Adalar Savunması’ndan Ömer Süvari: Kamu Kurumları Sorumluluklarını Yerine Getirmeli

Adalar’da fayton işkencesi sona erdi ancak atlar ruam karantinası nedeniyle henüz özgürlüklerine kavuşmadı. Karantina altında olan atların bazılarının sağlık durumunun iyi olmadığı hatta ölümlerin olduğu iddiası hayvan hakkı savunucularını endişelendirdi. Bu iddiaları Adalar Savunmasın’dan Ömer Süvari’ye sorduk.

Yaklaşık 1563 atın olduğu Adalar’da atların ruam hastalığı sebebiyle 19 Aralık’ta  karantina altına alınıdı. Ruam hastalığı sebebiyle105 atın öldürülmeinin ardından hayvan hakkı savunucularının baskısı sayesinde Adalar’da atlı faytonlara son verilmişti. İBB henüz atları satın almaya başlamadı. Ancak faytoncular atlı faytonların kaldırılması nedeniyle seyislerin neredeyse hepsini işten çıkarmış durumda. Seyislerin yetersiz olması nedeniyle atların gezdirelemediği bu sebepten atların hareketsizliğe bağlı olarak ayak bileklerinde şişmeler meydana geldiği ve bazı atların hayatını kaybettiği iddia ediliyor. İBB tarafından gönderilen yemlerinde yetersiz geldiği iddialar arasında.

İBB’nin, atların bundan sonraki yaşamına dair henüz net bir açıklama yapmaması hayvan hakkı savunucularını tedirgin ediyor. Hayvan hakkı savunucuları atların bir an önce satın alınıp karantina sonrası belirlenecek yeni yuvalarına gönderilmesini istiyor.

Karantina çadırlarında çekildiği iddia edilen görüntüleri, karantina sürecini ve sürecin nasıl ilerlemesi gerektiğini Adalar Savunması’ndan Ömer Süvari ile konuştuk.

Atların Genel Durumları Sizce Nasıl?

Adalar’da yaz sezonu boyunca faytonda kullanılan, uzun süre aşırı çalıştırılma nedeniyle bir bölümü sağlık sorunları yaşayan 1.300’e yakın at bulunuyor. Bu atların yaklaşık 40 tanesi Burgazada’da, yaklaşık 145 tanesi de Heybeliada’da bulunuyor. Geriye kalan yaklaşık 1.100 at ise Büyükada’da. İBB’ye bağlı Büyükada İSPARK ahırlarında tutulan yaklaşık 700 atın yanı sıra Aya Nikola, Yörükali ve Tepeköy bölgelerindeki iptidai ahırlarda da 400’e yakın at var.

Devir Süreci Hızla Tamamlanmalı

Heybeliada ve Burgazada’nın yanı sıra Büyükada’da Yörükali, Tepeköy gibi bölgelerdeki ahırların çevresinde gezinti imkanına sahip, faytoncuların da yakından ilgilendiği atlar görece olumlu şartlara sahip. Ancak yaptığımız gözlem ve incelemelerde özellikle Büyükada’da İSPARK ve Aya Nikola bölgelerinde faytoncuların atlarına yeterli ilgi ve bakımı göstermedikleri, az sayıda seyise çok sayıda atın bakım sorumluluğunun verildiği, seyis maaşlarının ödenmediği, fayton sahiplerinin bir bölümünün atlara yem ve su vermek dışında kilitli tuttukları, çok sınırlı sürelerle gezintiye çıkardıkları, kamu kurumlarının da atlarına iyi bakmayan faytoncuların atlarına el koyma işlemlerini yapmaktan kaçındığını gördük. Atların İBB’ye devir süreci devam ettiği ve devredilmeyen atlar sahipli hayvan statüsünde oldukları için kamu kurumları mevcut atlara müdahale etmekte sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor. Rutin kontroller dışında faytoncuların atların bakımı yönünde talepleri olmadığı hallerde ise atlara müdahale edilemiyor. Dolayısıyla devir sürecinin hızla tamamlanması atların sağlık ve bakım koşularının iyileştirilmesi açısından kritik öneme sahip.

Kamu Kurumları Sorumluluklarını Yerine Getirmeli

Yaptığımız inceleme ve görüşmelerde son dönemde İBB tarafından alınan önlemlerle kimi aksaklıklara rağmen atların beslenme ihtiyacının büyük ölçüde giderildiği, arpa, yulaf, yonca, saman gibi malzemelerin temin edildiği, ancak talaş gibi yardımcı malzemelerin eksikliğini de gördük. Bu yönde sıkıntı yaşanmaması için yaptığımız uyarıların yanı sıra hayvan hakları savunucusu uzman veteriner hekim arkadaşlarımızın kaşeksi, laminitis gibi sağlık sorunlarına müdahale için özel bakım ve tedavi üniteleri kurulması yönündeki önerilerini, at gebeliği gibi özel durumlara müdahale için en kısa zamanda özel alanlar ayrılması yönündeki görüşlerimizi de yetkili kurumlara iletiyoruz. Kamu kurumlarını bakımı yapılmayan atlara kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde gerekirse el koymaya, belediye ve tarım bakanlığını süreci şeffaf hale getirmeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.

