancak kediden daha naif bir ruha sahip olan bu hayvanlar için büyük bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum. Binicilik Federasyonu ile görüşmeler yapıyoruz. TJK’ya da ulaşmaya çalışıyoruz. Onlar için yaşadıkları bu hayatı değiştirmek mümkün. Vazgeçmemek ve  alınan kararlardan dönmemek lazım. Bu eziyet yıllardır devam ediyordu ve bu eziyetin son bulmas gerekiyordu. Şu an bir geçiş sürecindeyiz evet bu süreç biraz sancılı geçiyor ama eminim ki en kısa zamanda düzelecektir.”

İmamoğlu: Bu atlar, adada başıboş bulunup bize getirilen atlar

‘İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) açılışında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Ekrem İmamoğlu ahırlarda tutulan atlar ile ilgili iddialara şöyle cevap verdi:

“Bilgi sahibi değildim ama arkadaşım şimdi bilgi verdi. Bu atlar, adada başıboş bulunup bize getirilen atlar. Yeni atlar da geleceği için çadırlar kuruluyor, bu atlar da bugün o çadırlara alınacak. Arkadaşlar görüntüleri atların ölmek üzerinde iken bize geldiğini, çok iyi bakıldıklarını, direkt veterinerlerin ilgilendiklerini söyledi. Bugün de çadıra geçecekler. Bu anlamda beslenmesi ile ilgili, yonca ile beslendiklerini arkadaşlarım yazdı. Bu konuda çok hassasız. Gidip oradan, çadırdan başka filmlere ihtiyaç duymayın. Siz de kontrol yapabilirsiniz basın olarak. Hassasız, konuyu çözüme kavuşturmak için sayı Vali Bey’le ilk gün masaya oturduğumuz şekilde karşılıklı diyalogla bu süreci çözme çabası içindeyiz. ve çok güzel bir sonuca bağlayacağız.”

Atlı fayton konusuyla ilgili son duruma ilişkin soruyu da yanıtlayan İmamoğlu, sürecin devam ettiğini ve kararlı olduklarını söyledi.

Atlı faytonların yerine elektrikli araç alım sürecini de başlattıklarını bildiren İmamoğlu, “Bir yandan yarışmalar yapılacak. Burada daha kalıcı bir araçla ulaşımın sağlanması ile ilgili süreci de ayrıca işleteceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Senfoni Orkestrasına Eşlik Eden Sanatsever Kedi

İzmir’de 9 Köpek 2 Yavru Kedi Katledildi