“2 Yıl Yaşasın Diye 5 Yılımı Verirdim”

Buyurun… adam gazeteci, boktan bir barınakta haber yapmaya gitmiş. Köpek edinmek gibi bir niyeti yok…ama işte o yüzlerce/binlercenin içinden bir tane çıkıveriyor, insanın hayatını değiştiriveriyor. Adam ikiletmemiş, almış hayvanı açılmışlar berabercene hayata doğru.

https://www.youtube.com/watch?v=HLdYivzkBt8

“Artık ben de hazırım” dialogu…

Yaşamım ya en umulmadık anda bana gelip de çarpan, ya kafa göz dalıp bir yerlerden kurtardığım, ya da kapıma kadar gelip benden medet uman hayvanlarla geçtiği için, sık sık şu soruyla karşılaşırım:

“Ben de artık (tekrar) hazırım, bir hayvanım olsun istiyorum, ne cins bir hayvan edineyim, nereden edineyim?”

Bir şeye hükmetmek, şişik ego tatmin etmek, deşarj olmak, obsesifce-posesifçe-bağnazca bağlanmak, illa cins deyip de satın almak isteyenleri üç-dört soruyla ifşa edip bir kenara salladıktan sonra, gerçekten iyi niyetine ikna olduklarıma cevabım hep aynıdır:

“Hayattaki en olgun, insan-hayvan-toplum üçleminde tüm problemlerini halletmiş bir hayat arkadaşı istiyorsan, sokağa çık başla yürümeye – ve günün birinde hangisi peşine takılıp gelirse, hayatını ona aç. Kapına gelmesini de bekleyebilirsin ama o daha uzun sürer. Böylelerine hiç bir şey öğretmen gerekmez, ama inan ondan öğrenecek çok şeyin olacaktır. En önemlisi de ‘sahip olma’ ve ‘aidiyet’ konusudur. Kimse kimseye ait değildir. Günün birinde gitmek isterse, mani olmayacaksın. Seni seçmesinin bir sebebi vardı, demek ki bitti. Belki geçici bir sebebe bağlıydı, belki mevsimlikti, belki bir soluklanma – bir molaydı. Özgürlüğünü ona geri ver. Gün gelir, başka bir ihtiyacı olan seni gelir bulur yine. Ona yer aç. Kendin açısından bu kuralı iyi yönetirsen, şaşmaz kuraldır bu…illa ki seni gelir bulurlar…mutlu ederler, mutlu olurlar. Hayatındaki çoğu insanla yaşayamazsın öylesine bir yargılamasız-kaprissiz-aidiyetsiz-bencillikten yoksun-beklentisiz ve yalın birlikteliği.”

…veya…

“Bas taşı bağrına, git en yakın barınağa. Eğrisine doğrusuna bakma, kim güzel kim çirkin aldırma. Yaşlısını gencinden ayıklama. Yüzlerine bakınca içini dinle. Bir tanesi sana diğerlerinden daha çok şey ifade edecektir, bir tanesi sana diğerlerinden daha fazla yakınlık gösterecektir, icabında arkalarda kalacak, ama senin gözünün ve ruhunun içine diğerlerinden bir başka türlü bakacaktır. Acele etme. Arkada saklananları göz ardı etme. Etrafa kulağını kapat. O bir tane mutlaka çıkacaktır. O bağlar kurulacaktır. Yeter ki niyetlen sen. Kolay değildir hislerine bir gem vurup da bir barınağı dolaşmak. İlk seferinde kaçıp gitmek ister insan. Birkaç kere gitmen gerekebilir. Hepsini almak ister insan. Sen bir tane ile başla hele bir…arkası gelir. Barınak hayvanında sokak hayvanının özgür ruhu yoktur, evine bir aldın mı ömür boyu seninledir…ve her gün minnetini sana hissettirir. Öyle bir minnet ki icabında çocuklarından bile görmezsin.”

Hayatta çocuklarımdan sonra en çok sevdiğim varlık bir köpekti…böyle bir barınaktan geldi. Onunla dolu dolu iki sene daha geçirmek için, şeytanla pazarlığa girip hayatımdan bir beş seneyi seve seve verirdim. Bu alemde 12 senelik bir beraberlik yetmedi bana.

Nero’yu Öldüren Alp Erkin Serbest Bırakıldı, Hayvan Hakkı Savunucuları Eylem Yaptı

Kurban Kurbiyet Midir Hayvan Kesmek Midir?