Öte yandan İSPARK ahırları dahil mevcut tüm ahırların uzun yıllardan bu yana olumsuz koşullara sahip olduğunu da biliyoruz. Uzun yıllardır hem kamu kurumları hem de faytoncular odası tarafından denetlenmeyen, yeterli bakım ve donatı hizmeti sunulmayan, bir bölümü de kaçak durumdaki bu ahırlar zaten hayvan, insan ve kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturuyor. Bu nedenle mevcut idari işlemlerin hızla tamamlanması, atların yaşam hakkının garanti edilmesi ve hayvan hakları savunucularının denetimindeki bir süreç çerçevesinde atların gereken rehabilitasyon ve sağlık hizmetlerine kavuşacağı yaşam alanlarına alınması öncelikli hedefimiz. Bu yönde çalışmaya, öneriler geliştirmeye, sorumlu kurumlarla görüşmeler yapmaya devam ediyoruz.

 

Faytonları Yeniden Canlandırmaya Çalışan Çeşitli Kesimler Var

Karantina Çadırlarında Çekildiği İddia Edilen ve Basına Yansıyan Görüntülerin Ne Kadarı Doğru?

Basına yansıyan “atların ahırlarda kitlesel olarak öldükleri” yönündeki iddiaların kaynaklarını tam olarak bilemiyoruz, araştırdığımızda da maalesef net yanıtlar alamıyoruz. Bunda kamu kurumlarının süreci şeffaf olarak yürütmekten kaçınması, kararlılıkla sorumluluklarını yerine getirmekte gösterdikleri eksikler kadar faytonları yeniden çalıştırmak isteyen kesimlerin de payı var. Bu noktada bilgileri manipüle etmeye, faytonların kaldırılması sürecini hukuki-idari bir krize dönüştürerek faytonları yeniden canlandırmaya çalışan çeşitli kesimler olduğunu söylemek gerekli. Kamu kurumlarının sorumluluktan kaçmak için sergiledikleri kimi tavırları, sorunun ekonomik ve sosyal bir krize dönüşmemesi için geliştirdikleri söylemleri hayvan hakları savunucularına maledenler, “Eyyy hayvanseverler faytonların kaldırılmasını sağladınız ama ölen ve hastalanan atları umursamıyorsunuz” gibi yalanlarla ve yarım yamalak bilgilerle hayvan hakları savunucularını itibarsızlaştırmaya çalışanları sıkça görüyoruz. Hayvan hakları savunucularını itibarsızlaştırarak, faytonları yeniden canlandırmayı amaçlayan ve mevcut atları çeşitli biçimlerde yeniden kullanmayı hedefleyen bir takım girişimler de görülüyor. Bunlar arasında faytonculara “atlarınızı satmayın” telkinleri yapanlar, süreci uzatarak ve krize dönüştürerek atların yaşamını tehlikeye atanlar, ruam hastalığının yalan olduğunu iddia edecek kadar ileri gidenler de var.

Tartışmalarla Kaybedecek Vaktimiz Yok

Ancak her şeye rağmen bu tür görüşleri ve ifade ettikleri her durumu ve olayı yakından izlemeye çalışıyoruz. Çeşitli karalamalarla ya da tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok, atların yaşam hakkı, mevcut atların yeterli bakım ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşması, eksikliklerin hızla tamamlanması öncelikli gündemimiz.

Atların ahır bölgelerinde uzun süre kalmasının hem yaşam hakkı hem de atlara yönelik nitelikli sağlık hizmetlerinin sağlanması açısından büyük zorluklar yaratan bir durum olduğunu biliyoruz. Bu durumun uzun süre devam etmemesi gerektiği de tüm görüşmelerde sıkça dile getirdiğimiz bir gerçek. Faytoncuların ya da kamu kurumlarının sorumluluğundaki tek bir atın hastalığı ya da yaşamını kaybetmesi tüm hayvan hakları savunucularını yeni çareler ve çözümler aramaya yöneltiyor. Bu nedenle sıkıntı yaşanan ahırların ya da sağlıksız durumdaki atların bizlere ya da kamu kurumlarına bildirilmesini, faytoncularla yaşanan idari-mali sürecin de en kısa zamanda derhal tamamlanmasını istiyoruz.

Adalar’da Faytonlar Kaldırıldı, Peki Atlara Ne Oldu?

Kümes Hayvanlarını ‘Koruma’ Derneği Başkanından Horoz Dövüşüne Yer Temini

Avustralya Yangınlarında 113 Canlı Türü Tükenme Eşiğine Geldi